Bu mu Uhuvvet, Bu mu kardeşlik?

Sayı : 18 / Ağustos 2013, Konu Başlığı : Lamelif

Geçenlerde Mardin’e gitmiştim. Suriye sınırına yakın olduğundan ve ayrıca oradaki ailelerin çoğunun Suriye’nin kuzeyinde akrabaları olduğundan göçten en çok nasip alan vilayetimiz.

Şu anda Mardin’de kiralık ev bulmak çok zor. Her yerde Suriye’li mültecileri görmek mümkün. Fabrikalarda, inşaatlarda, tarım arazisinde, her yerde…

Ayrıca Kızıltepe ovasında köyler tek tek dolaşılıp mahsul zekâtını toplarlar. Göçmenler araba kiralamış, dolaşıyorlardı, hepsi de perişan haldeler.

Çalışanların çoğu düşük ücretle çalışır ve hiç bir sosyal güvenceleri de yok. Sigortalarını yapmak istesen de yapamazsınız çünkü resmi olarak çoğu kaçak. Bu perişan hal Urfa’da, Antep’te Adana’da Hatay’da İskenderun’da her yerde öyle…

Hâlbuki asıl İslam kardeşliği böyle zamanda zuhur etmeli. Biz bu mağdur kardeşlerimizle ekmeğimizi aşımızı paylaşmalıyız. Aynı musibet bizim de başımıza gelebilirdi. Nitekim Tek parti döneminde Suriye’ye az insanımız hicret etmedi. Bugün Amud şehrinin yüzde doksanı Mardin nüfusuna kayıtlıdır. Büyük âlim ve mutasavvıf büyüğümüz Şeyh Ahmet El-Haznevî de o kötü dönemde Suriye’nin Hezna köyüne hicret etmişti ve Suriye halkı ona sahip çıkmıştı. Meşhur âlim Said Ramazan El-Buti de Suriye’ye göç eden güneydoğulu bir ailedendi. Yani diyeceğim şu ki asıl şimdi kardeşlik zamanı.

Bugün Sarı Murat diye isimlendirdiğimiz bir kardeşimiz beni telefonla aradı. Çok kötü bir evde yaşayan ve kocası savaşta şehid olmuş bir Suriye’li ailenin dramını bana aktardı. Kaldıkları evin ancak beş yüz lira kirası olması gerekirken bu kadın ve çocukları o kötü eve bin beş yüz lira ödüyorlar dedi. Ve sesi titreyerek devam etti;

" Abi bu mu uhuvvet, bu mu kardeşlik? Bu haram değil mi? Bu fırsatçılık değil mi?"

Belki de kahrından ağlıyordu. Rabbim bizi kardeş kılsın.


Sayı : 18
Büyük Kapak