Bin Aydan Hayırlı Kadir Gecesi

Sayı : 41 / Temmuz 2015, Konu Başlığı : Kutlu Mevsim

13 Temmuz Pazartesi gecesi, Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi Kadir gecesidir.

Kadir gecesi, Allah-u Teâlâ’nın ümmetler içinde sadece ümmeti Muhammed’e lütfettiği en önemli gecedir. Müminler için bu gece bir hazinedir. Peygamberimiz;

"Her kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle Kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları affedilir." Buyurmuştur. (Buhârî, İman 25, 27, 28, 35, Savm 6, Terâvih 1, Leyletü'l–kadr 1; Müslim, Müsâfirîn 173–176)

İmam Malik'in rivayet ettiğine göre: "Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e ümmetinin ömrü gösterilmişti. Efendimiz, önceki ümmetlerin ömrü gibi uzun olmadığı için, onların işlediği hayırlara yetişemezler diye üzülmüştü. Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesini vermiştir. (Muvatta, İ'tikaf 15)

Bin aydan daha hayırlı olan bu gece birçok faziletlerle doludur. Allah-u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’i Kadir gecesinde indirmeye başladığını, O mübarek gecenin bin aydan daha hayırlı olduğunu, O gece sabaha kadar Allah’ın izniyle meleklerin ve Cebrail aleyhisselam’ın her iş için yeryüzüne ineceğini ve O gece sabaha kadar esenlik olacağını bizlere Kadir suresinde haber veriyor.

Kadir gecesi Ramazan ayındadır ancak hangi gece olduğu kesin değildir. Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyururdu: "Kadir gecesi’ni Ramazanın son on günündeki tek gecelerde arayın!" (Buhârî, Leyletü'l–kadr 3)

Efendimiz aleyhissalatu vesselam Kadir Gecesini Ramazan ayının son on gününde ve özellikle tek gecelerinde aramayı tavsiye etmiştir. Bu hadislere dayanarak bu tekli geceler yirmi bir, yirmi üç, yirmi beş, yirmi yedi ve yirmi dokuzuncu gecelerlerden biri olabilir.

Bir adam Resûl-i Ekrem’e gelerek yaşlı ve hasta olduğunu, geceleyin namaz kılamadığını, fakat Kadir Gecesinde ibadet etmeyi arzu ettiğini belirterek o geceyi kendisine söylemesini istedi; Peygamber Efendimiz de ona, Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde ibadet etmesini tavsiye etti. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 240)

Abdullah İbni Ömer radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre, bir grup sahâbî, rüyalarında Kadir gecesinin ramazan'ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler (ve bunu Hz. Peygamber'e bildirmişler)di. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, ramazanın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu ramazanın son yedi gecesinde arasın!” (Buhârî, Leyletü'l–kadr 2, Ta'bîr 8; Müslim, Sıyâm 205 –206)

Âişe validemiz Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e "Ey Allah’ın elçisi! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu anlarsam o gece nasıl dua edeyim?" diye sorunca Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem "şu duayı oku" buyurdu: "Allah’ım! Sen affedicisin, cömertsin. Affetmeyi seversin. Beni de affet."

Bu mübarek gece yeryüzüyle en yüce makam olan yüceler âlemi arasında mutlak bağlantının kurulduğu gecedir. Biz bu gecede kulluğumuzdaki eksikliklerden dolayı Allah’tan af dileyerek hem dünya hem de ahirette afiyet dilemeliyiz. Bu gecede kendisine açılan elleri boş geri çevirmeyen Yüce Allah’a bütün ümmet-i Muhammed’in birlik ve beraberliği için dua etmeliyiz.

İtikâf

Kelime olarak itikâf; bir şeye devam etmek, beklemek, durmak, bir yere yerleşmek, oraya bağlanıp kalmak anlamlarına gelir. İtikâf fıkıhta bir mescitte ya da mescit hükmünde olan bir yerde belirli kurallara uyarak ibadet niyetiyle belirli bir süre kalmak demektir. İtikâf müekked sünnettir.

Hz. Aişe annemiz, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellemin vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde itikâfa girer ve derdi ki: ‘Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın.’ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra, zevceleri de itikâfa girdiler.” (Buhârî, Fadlu Leyleti'l-Kadr 3)

Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselâm Ramazan ayında, diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazanın son on gününde ise daha çok çaba gösterirdi. Son on günde geceyi ihya eder, ailesini de (gecenin ihyası için) uyandırırdı…" (Müslim, İ'tikâf 8. Ayrıca bk. Tirmizî, Savm 72; İbni Mâce, Sıyâm 57)

Ebu Hureyre radıyallahu anh şöyle rivayet etmiştir: “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem her Ramazanda on gün itikâfa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün itikâfa girdi.”(Buhari, Ebu Davud, İbn Mace)

Müslümanın Allah-u Teâlâ’ya samimi bir teslimiyet içerisinde ibadet etmek amacıyla her türlü nefsi ve şehevi isteklerden uzak durarak imanını ve kendisini olgunlaştırması için itikâf önemli bir vesiledir. Kişi yılda bir kez O mübarek ay içerisinde ki bu sünneti, ihmal etmemeli ailesi ve çevresindekilere bunu tavsiye etmelidir. Bizlerde Efendimiz gibi bu mübarek gün ve gecelerde bol bol Kur’an-ı Kerim okuyup tefekkür etmeliyiz. Af kapısının açık olduğu bu günlerde sürekli istiğfar ederek Allah’tan bizleri ve bütün Müslümanları affetmesini isteyip yalvarmalıyız.


Sayı : 41
Büyük Kapak