Doğumla İlgili Batıl İnançlar

Sayı : 42 / Ağustos 2015, Konu Başlığı : Batıl İnançlar

Halk arasında yaygınlaşmış inançlardan bir kısmı da doğumla ilgilidir. Mesela yeni doğan bebeğin göbek bağı camiye gömülürse, namaza ve camiye bağlı olacağı ileri sürülür. Bu inançlar eski Türk inanışlardan gelmektedir.

İslam’da göbek bağının nereye gömüleceği hakkında bir hüküm yoktur. Önemli olan ayakaltında dolaşmayacağı bir yere gömmektir. Göbek bağına insanın bir parçası olduğu için hürmet göstermek uygun görülmüştür. Çocuğun namaza ve camiye düşkün olması için dua edilmesi ve güzel örnek olunması gerekir.

İslam’da yeni doğan bebeğin sağ sulağına ezan, sol kulağına kamet okuyarak çocuğa güzel isim koyulması sünnettir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hasan radıyallahu anhu dünyaya gelince onun sağ kulağına ezan okumuştur.(Tirmizi, Edaha:15)

Böylece bebeğin duyduğu ilk sözler, hayatı boyunca minarelerden yayılan iman esasları olacaktır. Çocuk hayatı boyunca her ezanı duyuşunda kulağına okunan ilk sözleri dinlemiş olacaktır.

Bebeği üç ezan vakti geçmeden emzirmemek şeklinde bir inanış görülmektedir. Bunun da dinimizle bir alakası yoktur. Yalnız bebeğin midesine giren ilk lokmayı, dindar, muttaki bir alimin elinden yemesi için imkan varsa bu çok iyi olur. Peygamberimiz torunlarının ve ashabının yeni doğan bebeklerinin ilk lokmasını kendi eliyle ağızlarına vermiştir.

Halk arasında yeni doğum yapmış loğusa kadınların ve yeni doğan bebeklerin kırk gün boyunca evden çıkmaması inancı vardır. Kırk gün dolunca anne ve bebek komşuya götürülür. Buna kırkı çıkmak, kırk uçurmak gibi isimler verilir.

Eski zamanlarda doğum sırasında veya hemen sonrasında anne ve bebek ölümlerine çok rastlanırdı. Eğer anne ve bebek kırk günü atlatabilirse hayatta kalma şansı artmış sayılırdı. Bu süre boyunca anneyi ve bebeği dış tesirlerden korumak maksadıyla böyle bir inanç ortaya çıkmış olmalıdır. Bu uygulamanın dinî bir yönü yoktur. Anne ve bebek için uygun şartlar sağlanırsa evden çıkabilir.

Kırk çıkarmak için yapılan adetler halk arasında bir hediyeleşme ve eğlence vesilesi olarak yapılırsa herhangi bir mahzuru yoktur. Ancak bunlar dini bir konu değildir.

İslam fıkhında annelerin loğusalık sebebiyle namaz kılmaması durumu, loğusalık kanamasına bağlı olarak, Hanefi mezhebine göre azami kırk gün, Şafiî mezhebine göre altmış gün olabilir. Bu süreden daha kısa zamanda temizlenirse namazına başlar. Kırk günü beklemek şart değildir.


Sayı : 42
Büyük Kapak