Deve’nin İlginç Özellikleri

Sayı : 29 / Temmuz 2014, Konu Başlığı : Bunları Biliyor musunuz ?

Çöller, yaşamaya en elverişsiz yerlerdir. Gündüzleri aşırı sıcak, geceleri soğuktur. Su ve gıda çok azdır. Kızgın kumlar üzerinde yürümek, diz çökmek son derece can yakıcıdır. Dahası kum fırtınaları çıktığı zaman gözlerinize kum kaçar, etrafınızı göremezsiniz.
Ayrıca akciğerlere kum dolarsa hayatınız sona erer.

Canlıların çoğu için böyle elverişsiz bir yerde hayatını sürdürmek mümkün değildir. Ancak develer Allah-u Teâlâ tarafından bu zorlu şartlarda yaşayabilecek şekilde özel donatılmışlardır.

Susuzluğa Dayanıklılık

Develer çölün o kavurucu sıcakları altında haftalarca su içmeden hayatta kalırlar. Üstelik sırtlarında ağır yükler taşıyarak insanoğluna hizmet ederler.

Devenin bütün organları susuzluğa dayanıklı olacak şekilde yaratılmıştır. Derisi ve kürkü çok kalındır, ısıyı ve soğuğu geçirmez. Develerin vücut sıcaklığı gündüz 41 dereceye çıkarak terlemeyi düşürür. Böbrekleri ve suyun geri emilimini sağlayan idrar kanalı da özel olarak tasarlanmıştır, su içmediği zamanlarda su kaybını yüzde doksan azaltır. Develerin hücreleri fazla su kaybetmesini engelleyecek bir yapıda yaratılmıştır. Kanı da susuzluk zamanlarında akışkanlığı koruyacak şekilde dayanıklılığı artıran maddeler ihtiva eder. Deve’nin burun mukozası bile nemi kaybetmeyecek şekilde özel yaratılmıştır.

Diğer canlılar su içemedikleri zaman böbreklerinde biriken üre kana karışarak ölüme sebep olur. Devenin karaciğeri ise vücudunda oluşan üreyi defalarca işleyerek suyu ve besini tasarruflu kullanır. Develerin böbrekleri de suyu tekrar kazanmaya elverişli yaratılmıştır. Develerin bir başka mucizevî özelliği de, böbrekleri sayesinde, tatlı su bulamazlarsa deniz suyu gibi tuzlu suları içebilmeleridir.

Develerin bütün vücudu, suyu bulduğu zaman çok su içmelerini sağlayacak şekilde yaratılmıştır. Bu sayede develer vücut ağırlıklarının üçte biri oranına kadar, mesela bir seferde 120 lt kadar su içebilirler. Başka bir canlı, mesela bir sığır böyle su içseydi kan hücreleri patlardı ve ölürdü. Buna biyoloji dilinde hemolysis denilir. Oysa devenin kan hücrelerinden hormonlarına kadar her tarafı çöl hayatına uygun yaratılmıştır.

Gıda Deposu Hörgüç

Deveyi diğer canlılardan ayıran özelliği hörgücüdür. Sırtlarındaki hörgüçlerinde depolanan 100 kg yağ develerin yaklaşık 3 hafta hiçbir şey yemeden durmasını sağlayabilir. Diğer canlılarda yağın vücudun her yerine dağılmış olması, yağa bağlı olarak su kaybını artırır. Develerde yağın sırtta depolanması ayrıca iç organlarının güneş ışınlarına maruz kalarak haşlanmasını engeller.

Deve günlerce gıda bulamasa hörgücündeki yağı azar azar yakarak gıda ve su ihtiyacını giderir. Böylece günde otuz kırk kilo gıda alması gerekirken bir iki kilo otla idare edebilir.

Dikenleri Öğüten Sindirim Sistemi

Çöllerin bir özelliği de gıda maddesi bulmanın zorluğudur. Devenin yaratılışı çölde bulunabilecek her gıdadan faydalanabilecek şekilde üstün bir sindirim sistemine sahip olmasıdır.

Boynu yüksek ağaçlara uzanabilecek şekilde uzundur. Başka canlıların yiyemediği dal parçaları, hurma çekirdekleri, kalın ve kuru yaprakları afiyetle yerler.

Çünkü devenin dili ve yarık dudağı, sivri dikenleri bile çiğneyip yutabilecek şekilde kalın mukozayla kaplıdır.

Mide salgıları da, ip, tahta, kağıt gibi aslen gıda maddesi olmayan nesneleri bile eritecek kadar güçlüdür. Develerin mideleri çok sayıda kesecikten oluşur ve buradaki özel bakteriler başka canlıların hazmedemediği selülozu (kağıt, tahta) bile hazmeder. Ayrıca bu kesecikler gıda ve suyun depolanarak azar azar kana karışmasında da etkili olurlar.

Mucizevi Göz Kapağı

Develerin gözleri, kızgın güneş altında yürümesini sağlamak için aşağıya bakar vaziyette yaratılmıştır. Ayrıca bu canlılara çöldeki kum fırtınalarından korunmak için üç ayrı göz kapağı ihsan edilmiştir. Bizim tek göz kapağımız vardır ve onu kapattığımızda dışarıyı göremeyiz. Develerin ise adeta bir koruyucu gözlük yerine geçen ikinci bir göz kapağı vardır ki bunlar şeffaf olduğu için devenin gözünü korurken önünü görebilmesine imkan sağlar.

Devenin kaş ve kirpikleri de çöl şartları için çok özel yaratılmıştır. Devenin gözlerinin etrafındaki koruyucu sert kemiklerin üzeri üç kat kaşla ve sık ve birbirine kaynaşabilen kirpiklerle donatılmıştır. Kum fırtınaları çıktığı zaman çift sıra kirpikleri iç içe geçerek, gözü tam bir korumaya alırlar.

Develerin kulaklarının ve burun deliklerinin de böyle koruyucu bir tasarımı vardır. Develer burun deliklerini açıp kapatabilirler.

Kızgın Kumlara Uygun Ayaklar ve Dizler

Develerin ayakları kumlara batmayacak şekilde geniş yaratılmıştır. Ayak tabanlarındaki deri kalındır ve yağa benzer bir tabakayla desteklenmiştir. Böylece develer sırtındaki onca ağırlığa rağmen kızgın kumlar üzerinde ayakları yanmadan yürürler.

Develer dinlenmek veya su içmek için diz üstü çökerler. Kızgın kumlar üzerine çöktükleri zaman dizleri yanmasın diye, diz kapakları boynuz gibi sert bir deriyle korunmuştur. Karın bölgelerinde de koruyucu kalın nasırlar vardır.

Devenin vücudunu kaplayan sık tüyler, deveyi hem yakıcı güneşe hem kızgın kumlara karşı muhafaza eder. Develer gündüzleri 70 dereceye çıkan sıcaklara dayanabildikleri gibi geceleri sıfırın altına inen soğuklara da dayanabilir.

Sabırlı ve Sadık

Develerin huyları da çok ilginçtir. Sahiplerine karşı sadık ve zor şartlara karşı sabırlı canlılardır. Develerle haşır neşir olan bedeviler, onların katır ve merkep gibi hayvanlara nazaran daha güvenilir olduğunu söylerler. Günlerce susuz kaldıkları halde su başına varınca itişip kakışmazlar, arkadaşlarının su içmesini sabırla beklerler. Sahiplerinden kaçsalar rahatlıkla hayatta kalabilecekleri halde uysallıkla hizmet ederler. Küçük bir çocuk onları çökertmek istese alçak gönüllülükle diz çöküp sırtına bindirirler. Buna mukabil kendilerine kötülük edildiği zaman asla unutmadığı da söylenmektedir.

Kısacası develer Allah'ın insanoğlunun istifadesine sunduğu nimetlerin en üstünlerinden biridir.

“Onlar bakmazlar mı o devenin nasıl yaratıldığına?" (Ğaşiye, 17)


Sayı : 29
Büyük Kapak