'Anne sütü bankası' İslam’a uygun mu?

Sayı : 12 / Şubat 2013, Konu Başlığı : Haber-Yorum

Sağlık Bakanlığı, bağışçı annelerin sütünü saklayıp ihtiyaç duyan bebeğe vermek üzere “Anne Sütü Bankaları” açmaya hazırlanıyor. Gerekçe; “bebek ölümlerini azaltmak”

Anne sütünün birçok faydaları var ve bebek ölümlerini yüzde 21 azalttığı tespit edilmiş bulunuyor. Gönüllü annelerin bağışladığı sütlerin pastörize edilip saklanarak, hastanelere iletilmesi ve bilhassa erken doğan veya gıda alerjisi sorunu yaşayan bebeklerin beslenmesinde kullanılması planlanıyor.

Fakat burada İslami bir hassasiyetin ihmal edildiği görülüyor. İslam dini anne sütüne “sıradan bir gıda maddesi” muamelesi yapılmasını uygun görmüyor. Aksine bir kadının kendi sütüyle emzirdiği bebekle arasında duygusal bir bağ kurulacağı kabul ediliyor. Bu bağ, aynen kan bağı gibi evlenmeye mani oluyor ve hısımlık ilişkisi doğuruyor.

Süt hısımlığı bilhassa süt anne, süt baba ve süt kardeşler arasında evlenmeye mani bir bağ oluşturuyor. Ayet-i kerimede "Sizi emziren analarınız ve süt kız kardeşleriniz (size haram kılındı)." (Nisa, 4/23) buyrulduğu için süt hısımlığının evlenmeye engel bir akrabalık oluşturduğu ayetle sabittir. Ayrıca Peygamber sallallahu aleyhi vesellem de bir hadis-i şerifte "Nesepçe haram olanlar süt yoluyla da haram olurlar." (Buhârî, Şehâdât, 7; Müslim, Rada', I) buyuruyor.

Evlenecek kişiler arasında süt hısımlığının bulunup bulunmadığına çok dikkat etmek gerektiği konusunda bütün mezhep imamları aynı görüşe sahiptir. Sütü emilen anneyle bebek arasında süt annelik-süt evlatlık bağı oluşur. Süt annenin mahremleri ve aynı süt anneden süt emip süt kardeş durumuna giren diğer kimseler arasında “akrabalık bağı” meydana getirir.

Mezhepler arasında sadece “süt hısımlığının hangi şartlarla gerçekleşeceği” hususunda görüş farklılığı mevcuttur. Memleketimizde en yaygın mezhep olan Hanefi mezhebine göre, iki yaşından veya otuz aylıktan küçük bir bebeğin, az da olsa süt emmesiyle süt hısımlığı oluşur. Hanefi mezhebine göre anneden emmek şart değildir, anne sütünün daha başka vâsıtalarla çocuğun midesine gönderilmesi de süt hısımlığına sebep olur.

Şafiî ve Hanbelî mezhebi Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadis-i şerifi esas alırlar.(Muvatta) Buna göre bir defa emme ile süt hısımlığı kurulmaz. Çocuğun en az beş defa ve doyuncaya kadar emmesi lâzımdır. Zahirî mezhebine göre ise sütün emilmesi şarttır, sağılıp başka bir kaba konularak içilirse süt hısımlığı oluşmaz. Sütün başka bir gıdaya karıştırılıp pişirilmesi ve süt özelliğini kaybetmesi halinde süt emmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği meselesi ihtilaflıdır.

Ancak bilmeden yakın akrabayla evlenmek gibi büyük bir risk söz konusu olduğu zaman temkinli olmak daha doğrudur.

Elbette bu hususta hassas olan anne babalar, çocuklarına, kimin olduğunu bilmedikleri sütü vermek istemezler. Fakat hastane ortamında anne babaya danışmadan, bilinmeyen bir annenin sütü verilir mi? İşte bu noktada yetkililerden hassasiyet bekliyoruz.

Bu anne sütü bankası devreye girdikten sonra hastanede doğum yapmış ve henüz sütü gelmemiş annelerin bebeklerine, ailelerine sormadan, kim olduğunu bilmediği annelerin sütü verilecek mi?

Sağlık bakanı “anne sütlerinin kayıt altına alınacağı” yönünde beyanatlarda bulunarak hassasiyeti olan aileleri rahatlatmaya çalışıyor. Umuyoruz ki gereken hassasiyet gösterilir.

Süt hısımlığı ayet ve sahih hadislerle sabit olan bir hüküm olduğu için, anne sütüne sırf gıda maddesi muamelesi yapılmaması bütün Müslümanlar için önemli bir husustur.


Sayı : 12
Büyük Kapak