Allah'ın Adaleti !

Sayı : 31 / Eylül 2014, Konu Başlığı : Masal Annesi

Eski zamanlarda, İsrail oğullarından salih bir adam vardı. Kendisini Allah'a ibadet etmeye adamıştı. Dere kenarında bir kulübeyi kendisine ibadethane edinmişti.

Bir gün bu salih kişi Allah'a dua etti:

- Ya Rabbi sen adilsin, buna iman ediyorum ama adaletin nasıl gerçekleşiyor bilmek istiyorum. Bana bunu göster dedi.

O gece rüyasında kendisine, Allah'ın adaletinin nasıl gerçekleşeceğini görmek istiyorsa dere kenarına gitmesi bildirildi. O da ertesi gün dere kenarında bir çalının arkasına saklanıp olup bitenleri seyretmeye başladı.

O gün dereye ata binmiş, güçlü kuvvetli bir adam geldi. Üstündeki elbiseleri, belindeki para kesesini çıkarıp dere kenarına koydu ve dereye girip yıkandı. Sonra çıkıp elbisesini giydi ama para kesesini unutup gitti.

Ondan az bir zaman sonra bir balıkçı genç geldi. Derede balık tutmak niyetindeydi ama para kesesini görünce hemen aldı, sevinçle evine gitti.

Bundan hemen sonra yaşlı bir adam dere başına geldi. Tam o sırada para kesesini unutmuş olan atlı geldi, para kesesini koyduğu yere baktı. Kesesini yerinde göremeyince yaşlı adama:

Ben burada para kesemi unuttum, onu gördün mü? Dedi. Yaşlı adam:

- Hayır, görmedim diye cevap verdi. Fakat atlı ona inanmadı, adama:

- Burada senden başka kimse yok. Çabuk para kesemi ver, yoksa seni öldürürüm! Dedi. Yaşlı adam ne kadar “Ben almadım” dediyse de atlı inanmadı ve yaşlıya sert bir darbe vurdu. Adamcağız birden düştü ve oracıkta ruhunu teslim etti.

Atlı bunu görünce hemen atına atlayıp kaçıp gitti.

Bütün bu olup bitenleri seyreden salih kimse çok şaşırmıştı.

“Ya Rabbi! Yaşlı adam suçsuz yere öldürüldü. Halbuki para kesesini başkası almıştı. Ben bu işe şaştım! Senin adaletinden şüphe etmiyorum ama bu işin sırrını anlayamıyorum!” diye dua ederek uykuya daldı.

Rüyasında salih zata şöyle bildirildi:

“O atlı adam, bir zamanlar bu balıkçı gencin babasına iş yaptırmış ama ücretini ödememişti. Para kesesindeki para kadar alacağı birikmişti ama “Nasıl olsa kimsesi yok, hakkını arayamaz” diye hakkını yemişti. O gencin aldığı para kesesi, kendi babasının hakkıydı.

İhtiyara gelince, o bir zamanlar bazı kötülükler işlemiş sonra tevbe etmişti. İşlediği kötülüklerden biri de o atlı adamın babasını öldürmesiydi. Onu kimsenin görmediği, ıssız bir yerde öldürdüğü için hiç şahit yoktu. Bu yüzden cezasını çekmemişti. Ancak bu durumdan dolayı da üzülüyordu. Allah, o yaşlı adamın, yaptığı kötülüğün cezasını bu dünyadayken çekmesini istedi. Bu yüzden öldürdüğü adamın oğlunun eline düşürdü. Başına gelen bu hadise sayesinde kısas oldu, onun cinayet günahı temizlendi.

Atlı adam ise kötü bir yol tutmuş, zalim bir adamdı. Onun Allah katında mükafat bekleyebileceği tek mazlumiyeti, babasının katilinin cezasını çekmemiş olmasıydı. Allah istedi ki kendi eliyle babasının intikamını alsın. Böylece hakkını dünyadayken alsın, ahirette mükafat bekleyeceği hiçbir hakkı kalmasın. İşte böyle Rabbin dilediğini yapar, istediği şekilde hükmeder.”

Salih kişi böylece Allah'ın adaletinin mutlaka gerçekleşeceğini anlamış oldu.


Sayı : 31
Büyük Kapak