Annelerin Çocuklarına Karşı Vazifeleri

Sayı : 56 / Ekim 2016, Konu Başlığı : Çocuk Eğitimi

Çocuk eğitimi, İslam’ın en çok önem verdiği konuların başında gelmektedir. Gelecek nesillerin İslam’ı öğrenerek ve Allah'ın hükümlerine alışarak yetişmesi için en büyük görev anne babalara düşmektedir. Bilhassa anneler bütün gün çocukla bir arada olduğu için çocuğun İslami edep ve terbiye üzerine yetiştirilmesi en başta annenin vazifesidir.

Allah-u Zülcelâl kadınlara, erkeklere yüklediği gibi ağır yük yüklememiştir. Annelerin asli vazifesi ümmetin geleceği olan yavrularımızı, İslam ahlakıyla terbiye etmektir.

Evlatlarını Allah'a güzel bir kul olacak şekilde yetiştirmek, anneler için aynı zamanda büyük bir fırsattır. Çünkü evladını iyi yetiştiren anne, onun işlediği hayırların sevabından bir hisse alır.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin, bir Müslümanın amel defterinin kapanmamasına sebep olan üç şeyi sayarken, “ …İnsanlığa faydası devam edip giden eser. İnsanların faydalandığı ilim, Kendisine hayır dua eden iyi bir evlât." (Müslim, Vasıyye, 14) buyurduğunu görüyoruz.

Çocuklar mahşer gününde anne babasının yakasına sarılıp “Neden beni iyi yetiştirmedin?” diye hakkını isteyecektir. Ayet-i kerimede şöyle buyruluyor; "O gün kişi kardeşinden, annesinden babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. O gün herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır" (Abese, 34-37)

Demek ki bize emanet edilen evlatları güzel yetiştirmekten sorumluyuz.

Çocuklarımıza Dua Edelim

Seyda Muhammed Konyevi Hazretleri, Çocuk Terbiyesi adlı eserinde bu hususta şöyle buyuruyor:

“Çocuklarımızın salih olması için Rabbimizden yardım istemek, güzel ahlaklı yetişmeye istidatlı evlat talep etmek lazımdır. Anne baba ne kadar gayret etse de evlat eğer şaki ve isyankâr olursa ellerinden bir şey gelmez. Bu sebeple güzel huylu ve itaatli evlat talep etmeliyiz. Onları Allah’a kul olmak üzere yetiştirmeyi niyetimize almalıyız. Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam buyuruyor ki, “Ameller niyetlere göredir.”

Her amel niyetle birlikte mana kazanır. Halis niyetle birlikte ameller kat kat sevap kazandırır. Eğer insan evlenirken “Allahım, senin rızana uygun bir evlilik yapmaya niyet ediyorum, sen bana yardım et,” derse, Cenab ı Allah’ın yardımını celbeder.

Kur'an ı Kerim okuduğumuz zaman görüyoruz ki güzel niyet sayesinde Allah azze ve celle bazı aileleri diğerlerinden üstün kılmıştır. Bunlardan biri de Hz. İsa’nın ataları olan İmran ailesidir.

“Allah, birbirinden gelme nesiller olarak Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmrân ailesini seçip âlemlere (bütün yaratılmışlara) üstün kıldı. Allah işiten ve bilendir. Bir zamanlar İmrân'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini kayıtsız şartsız sana adadım, benden kabul buyur; kuşkusuz sensin her şeyi işiten, her şeyi bilen." (Al-i İmran, 33-36)

İşte bu temiz niyetli dua sayesindedir ki Hz. Meryem ve ondan Hz. İsa aleyhisselam dünyaya gelmiştir. Bu sebeple nikâh esnasında ve daha sonra dua etmeli ve Allah’tan yardım istemelidir.

İmran’ın hanımı da kızını dünyaya getirince onu ve neslini şeytana karşı muhafaza etmesi için Allah’a dua etmişti:

“Onu doğurunca dedi ki: "Rabbim! Onu kız doğurdum." Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilmektedir; erkek de kız gibi değildir. "Ben onun adını Meryem koydum ve işte ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı sana ısmarlıyorum."

Rasulullah efendimiz de aynı şekilde tavsiye ettiği nikâh dualarında; “Allah’ım bizi şeytandan, şeytanı bize vereceğin nasipten (evlat) uzak eyle,” buyurmuştur. (Buharî, Bed'ü'l-Halk, 11)

Rasulullah efendimiz kızı Hz. Fatıma’yı Hz. Ali radıyallahu anhuma ile evlendirdiği zaman bir kapla su getirtti, abdest aldı. Hz. Ali ile Hz. Fatıma’yı çağırıp abdest suyundan onların üzerlerine serpti ve şöyle dua etti:

"Ya Allah, bunlara bereket ver ve bu evliliği bunlara mübarek kıl. Onları ve zürriyetlerini şeytanın şerrinden korumanı niyaz ediyorum." (İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübra,VIII/20., III, s. 23)

Anne Çocuğun Maneviyatına Dikkat Etmelidir

Annelerin dinlediği sözler ve hissettiği haller çocuğa tesir eder. Seydamız bu sebeple annelere şöyle tavsiyelerde bulunmaktadır:

“Çocuğumuz annesinin karnında olsa bile evdeki seslerden etkilenir. Bilhassa annenin ruh hali, dinlediği sesler, düşündüğü veya hissettiği şeyler çocuğun şahsiyetine tesir eder.

Eğer anne gıybet konuşmaları dinler, günah manzaraları seyrederse onun karnındaki çocuğa menfi tesiri olur. Eğer anne namaz kılar, Kur’an dinler, sohbetlere giderse evlerinde kavga gürültü, kötü sözler olmaz, huzur olursa bunlar çocuğa güzel tesir eder.

Zamanımızda kötü tesirler televizyonlarla beraber evlere kadar girmiştir. İcabında babalar anneyi ikaz etmeli, şuurlanmasına vesile olacak kitaplar almalı, okumaya öğrenmeye teşvik etmelidir. Lüzumu halinde hanımını bir Kur’an kursuna, sohbetlere, dergâhlara gitmeye teşvik etmelidir. Bunun için ne kadar teşvik ederse, ona ne kadar alaka gösterirse o kadara sevabına ortak olur.”

Çocukları Zikir İle Yetiştirelim

Anne, çocuğa ilk terbiyeyi veren kişidir. Seyda hazretleri bu sebeple annelerin dikkat etmesi gereken hususlara şöyle dikkat çekmiştir:

“Çocuğun konuşma çağına geldiğinde söyleyeceği ilk sözlerin “Allah,” “Lailahe illallah” olmasına gayret edilmelidir. Bunun için yanında sık sık Allah azze ve cellenin adını zikretmelidir.

Çocuğun yanında salâvatlar ve Kur’an ayetlerinin okunması da uygun olur. Peygamberimiz dini eğitimin temelini şöyle belirlemiştir:

“Çocuklarınızı şu üç şeyle eğitiniz: Kur’ân okumasını öğreterek, Peygamber sevgisini aşılayarak, Peygamberin ailesinin sevgisini aşılayarak.”

Çocuğumuzun kulağından giren her söz onun o tertemiz aklında bir iz bırakır. Bu sebeple çocukları kötü sözlerin konuşulduğu, gıybet edildiği yerlere de götürmemek lazımdır. Mümkün olduğu kadar Kur'an ı Kerim, hadis-i şerifler, sohbetler, evliyaların sözleri ve hikmetli sözleri dinlettirmelidir.

Anneler çocuğunu emzirirken, ağzına lokma verirken “Bismillah” diyerek vermelidir. Uyutmak için beşiğine yatırınca, ona “Allah hu, Allah hu” , "Hû hû hû Allah / Yavruma uykular ver Allah" şeklindeki ninniler söylemelidir.

Çocuk yürürken ayağı sürçse, "Allah esirgesin" demelidir. Çocuğun yanında dua etmelidir. "Allah iyilikler versin," "Allah korusun" gibi duaları duyan çocuk Allah sevgisini öğrenecektir.

Çocuğa veya çocuğun yanında iken herhangi bir şeye asla beddua etmemelidir. “Kendinize beddua etmeyiniz; çocuklarınıza beddua etmeyiniz; mallarınıza da beddua etmeyiniz. Dileklerin kabul edildiği zamana denk gelir de Allah bedduanızı kabul ediverir.” (Müslim, Zühd, 74)

Öncelikle Muhafaza Etmeli

Seyda Konyevi Hazretleri çocukların ifsad edici tesirlerden korunması hususunda ise şöyle buyurmaktadır:

“Çünkü çocuklar iyiyi kötüyü ayırt etme olgunluğuna erişmemiştir. Hem çocuk ve gençler arkadaş sevgisine çok düşkündür. Arkadaşı ona ne telkin ederse onu kabul etmeye müsaittir. Bu sebeple arkadaşlarını örnek alıp onların yaptıklarını yapması kaçınılmazdır. Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam buyuruyor ki;

"İyi arkadaşla kötü arkadaşın misâli, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın." (Buhârî, Büyû’ 38)

Bu yazı, Seyda Muhammed Konyevi Hazretleri’nin "Çocuk Terbiyesi" adlı eserinden faydalanılarak hazırlanmıştır.


Sayı : 56
Büyük Kapak