Cenneti Garanti Etmek İçin

Sayı : 43 / Eylül 2015, Konu Başlığı : Hadis-i Şerif

عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ
اضْمَنُوا لِي سِتًّا مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَضْمَنْ لَكُمْ الْجَنَّةَ اصْدُقُوا إِذَا حَدَّثْتُمْ وَأَوْفُوا إِذَا وَعَدْتُمْ وَأَدُّوا إِذَا اؤْتُمِنْتُمْ وَاحْفَظُوا فُرُوجَكُمْ وَغُضُّوا أَبْصَارَكُمْ وَكُفُّوا أَيْدِيَكُمْ



Ubade bin Samit radıyallahu anhu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Siz bana şu altı şey hakkında teminat verin, ben de size cennete girmeniz konusunda teminat vereyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin. Söz verdiğinizde sözünüzü tutun. Size bir emanet bırakıldığında emanete riayet edin. İffetinizi koruyun. Harama bakmaktan sakının. Ve elinizi harama uzatmayın.” (Ahmet b. Hanbel, V, 323)

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu hadis-i şerifinde altı hususta müminlerden kesin söz istemektedir. Dikkat edilirse bu altı husus birbirinden ayrı gibi görünse de hepsinin özü, “Güvenilir insan olmak”tır.

Dünya ve ahiret saadetine kavuşmak için Allah'ın belirlediği ve uyulmasını emrettiği en temel ahlaki prensip, her hususta güvenilir insan olmaktır. Kendisine emanet edilen her hususta, emin olmak müminin şiarıdır.

İyi düşünecek olursak emin bir insan dinin bütün gereklerini yerine getirecektir. Mesela konuştuğu zaman sadece doğru söz konuşan bir kişi, “Müslümanım” diyorsa buna uygun davranmalıdır. Hem Müslüman olduğunu söyleyip hem de Müslümanlığın gereklerini yerine getirmemesi dürüstlüğe sığmaz. Yine söz verdiği zaman sözünü tam yerine getiren kişi elest bezminde Rabbine verdiği kulluk sözümüzden dönmez. Kendisine emanet edilen şeyler konusunda emin olan kişi de hiçbir günah işlemez. Dilimiz, elimiz, gözümüz de Allah'ın bir emanetidir. Bize emanet edilen bu uzuvları ancak kulluk vazifelerimizde, doğruluk ve iyilik olan amellerde kullanmaya hakkımız vardır.

Özü sözü bir, doğru dürüst bir insan, Allah'a karşı verdiği sözlerde de, kullarına karşı verdiği sözlerde de tutarlı olur. Allah'ın kendisini her yerde her zaman gördüğünü, kalbinden geçenlerden dahi haberdar olduğunu bilen bir insan, Allah'ın kullarına da yalan söylemez. Çünkü bilir ki, onun sözünün gerçeği yansıtmadığını bilen bir Rabbi vardır. Herkesi kandırması mümkün olsa bile Allah'ı kandıramayacağını bilen bir kişi nasıl yalan söyler?

Aynı şekilde Allah'ın hakları hususunda verdiği ahde sadık kalan, kullarla yaptığı ahidlerde de vefalı olur. Çünkü bilir ki Allah verdiği ahdi tutmayıp kendisine güvenen insanları yüz üstü bırakanları sevmez.

Mümin her hususta güvenilir insandır. Kendisine emanet edilen mal, makam ve mevki gibi emanetleri suistimal etmekten sakınır. Emanetler konusunda kendisine güvenenleri asla hayal kırıklığına uğratmaz.

Kendisine güvenilen bir müminin iffet konusunda zaafı olması düşünülemez. Çünkü bu hem Allah'ın emanetlerine, hem insanların güvenine karşı bir ihanettir. İnsanlar kendisini iffetli bir Müslüman olarak bilip güvenirken bu güvene layık olmamak da emin bir kişiye yakışmaz.

Mümin gözüyle bile olsa iffetli davranışlardan ayrılmamalıdır. Namusu konusunda iffetli olduğu kadar mal mülke karşı olan hırsını dizginleme konusunda da iffetli olup, hakkı olmayan bir şeye göz dikmemelidir. Hele elini asla hakkı olmayan herhangi bir şeye uzatmamalıdır. Kısaca güvenilir insan, hem eli, hem dili, hem iffeti hususunda güven veren, asla ihanet etmeyendir. İşte böyle bir insan olursak, Peygamberimiz bize cenneti garanti etmektedir.


Sayı : 43
Büyük Kapak