Demokratikleşme Paketi ve Getirdikleri

Sayı : 21 / Kasım 2013, Konu Başlığı : Medya Gündem

Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye halkının çeşitli kesimlerinin mağduriyetlerini ortadan kaldırmaya yönelik "Demokratikleşme Paketi"ni kamuoyu ile paylaştı. Başbakan açıklamasına: “İlk değil, son olmayacak. Bir kerede çözüm imkânı gerçekçi değil. Türkiye siyaseti buna müsait değil. Bu paket bir istikamet çiziyor. Bir dayatma yok, müzakere yok, pazarlık yok. Bu paketin kıymetini yüreğine ateş düşenler bilir." Sözleriyle başlayarak bu çalışmaların devam edeceği mesajını verdi.

Kamuda Başörtüsü Kısmen Serbest

Demokratikleşme paketi çerçevesinde ilan edilen "kamuda başörtüsü serbestliği" Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmeliği'nin 5'inci maddesinde yapılan değişiklikle birlikte hayata geçti. Ancak bu serbestlik, 'resmi elbise giymek zorunda olan, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, emniyet mensupları ve yargıda ise hâkim ve savcılar' için hala geçerli değil. Bu ayrımcı yaklaşım başörtülü kadını ikinci sınıf gören mantığın tam olarak değişmediğini gösteriyor. Anlaşılan hükümet şimdilik bu kadarını yapabilmiş gibi görünüyor.

28 Şubat sürecinde yalnız kamuda değil özel okullar ve dershaneler gibi kurumlarda bile başörtülü çalışma hakkı ortadan kaldırılmıştı. Bu dönemde çok sayıda başörtülü hanım mağdur olmuştu.

Kamudaki başörtüsü yasağı sebebiyle birçok başörtülü hanım, tahsillerinden çok daha düşük mevkilerde çalıştırılıyordu. Bazıları da peruk takarak görevlerine devam ederken vicdan azabı çekiyordu. Bu konudaki mağduriyetin kısmen de olsa giderilmesi güzel bir gelişme. İnşaallah gelecekte yasak bütün alanlarda kaldırılır ve ülke her manada normalleşir.

Başbakanın açıkladığı idari düzenlemeler arasında "Andımız"ın ilkokullarda kaldırılması da bulunuyordu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın genelgesiyle de "Andımız"ın okunması zorunluluğu kaldırıldı. Başbakan bu konuda "Her sabah çocukları sıraya dizip, yağmurun, karın, soğuğun, sıcağın altında o çocuklara 1933'lerden kalma, geri kalmış ülkeleri çağrıştıran, soğuk savaş döneminin demir perde ülkelerini hatırlatan sloganlar attırmak milliyetçilik değildir" demişti.

Andımızın okunma zorunluluğunun kaldırılması muhalefet kesimi tarafından çarpıtılarak “Türküm demek yasaklanıyor” şeklinde sunulmaya çalışılıyor. Oysa sadece okunmasının zorunlu tutulması kaldırıldı. İsteyenler okuyabilir. İstemeyenlere zorla okutmanın da bir faydası olmadığı aksine asimilasyon tartışmalarına sebep olduğu biliniyor. Keşke kimseye “Türküm” dedirtmenin faydası olmadığını teröre bu kadar kurban vermeden önce düşünebilseydik.

Demokratikleşme paketiyle, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim hakkı ve farklı lehçelerde siyasi propaganda hakkı da getirildi. Klavyelerdeki kısıtlamalar kaldırılırken, köy isimleri de geri verilecek, il ve ilçe isimleri ise başvuru halinde yasal düzenleme ile düzenlenebilecek. Paketin bir kısmı da seçimle ilgili değişiklik önerilerinden oluşuyor.

Demokratikleşme paketi muhalefetin bir kısmında bölücülüğe yol açacağı noktasında eleştirilirken diğer kısmında ise yetersizlik suçlamalarıyla karşılaştı.

Nedense bu ülkede herkes sadece kendi hassasiyetlerini düşünürken başkalarının sıkıntılarını anlama çabası göstermiyor. Biz ancak zihnimizde ötekileştirdiğimiz kesimlere karşı empati kurmayı öğrenebilirsek gerçek manada medeni bir ülke olabiliriz.

Bu ülke ya hepimizin kendini ait hissettiği, dışlandığını horlandığını hissetmediği bir ülke olacak ya da fitne kazanı kaynatmak isteyenlere malzeme üretmeye devam edecek. Artık bunu görmemiz gerekiyor.

Başbakanın “Demokratikleşme paketleri milletin yüzünü güldürür, darbecilerin uykusunu kaçırır. Artık Türkiye'de kimlik dayatan, asimile eden bir devlet anlayışı yoktur. Kamu alanını makbul olmayan vatandaşa cehennem haline getiren devlet anlayışı yoktur." sözleri önemliydi.

İnşaallah bu atılan adım, memleketimizde yaşayan her insanımıza hayırlara vesile olur. Herhangi bir istismar yaşanmadan adımların arkası gelir.


Sayı : 21
Büyük Kapak