Alçak Gönüllülüğün Böylesi

Sayı : 48 / Şubat 2016, Konu Başlığı : Kıssa Sepeti

Tasavvuf yolunun büyüklerinden Ebu Osman en- Nişaburî rahmetullahi aleyh çok mütevazı idi. Hocası Ebû Hafs rahmetullahi aleyh'in sohbetine devam ederken bir keresinde hocası onu imtihan etmek için yanından kovdu.

Ebu Osman edebini bozmadan yerimden kalktı, geri geri üstadının huzurundan çıktı. Kendi kendine: “Bir çukur kazsam da şeyhimin gözüne ilişmemek için orada gizlensem,” diye düşünürken Şeyhi onu yanına çağırdı ve has talebeleri arasına kattı.

Onun bu mütevazı hali meşhur olmuştu. Bir gün büyüklerin sohbetini dinlemeyi seven bir zat, bu tevazuun samimi olup olmadığını merak etti. Ebu Osman rahmetullahi aleyhiyle tanıştı ve onu evine davet etti. Ebu Osman rahmetullahi aleyh, davet edildiği evin kapısına gelince ev sahibi:

- Seni davet ettiğime pişman oldum, geri git, dedi.

Ebu Osman geri döndü. Evine vardığı zaman adam arkasından koştu, yetişti ve:

- Kusura bakma, yaptığıma pişman oldum, buyur hemen bize gidelim, dedi.

Ebu Osman yürüdü, adamın evine gitti. Kapının önüne vardığı zaman adam birden soğuk davrandı ve yine onu geri çevirdi. Ebu Osman bir şey demeden geri dönünce de arkasından gidip yine pişmanlığını dile getirip geri çağırdı. Böyle birkaç kere çağırıp kovdu.

Her seferinde Ebu Osman adamın evine gidiyor ve geri dönüyor, öfke alameti göstermiyordu. Sonunda adam, evine buyur etti ve içeri girince,

- Beni bağışlayın, sizin tevazuunuzu işitmiştim ve bunun hakiki olup olmadığını denemek istemiştim. Bu sebeple böyle yaptım. Siz gerçekten de dediklerinden de daha alçak gönüllüymüşsünüz, dedi.

Ebu Osman rahmetullahi aleyh adamın böyle methu sena etmesine de aldırış etmedi ve:

- Köpek de çağırıldığında gelir, kovulduğunda gider. Öyleyse köpeklerde bile bulunan bir huydan ötürü beni övmene gerek yok! dedi.

Sevenlerine gerçek tevazua ermek için şunları tavsiye ederdi: “Cehaleti hatırda tutmak, günahı unutmamak, Allah Teâlâ'ya olan ihtiyacını hiç hatırdan çıkarmamak.”


Sayı : 48
Büyük Kapak