Aceleci misiniz?

Sayı : 23 / Ocak 2014, Konu Başlığı : Kendimizi Tanıyalım

İnsanların bir kısmı her şeyi çabuk yapar ve başkalarının da çabuk yapmasını ister. Bu insanlara canı tez deriz. Bir kısmı ise daha sakindir, yavaş yavaş, dikkatlice, düşüne taşına iş yapar. Bu mizaca sahip insanlara da teennili, tedbirli deriz.

Genellikle canı tez insanlar, yavaş insanlarla bir araya geldikleri zaman gecikmelere sabredemezler, sinirlenirler. Yavaş insanlar da onları acelecilikle suçlarlar.

Pek çoğumuz “Ben aceleci değilim, sen ağırkanlısın” diye nefsimizi müdafaa ederiz. Peki acelecilik nedir? İyi midir kötü müdür? Hangi işlerde acele edilmelidir?

Gelin kendimizi sınayalım, aceleci miyiz, tez canlı mıyız, görelim.

1- Acıktığınızda yemeğin hazır olması geciktiği veya araba kullanırken önünüzden yavaş yürüyen bir yaşlı geçtiği zaman, çabuk sinirlenir, tepki gösterir misiniz?

a-
Evet, ağır kanlı insanlara tahammül edemiyorum. Bekletilmek beni en çok sinirlendiren şeylerin başında geliyor.

b- Umursamazlığı sebebiyle başkalarını bekletmeyi adet haline getirmiş kişilere ben de kızarım. Ama yaşlı, çocuklu ve bunun gibi bir mazereti olan kişiler çok hızlı olamayabilir, hoş görülü olmak gerekir. Alt tarafı birkaç dakika bekleyivereceğim, bunun için kalp kırmaya değer mi?

Cevap: Acelecilikle sinirlilik arasında bir ilişki vardı. Yapı olarak isteklerinde sabırsız olan kişiler çabuk sinirlenir, tepkilerini anında gösterirler. Mesela kornaya çok basarlar, karşılarındaki kişiyi bunaltan, kırıcı sözler söylerler. İnsanoğlu öyle acelecidir, hatta Allah'ın azabının hemen gelmesini bile isterler. Ayette buyrulur: “İnsan, bazen şerri de, tıpkı hayrı istercesine aceleyle ister. Pek acelecidir bu insan!” (İsrâ, 11)

Hayatta birçok şey tabiatı icabı sabır ister. Mesela acele ederek bir yemeğin daha çabuk pişmesini sağlayamayız. Hem insanları acele ettirmek bazı istenmeyen durumlara da yol açabilir. Eğer bir iş çabuk yapılmıyorsa; ya o kişinin o işi daha hızlı yapma imkânı yoktur, ya da acele etse daha çok sakarlık yapacak ve kazaya yol açacaktır. Öyleyse biraz sabırlı ve hoşgörülü olmayı bilmek gerekir.

2- Karşılıklı konuşurken muhatabınızın sözünü en uzun ne kadar süre dinleyebiliyorsunuz? Sık sık sözlerini kesip yorum yapar mısınız?

a-
Hadiseleri fazla detaylara dalarak anlatan kişileri dinlemekten sıkılıyorum. Sözü toparlaması için araya giriyorum.

b- Genellikle anlattığı konuyu dikkatle dinlerim. Sözünü kesmemeye özen gösteririm, sadece anladığımı ve ilgilendiğimi göstermek için zaman zaman kısa cevaplar verir, yorumlar yaparım.

Cevap: Aceleci insanların bir özelliği de kimseyi dinlemeye sabır göstermemeleridir. Hatta aceleci kişilerin çoğu her hangi bir duyguya yoğunlaşamaz, bir fikir üzerinde derinlemesine düşünemezler. Hayatı sürekli aksiyon tadında, koşuşturma içinde yaşarlar. İnsanları anlamaya vakit ayırmaz, aceleyle akıl vermeye girişirler.

Hâlbuki hayatı düşüne taşınarak, inceden inceye tefekkür ederek, sorgulayarak ve ibret alarak yaşamak gerekir. Bunun için de bazen biraz ağırdan alarak duygular ve fikirler üzerinde yoğunlaşmak gerekir. Hatta başkalarını dinleyerek, onların halinden ibret almak, hayatı birçok yönden okumak ve anlamaya çalışmak gerekir. Yoksa olaylar hakkında alelacele hüküm vererek, anlamsız bir koşuşturma içinde enerjimizi boşuna harcamış olabiliriz. Bu kadar acele niye, nereye yetişiyoruz?

3- Yaptığınız işlerde sık sık hata ve eksiklik çıkar mı? Sık sık verdiğiniz kararlardan pişman dolayı pişman olur musunuz?

a-
Evet, bazen detaylar gözümden kaçıyor. İlk başta çok doğru görünen bir tercihin aslında yanlış olduğunu daha sonra fark ediyorum.

b- Herkes zaman zaman hata ve eksiklik yapabilir. Hatalar yapa yapa öğreniyoruz. Ama itinalı davranır, yeterince kontrol edersem hatalarımı en aza indirebildiğimi fark ediyorum. Pişmanlıklarla hayatımı boşa harcamamak için önce yeterince araştırıp, ölçüp biçmeye önem veriyorum.

Cevap: Acelecilik bir çeşit sakarlık gibidir. Her ikisinin de temelinde hareketlere yeterince hâkim olamamak vardır. Sakarlar nasıl ki, sık sık kaza yaparak ellerini ayaklarını yaralarlarsa, aceleciler de duygu ve düşüncelerine yeterince hâkim olamayıp sık sık yanlış seçimler yaparlar.

İnsanın kendine hâkim olup, doğru, düzgün ve ahenkli davranması için biraz zamana ihtiyacı vardır. Kendinize ve başkalarına biraz zaman verin. Bir sürü hatalı ve bozuk iş çıkaracağınıza bir tane iyi iş çıkarın. Hayatı pişmanlıklarla israf etmeyin.

4- Acele etmek her zaman kötü değildir, bazı işlerde aceleci olmak gerekir. Bazen zamanı kaçırılan işler artık bir daha yapılsa da faydası olmaz veya elden kaçan fırsat bir daha ele geçmez. Size göre kaçırılmaması gereken fırsatlar nelerdir?

a-
Mesela indirimli alışverişleri hiç kaçırmam. Bir de birisiyle tartışırken cevap yetiştirmekte üstüme yoktur, taşı gediğine yerleştiriveririm.

b- Kaçırılmaması gereken en büyük fırsat, hala bu dünyada nefes alıyorken, ahirette işimize yarayacak işler yapmaktır. Çünkü son nefes geldiği zaman artık fırsat elden kaçmış olacak. Dünyevi işleri de ahiret hazırlığımıza yardımcı olacak şekilde, iyi idare etmeye çalışırım.

Cevap: Atasözümüzde “Acele işe şeytan karışır,” denmiştir ama şeytan insanı hayırlı işleri ertelettirerek de şaşırtabilir. Bu sebeple acele edilecek işlerde ağır davranmamalıdır. Mesela vakti giren namazı kılmakta acele etmelidir. Bir hayır işi yapma fırsatı doğduğunda fazla tereddüt edip şeytana fırsat vermemeli, hemen yapmalıdır. Çünkü bugünkü imkânlarınızın elden çıkmayacağından emin olamazsınız.


Sayı : 23
Büyük Kapak