Ceylanın Âhı

Sayı : 68 / Ekim 2017, Konu Başlığı : Masal Annesi

Bir zamanlar katı kalpli, acımasız bir adam vardı. O adamın köyünden bir grup insan hacca gitmeye niyetlenmişti. O da onlarla birlikte hacca gitmeye karar verdi.

Yolda ihrama girdiler. İhram, Kâbe’nin çevresindeki harem bölgesine girmeden önce giyilen kıyafetin adıdır. Ayrıca ihrama girmekle birlikte ihram yasakları başlar. Bu yasaklardan biri de hiçbir canlıya zarar vermemektir.

İhrama giren hacı adayları Mekke'ye yakın bir yerde konakladılar. Konakladıkları yerde bir su kaynağı vardı. Bir ceylân o sudan içmek için hacı kafilesinin yakınına kadar geldi. O katı kalpli adam bu fırsatı değerlendirip ceylânın üzerine atıldı ve onu ayağından yakaladı. Kafiledeki hacılar hemen onu uyardılar:

- Onu bırak, sen ihramlısın. Avlamayacağın halde eziyet ederek günaha giriyorsun, dediler.

Çünkü ihramlıyken avlanmak ve hatta avcıya yardım etmek bile yasaklanmıştı. Bu adam ceylanı avlamanın yasak olduğunu bildiği halde ceylanı bırakmadı. Ceylanın ayaklarını tutarak ona eziyet ediyordu.

O sırada ceylan çok korkmuştu. Yüreği pır pır ediyordu. Zavallı o kadar korkmuştu ki altına kaçırdı. Bunu gören adam kahkahalar atarak ceylânı bıraktı.

Yolcular toparlanıp tekrar yola çıktılar. Bir sonraki konaklama yerleri taşlık bir araziydi. Ceylanı tutarak korkutan o adam da bir kayanın gölgesine uzanıp uykuya daldı. O uyurken bir yılan gelip, adamın karnının üzerine çöreklendi. Adam uyanınca üzerindeki yılanı gördü ve çok korktu. Yol arkadaşları ona;

- Sakın hareket etme, dediler.

Adam kendini zorlukla tutuyordu ama korkudan kalbi küt küt atıyordu. Yılan yattığı yerden başını kaldırınca korkusu son haddine vardı. Tıpkı ceylan gibi o da korkudan altına kaçırdı. Böylece ceylâna yaptığı eziyetin cezasını gördü.

Adam bu yaşadığı hadiseden ders aldı ve bir daha hiçbir canlıya lüzumsuz yere eziyet etmemeye karar verdi.


Sayı : 68
Büyük Kapak