Arakan Müslümanlarının Bitmeyen Çilesi

Sayı : 68 / Ekim 2017, Konu Başlığı : Medya Gündem

Geçtiğimiz ay, Arakan Müslümanlarına yönelik soykırım ve tehcir zulmü yeniden alevlendi. Arakan eyaletinde son 3 günde Budist rahipler öncülüğünde Burma hükümetine bağlı ordu mensuplarının yaptıkları saldırılarda 2 ila 3 bin arası Müslüman’ın katledildiği, yüzbinlerce Müslüman’ın da katliamdan kurtulmak için evlerini terk edip, çoluk çocuk demeden yollara düştüğü bildiriliyor.

Bölgeden gelen görüntülerde ordu güçlerinin birçok köyü yaktığı, katliamlardan kurtulmak isteyen sivillerin nehirlerden geçerek kaçmaya çalıştığı görülüyor. Kaçış sırasında birçok çocuğun nehir sularına kapılıp boğulduğu bildiriliyor.

Güneydoğu Asya’da bir ülke olan Myanmar, 1982’de çıkardığı yasayla vatandaşlık haklarını ellerinden aldığı Arakanlı Müslümanlara sistematik zulümler yapıyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “eziyet gören dini azınlık” olarak kabul edilen Arakanlı Müslümanlar, hem şiddet olaylarına hem de yasal, ekonomik ve toplumsal ayrımcılığa maruz kalıyor.

Son olarak Arakan bölgesindeki katliam, karakola saldırı ve 10 polisin öldürülmesiyle yeniden başladı. Polislerin ölümünden Arakan Müslümanlarını sorumlu tutan Myanmar hükumeti ve çeteler, bölgede adeta insan avına çıktı. Myanmar’da 10 günde 700’den fazla ev, cami, Kuran kursu, medrese, okul ve dükkân yakıldı; 35’e yakın köy boşaltıldı. Binlerce kişinin öldüğü, on binlerce kişinin zulüm gördüğü katliamdan kaçan Arakanlılar sınırda Bangladeş polisi tarafından geri çevriliyor.

Bangladeş hükümeti mülteci girişini engellemeye çalışsa da son birkaç günde on binlerce Müslüman yasa dışı yollarla Bangladeş’e giriş yaptı. Sınırı geçemeyen Müslümanlar ise ormanlık bölgelerde hayatta kalmaya çalışıyor.

Arakan Müslümanlarını “Bengaldeşli” kabul eden Myanmar hükümeti, uzun yıllardan bu yana onları, kendi köylerinden ve evlerinden sürüp çıkarmaya çalışıyor. Görgü tanıkları Myanmar ordusunun, 800 bin kişinin yaşadığı Maungdaw, Buthidaung ve Rathedaung şehirlerini kuşatma altında alarak hedef gözetmeksizin ateş açtığını, bebeklerin dahi vurulduğunu belirtiyor.

Katliama şahit olanlar, Müslümanlar için hiçbir binanın güvenli olmadığını, insanların hastane de dahil herhangi bir yere gitmeye korktuklarını, binlerce erkek, kadın ve çocuğun sadece üstlerindeki elbiseler ile pirinç tarlalarına sığındığını anlatıyor. Katliamdan kurtulmaya çalışan yüzbinlerce Müslüman’ın Bangladeş’e doğru kaçarken, canını kurtarabilenler de açlık ve sefaletle yüz yüze kalıyor.

Sığınmacılar Zor Durumda

Arakan Müslümanları farklı tarihlerde defalarca katliama uğradı. 1942 yılında Müslüman kadınlara tecavüz edip mızraktan geçiren Budist çeteler, 150.000 Arakanlı’yı katletti. Haziran 2012’de yine binlerce Müslüman katledildi. Ekim 2016'da başlayan askeri şiddet ve baskılar neticesinde yaklaşık 100 bin insan yerlerinden edildi. Evlerini terk ederek Bangladeş’e sığınan Arakan müslümanları dünyanın en kötü şartlarında mülteci kamplarında hayatta kalmaya çalışıyor.

Şu anda 75 binden fazla Arakanlı mültecinin sığındığı, Bangladeş’in Cox’s Bazar bölgesinde bulunan Kutupalong mülteci kampı hayat şartları bakımından dünyanın en kötü kampı olarak biliniyor. Ancak can korkusu ve çaresizlikten dolayı her gün binlerce mülteci kamplara ve çevre bölgelere yerleşmek zorunda kalıyor. Yakılan köyler ve baskılar neticesinde yerlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalan yüzbinlerce Arakanlı yardıma muhtaç hale geldi. Dünya zulüm ve katliama sessiz kalarak zalimleri daha da cesaretlendiriyor.

Yardım Kampanyası Düzenlendi

Arakan'daki insanlık dramını dünya gündemine getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konu hakkında 30'un üzerinde devlet başkanı ile görüştü. Yıllardır Arakanlı mültecileri barındırmaya çalışan ve fakir bir ülke olan Bangladeş, daha fazla mülteci gelmesini istemiyor. Cumhurbaşkanımız, kurduğu diplomatik temaslarda, eğer Bangladeş hükümeti sınırlarını açarsa maddi yardımlarda bulunmayı vaad ederek her türlü destek sözü verdi.

Şu anda gerek Arakan’da evini terk etmek zorunda kalanların gerek Bangladeş’e kaçabilenlerin, temiz içme suyuna, ilaca, gıdaya ve üstlerine alacakları çadır, battaniye ve brandalara acil ihtiyaçları var. Barınma yerlerinin sağlık şartları yeterli olmadığı, sağlık çalışanı ve doktor bulunmadığı ve ortamın salgın hastalıklara elverişli olduğu düşünülürse yardımların bir an önce ulaşması hayati önem taşıyor.

Türkiye Kızılayı, Afad ve sivil yardım kuruluşları ülke çapında büyük bir yardım kampanyası başlattı. Özkevser vakfı Başkanı’nın da tertipledikleri yardım kampanyası ile Arakan’lı kardeşlerimizin imdadına koşacağı bildirildi.


Sayı : 68
Büyük Kapak