Besmelenin Fazileti

Sayı : 58 / Aralık 2016, Konu Başlığı : Masal Annesi

Bir zamanlar Allah'ı çok zikreden saliha bir hanım vardı. Bu hanım bilhassa besmeleyi dilinden düşürmezdi. Sabah yatağından besmele ile kalkar, besmeleyle yer, içer, yaptığı her işe besmele ile başlardı.

Bu hanımın manevi yönü bozuk, gafil ve cahil bir kocası vardı. Adam hanımının kıymetini bilmez, onu küçük görür ve böyle her işinde besmele çekmesiyle alay ederdi. Hanım ise kocasının davranışlarına sabreder ve onun doğru yolu bulması için Allah'a dua etmeye devam ederdi.

Bir gün adam hanımına bir kese altın emanet etti ve :

- Aman bunu iyi bir yere sakla, birkaç gün sonra senden isteyeceğim, diye sıkı sıkı tembihledi.

Hanım keseyi alınca hemen götürdü, kendince gizli bir yere sakladı. Saklarken her zaman olduğu gibi yine: “Bismillahirrahmanirrahim,” demeyi ihmal etmedi.

Adam ise bu sırada karısını gizlice takip ediyordu. Keseyi nereye sakladığını görünce karısının haberi yokken keseyi oradan aldı ve içindeki altınları boşalttı. Sonra keseyi derin bir kuyuya attı.

Adamın niyeti karısını keseyi kaybetmekle suçlamaktı. Böylece saf gördüğü hanımıyla alay edecek veya onu altınları harcamakla suçlayacaktı. Onun bu kötü niyetli planlarından haberi olmayan hanımı ise ibadetlerine ve zikrine devam ediyordu.

Ertesi sabah adam hanımını çağırdı ve:

- Hani sana bir kese altın vermiştim ya. İşte onu hemen bana getir, dedi.

Kadın her şeyden habersiz hemen keseyi sakladığı yere koştu. Adam ise arkasından sinsice gülüyor ve biraz sonra onunla nasıl alay edeceğini düşünüyordu.

Kadın keseyi sakladığı yere gidince yine; “Bismillahirrahmanirrahim,” diyerek elini uzattı. Ve keseyi tam da sakladığı yerde buldu. Ancak bir farkla, kese ıslaktı.

Allah-u Zülcelal, besmeleye devam eden bu saliha hanımı kocasına karşı mahcup etmemişti. Hemen melekler keseyi kuyudan alıp içine de altınları koyarak aynı yerine koymuştu.

Kadın, keseyi alıp kocasının yanına geldi.

- Bey, buyur keseyi getirdim. Ama bu kese nasıl ıslandı hiç anlayamadım, dedi.

Adam, karısıyla alay etmeyi beklerken büyük bir hayrete düşmüştü. Keseyi eline alıp inceledi, gerçekten de onun kesesiydi. Bu keseyi kuyudan kim çıkarmıştı? İçine altınları kim koymuştu? Bunları görünce hanımını hor gördüğü ve kötü niyet beslediği için çok pişman oldu.

Hanımına:

- Hanım, hakkını helal et, ben sana çok haksızlık ettim. Ben bu keseyi kuyuya atarak seni mahcup etmek istemiştim. Ama Allah-u Zülcelal besmele hürmetine senin imdadına yetişti. Demek ki senin yolun doğruymuş. Her işinde besmele çeken, Allah'ı zikreden bir kula Allah-u Zülcelal böyle yardımıyla yetişiyor, mahcup etmiyormuş. Şimdi hatamı anladım. Allah'a tevbe ve istiğfar ediyorum, dedi.

Bundan sonra karıkoca birlikte Allah'a ibadet ettiler ve bu nimet için Allah'a şükrettiler.


Sayı : 58
Büyük Kapak