Cenazelerin Kırkıncı Günü Duası Var mı?

Sayı : 33 / Kasım 2014, Konu Başlığı : İrfan Mektebi

Halkımızın arasında yaygın bir boş inanç da ölmüşlerin arkasından yapacakları hatimleri, Yasin’leri bağışlamak ve dua etmek için; yedinci, kırkıncı veya elli ikinci günlerini beklemeleridir.

Ölmüşlerimizin arkasından, eğer iman ile gitmişlerse, günahlarının affedilmesi için istiğfar ve dua etmek, salih ameller işleyip sevaplarını ruhlarına bağışlamak faydalı olur. Fakat bunları yapmak için yedinci gün, kırkıncı gün veya yıl dönümü beklenmez. Aksine kabirde karşılaşacağı zorlukların hafiflemesi için geciktirmeden hemen yapılması daha güzel olur.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem cenaze defnini bitirince kabrin yanında durur ve: "Kardeşiniz için (Allah'tan) mağfiret talep edin, onun için karşılaşacağı sorgulamada metanet dileyin. Zira şimdi ona hesap sorulacak!"buyururdu. (Ebu Davud, Cenaiz 73)

Yine Peygamberimiz buyuruyor: "Ölünün mezârdaki hâli, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölmüş kimse de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duâyı gözler.

Kendisine, bir duâ gelince de öyle bir sevinir ki bu sevinç dünyânın hepsi kendisine verilmiş bir kimseninkinden daha çoktur. Allah-u Teâlâ, yaşayanların duâları sebebi ile, ölülere dağlar gibi rahmet verir. Dirilerin de, ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfar etmektir."
(Beyhakî, Şuabu'l-İman, 116)


Ölmüş kişiler için yapılabilecekler şunlardır;

1- Öncelikle üzerindeki kul borçları ödenir. Miras bıraktıysa malını paylaşmadan önce borçları varsa ödenir. Miras bırakmadıysa yakınları güçleri yettiği kadar ödeyebilir veya helallik ister.

2-Üzerine farz olduğu halde yerine getirmediği hac ibadetini ona bedel olarak yapılabilir. Zekat ve sadaka borçları varsa ödenebilir. Bir kişinin farz dışında adak vesaire oruç borcu varsa onu yakınlarının tutabileceği rivayet edilmiştir. (Buhari, Sahîh, Savm, 42; Müslim, Sahîh, Sıyâm, 27)

3- Alimlerin çoğuna göre kişinin üzerine farz olan namaz ve orucu bizzat kendisi kılmadıysa başkasının kılması bunun yerini aynen tutmaz. Ancak affedilmesi için istiğfar edilip, sadaka verilebilir.

4- Sevabını bağışlamak üzere vefat edenlerin arkasından kurban kesilebilir, sadaka verilebilir. Cami, çeşme, dergah ve benzeri Sadaka-i cariye, yani sevabı devamlı olan sadakalar çok faydalı olur.


Sayı : 33
Büyük Kapak