Bebeklikte Dil Gelişimi ve Konuşma

Sayı : 29 / Temmuz 2014, Konu Başlığı : Çocuk Eğitimi

Bebeklik dönemi çocuğun en hızlı şekilde geliştiği dönemdir. Yeni doğduğunda sadece ağlayarak ihtiyaçlarını belli eden bebek, 2 yaşına kadar ailesinin ana dilini anlar ve birkaç kelime konuşur hale gelir.

Bebeğin eğitiminde konuşma becerisini kazanması büyük önem taşır. Çünkü insanlar, eğitimlerini okuma yazma becerisi üzerine kurarlar. Okuma yazma becerisi ise konuşma becerisi sayesinde kazanılır. Ayrıca konuşma, kişinin sosyal gelişimini de çok etkiler. Kendini iyi ifade eden kişilerin sosyal başarısı yüksek olur. Bütün bu sebeplerle çocuğun konuşma becerisini kazanması, gelişimi açısından önemlidir.

Dil gelişimi her çocukta farklı hızla ilerlese de ortak bazı özellikler de gösterir. Mesela ilk altı ayda bebekler anne sesini ayırt eder. Farklı tonlarla ağlayarak kendini ifade eder. Kendisiyle konuşulduğu zaman dinler, güvercin sesi gibi sesler çıkarır. Kendi ismi ile seslenildiğinde bakmaya, yanıt vermeye başlar. Bir şey yaparken “Hayır” denildiği zaman durur.

Altı aylıktan itibaren çocuğun sesini daha bilinçli kullanmaya başladığı görülür. Bazı bebekler baba dede gibi iki heceli sesleri tesadüfen çıkarabilir. Ama daha çok kendince sesler çıkararak bir şey isteyip istemediğini belli eder.

8-9 aylık bebekler günlük hayatta sık kullanılan birçok kelimeyi anlamaya başlar. Bunu bir şeyin adını söyleyince ona doğru bakmasından anlayabilirsiniz. Mesela baba kelimesini duyunca babasına bakar. Bir şey vereceğinizi gösterip gel dediğiniz zaman size doğru gelir. Başını hayır anlamında sallar.

Çocuklar çoğunlukla baba, dede gibi tekrarlı heceleri söylemeye başlar. Harfleri tam çıkaramazsa da sesleri taklit eder. Mesela su diyemezse “bu, vu,” diyebilir. Manasız mırıltılarla büyüklerin konuşmasını taklit eder.

Bu dönemde konuşma becerisi hızlandırmak için basit kelimeleri tekrar tekrar kullanmak işe yarar.

Bebek Dili

Anneler bebeklerinin dil gelişimini geliştirecek şekilde davranmayı doğal bir şekilde bilirler. Mesela bebeklerini severken mimiklerini abartırlar, seslerini canlı, neşeli bir tonda kullanırlar. Aslında annelerin bebeklerini severken yaptıkları bu hareketler bir tür “konuşma dersi” yerine geçer. Mesela elleriyle yüzünü kapatıp sonra açarak “ceee” diyerek bebeğini güldüren bir anne, onun basit heceler çıkarmasına yardım etmiş olur.

Annelerin “bebekçe” dediğimiz, bir dil icat ederek konuşmaları da bebeklerin konuşmalara ilgi göstermesini hızlandırır. Bu dil, hecelerin uzatıldığı, ses tonunun keskinleştiği, neşeli bir dildir. Mesela gezmenin adı bu dilde “adda gitmek”tir. İlk zamanlar bütün yiyecekler “mama”dır. Uyumak “ee, ee” diye adlandırılır. Yıkanmaya “bıcı bıcı yapmak” denilir. vs...

Yetişkin konuşmalarındaki binlerce kelimeyi öğrenmek ve ayırt etmek bebek için kolay değildir. Ama bebekçe dediğimiz bu dil basittir ve bebek böylece ilk basit sesleri algılamaya alışır. Hem bu basit hece dilini taklit etmesi de daha kolaydır.

Parmak Oyunları

Anneler parmak oyunlarıyla da bebeklerin konuşma becerilerini geliştirirler. Parmak oyunları, ayağa kalkıp oynama imkânı olmayan bebeklerle oynanan oyunlardır. Bebek bir yere yaslanarak oturabiliyorsa bu oyunlar oynanabilir. Bu oyunlar bebeği neşelendirir, ilişki kurmayı öğretir, ezberleme, öğrenme becerisini geliştirir. Taklitle öğrenme becerisini kullanmasını sağlar.

Parmak oyunlarında bir tekerleme sözü tekrarlanır. Tekerlemeler kuru bir sesle değil, melodik bir şekilde söylenir. Bu sırada söze uygun yerlerde bazı hareketler yapılır. Bu hareketler bebeğe dokunarak veya onun aynı hareketi yapması şeklinde yapılmaktadır.

Bu sırada bebek kendi uzuvlarının farkına varır. Sözlü uyarılara belli bir hareketle cevap vermeyi öğrenir.

Her yörede farklı parmak oyunları vardır, mesela “Bip Oyunu” 5-6 aylık bebekle dahi oynanabilir. Çocuğun çenesine dokunarak “Araba geldi” denir. Sonra alnına dokunarak “Durakta durdu,” sonunda burnuna dokunarak “Bip bip.”denilir.

Bebekler oyunun sonunda burnuna bip yapılmasından keyiflenir. Daha sonra kendi burnuna dokunarak oyunu tekrar istediğini gösterir. Bu bir iletişimdir.

Tel sarar oyunu da bir başka parmak oyunudur. Anne iki eliyle makara sarıyormuş gibi yaparak “Tel sarar Ayşe tel sarar. Tel bulamazsa ne sarar” tekerlemesini söyler. Zamanla bebek bunu taklit ederek kendi elini aynı şekilde hareket ettirmeyi öğrenir.

Tekerlemede Ayşe yerine, çocuğun adı neyse o söylenecektir. Bu sırada çocuk kendi adının farkına varır. Tekerlemenin melodisini taklit eder.

İlk yaşının içinde oynayacağı bu basit parmak oyunlarının dışında biraz daha büyük çocukların oynayabileceği karmaşık tekerlemeler ve oyunlar da vardır. Bu basit olanlar çocuğun oyunlara ilgi göstermesine basamak teşkil eder. Çocuk büyüdükçe tekerlemeleri biraz karıştırarak da olsa taklit etmeye başlayacaktır. O zaman alkışlayarak öperek ödüllendirmek daha fazla ilgi göstermesini sağlayacaktır.

Bebeğinizle Konuşun

Annelerin emzirme, altını temizleme, banyo gibi zamanlarda sevecen seslerle iletişim kurması, çocuğun duygusal gelişimini hızlandırır, dil gelişimine yardımcı olur. Böylece bebek bakımın sevgiyle yapıldığını hissedecektir. Konuşmakla iletişim kurmak, duyguları ifade etmek becerilerini kazanacaktır.

“Şimdi ne yapıyoruz? Çeşmeyi açıyoruz. Ellerimizi ıslattıktan sonra, elimize biraz sabun sıkıyoruz. Sonra köpük yapıyoruz. Şimdi de sıra köpükleri yıkamaya geldi.”

Çocuklar ilk iki yaşta daha çok dinleyerek öğrenirler. Konuşmasalar bile söylenenlerin bir kısmını anlarlar. Daha fazla kelimeyi anlaması için çocuğa basitçe cevap verebileceği, kısa ve anlaşılır sorular sorabilirsiniz. Böylece onu iletişime girmeye davet etmiş olursunuz.

Mesela, sevdiği bir oyuncağı sorun “hani pisi pisi? Nerede pisi pisi?” “Hani hav hav?”

Bebek sorulan şeyi parmağıyla gösterince, sevinçle: “Aferin” deyin. Mümkün olduğunca daha fazla kelimeyi tanıtmaya çalışın. Mesela çocuğa kendi organlarının isimlerini tanıtın.

“Hani ağız, ağız nerede?” “Hani kulak, kulak nerdeymiş?”

Çocuk ilk zamanlar biraz düşünüp hatırlamaya çalışabilir. Birkaç kere karıştırabilir. Ona hatırlaması için zaman verilmelidir. Böylece hafızasından bilgiyi çağırmayı öğrenir.

Anneler bebeğiyle konuşurken basit kelimeler seçmeli ve neşeli bir sesle, melodik bir konuşma şekliyle konuşmalıdır. Mesela:

“Mama yiyiceez…Eee eee yapıcaaaz. Sonra da adda gidiceez…değil mi kızım?”

Araştırmalar, bu tarz konuşmaların bebeklerin duygusal iletişim ihtiyaçlarını karşılamak bakımından da çok yararlı olduğunu göstermektedir.

Bebeksi konuşma; daha yavaş ritimle, daha yüksek sesle, kısa, basit kelimelerle, sözcükleri vurgulayarak konuşmaktır. Çocuğa yeni isimleri tanıtırken bu şekilde konuşmak onun zihninin uyarılmasını sağlar. Mesela bir anne çocuğunu kucağına alıp resimli bir kitabı karıştırırken şöyle cümleler kurar:

“Bak bu kedi. Neymiş? Kedi. Hani ördek? İşte ördeeek. Ne yapıyor ördeek? Bici bici yüzüyoor. ”

Çocuğa yeni kelimeler öğretirken daima daha önceden bildiği kelimelerle irtibatlı olarak öğretin. Örneğin çocuklara,

“Yarın parka gideceğiz” dediğimiz zaman “yarın” kelimesini bilmezler. Anneler bunun için “yatıcaz kalkıcaz yarın olacak,” derler. Bu formülle çocuğa yeni kelimeler öğretilir.

Çocukların yeni kelimeleri doğru öğrenmesi için anaokullarında oynatılan oyunlar vardır. Mesela “büyük küçük” oyununda çocuğa “büyük ol” dendiği zaman ayağa kalkar, kollarını kaldırır. Küçük ol deyince çömelir, kollarını indirir. Yukarı aşağı, sağa sola gibi kelimeleri öğrenmesi için oyunlar vardır. İçine dışına, üstüne altına, kelimeleri de çocuklar en çok oyunlar sırasında öğrenirler.

Açık Uçlu Soru Sorun

Konuşmayı öğrenmenin ikinci basamağı ise çocuğunuzun kelimeleri kullanmasıdır. Genellikle çocuklar elleriyle işaret ederek, seslenerek, bağırarak istediklerini veya istemediklerini belli ederler. Bunun yerine konuşarak ifade etmesini sağlamak uygun olur.

Mesela çocuğun kapıya doğru gittiğini görüyorsunuz. Ne istediğini anlamış olsanız bile sorun: “Nereye gitmek istiyorsun?”

Sorularınız “Susadın mı?” “Yemek getireyim mi?” gibi kapalı uçlu soru olmasın. Bunu çocuk baş hareketiyle bile cevaplayabilir. “Ne istiyorsun?” deyin. Teşvik etmek için sevdiği şeyleri hazırlayın ve ismini söyleyin. Mesela kek dilimini gösterin “Bunun adı kek.

Neymiş?” deyin. Tam telaffuz edemese bile söylemesi için cesaretlendirin.

“Bunun adı ne? Bunun adı elma. Neymiş? Elma. Aferin! Al sana elma!”

Genellikle çocuklar günlük dilde sıkça kullanılan, ihtiyaçlarını ifade eden veya sevdikleri kişi ve nesnelerin isimleri çabuk öğrenirler. Mesela çocuk bir muhabbet kuşu görmüş ve çok etkilenmiştir. Ancak henüz konuşma becerisi zayıf olduğu için “muhabbet” yerine “abbet” diyebilir.

Çocuklar bazen benzer sözcükleri karıştırır, mesela tencereyle pencere gibi… Onun kullandığı şekilde kullanarak o şekilde pekişmesine izin vermeyin. Çocuğun konuşma isteğini kaybedecek kadar eleştiri de yapmayın. “Hayır, öyle değil” demeden doğrusunu kullanın. Mesela: “Tencereden bakmak istiyorum.” dediği zaman “Yani pencereden bakmak istiyorsun, değil mi?”

Çocukları Susturmayın

Üç yaşından itibaren çocukların kullandığı kelime sayısı hızla artar. Çocuğunuz önce basit, kısa, daha sonra uzun ve anlaşılır cümleler kurarak, konuşmayı öğrenecektir. 4 yaşına doğru çocukların zihni faaliyetleri hızla gelişir. Çocuk ihtiyaçları dışında da konuşmaya istek duyar. Bol bol konuşur, soru sorar. Aşırı derecede meraklıdır. Sorularından sıkılıp susturmayın. O sırada müsait değilseniz “Biraz sonra konuşalım, olur mu?” Deyin.

Çocuğun konuşmasını hızlandırmakta şarkılar, ilahiler, masallar, maniler, bilmeceler etkili olur. Mesela ona kısa bir masalı birkaç kere okuyun. Tavşanla kaplumbağa gibi… Çocuklar tekrar tekrar dinlemeyi severler. Daha sonra masalı anlatırken heyecanlı yerlerinde anlatmayı kesip sorun, “Tavşan ne yapmış?” Çocuk birkaç kereden sonra masaldaki boşlukları doldurur. İyice öğrendikten sonra da masalı kendisi anlatır hale gelir.

Çocuğun masal, şiir, ilahi dua ve benzeri sözleri ezberlemeye teşvik etmenin en iyi yolu, öğrendiği eserleri sevdiği kişilerin yanında okumasını sağlamaktır. Mesela akşam babaya, haftasonları ziyaretlerinde büyükanne büyükbabaya bunları okuduğu zaman alacağı aferinler çocuğu teşvik eder. Sevdiği kişilerin gözüne girmek için seve seve ezberleyecektir.

Büyükanne ve büyükbabalar da onlara masal, mani, tekerleme öğretebilirler. Böylece çocuğumuz annesi dışındaki yetişkinlerle ilişki kurmayı hızlandırır. Bu onun sosyal becerilerini geliştirecektir.

Çocukla birlikte kukla oynatmak da güzel bir geliştirici faaliyettir. Çocuğunuzun eline kukla verip basit kelimeler söyletmek çok yararlıdır. Bir çorabın üzerine göz, ağız kulak gibi şeyler dikerek kendiniz bile bir kukla yapabilirsiniz. Sonra çocuğunuzla karşılıklı konuşturursunuz.

Konuşması geciken çocukları anaokullarına vermek iyi bir çözümdür. Çünkü çocuk evde anne babaya isteklerini işaret yoluyla anlatabildiğini görünce konuşmak için çaba göstermeyebilir. Ama akranları arasında konuşmaya daha çok ihtiyaç hissedecektir.

Anaokullarında tekerlemeli- beden hareketli oyunlar çocukların farklı yönlerden gelişimine katkıda bulunur. İleride okula uyum sağlamasını kolaylaştırır.


Sayı : 29
Büyük Kapak