En Güzel Tahsil “Kur’an-ı Kerim Öğrenmek…”

Sayı : 4 / Haziran 2012, Konu Başlığı : Röportaj

Tahsilin temeli Allah (c.c.)'ın kitabını okumak, yaratılış gayemizi anlamak ve hayat yolunu hangi ölçülerle yürüyeceğimizi öğrenmek elbette.

Bu eğitimi veren kurumların başında Kur’an Kurslarımız geliyor. Kurslarımız ne yazık ki eğitimin öksüz çocukları… Ama hayırsever halkımızın fedakârlıkları sayesinde birbirinden güzel Kur’an kurslarımız var. Hem de eski zamanlardaki gibi; imkânsızlıklar içinde eğitim veren, köhne yerler değil. Gayet modern bir eğitim anlayışıyla, eğitim biliminin gerektirdiği özelliklere sahip bir dinî eğitim bu…

Artık Kur'an ı Kerim ve din eğitimi gayet bilimsel yöntemlere ve eğitim psikolojisine uygun bir anlayışla veriliyor… Kurs öğrencilerimizin serbest zamanlarını geçirebilecekleri rahat ortamları var. Eski zamanlardaki mahrumiyetler söz konusu değil. Fakat ne yazık ki birçok kişi bunu bilmiyor. Biz de bu sebeple örnek bir kursumuzu tanıtmak istedik.

Emniyettepe Kuran Kursu ne zamandan beri görmek istediğim kursların başında geliyor. Çünkü her zaman övgü dolu ifadelerle bahsedildiğini işitiyorum. Kursun giderlerini üstlenen İlme Hizmet Vakfı çok güzel bir ortam hazırlamış ve nitelikli bir kadro oluşturmuş. İlk olarak Kur’an eğitimine gönül vermiş İsmet (DELİCEOĞLU) Hocamızdan bilgi alıyoruz.


İslamî Hayat: Hocam; bize kursumuzla alakalı bilgi verir misiniz? Kursumuzda kimler eğitim görüyor?

İsmet Deliceoğlu: Kursumuz iki dönemde kayıt alıyor. Biri yaz kursları. Yaz kurslarına 5’ i bitirenleri alıyoruz. Diyanet işleri başkanlığının 1.2.3. kur şeklinde bir tertibi var. Biz burada onları seviyesine göre sınıflara alıyoruz.

İslamî Hayat:Hiç bilmeyenleri de alıyorsunuz yani…

İsmet Deliceoğlu: Tabi. Hatta tercih ediyoruz. Çünkü hiç bilmeyenlere daha kolay öğretebiliyorsunuz. Yanlış bir eğitim almış olanı düzeltmek daha zor. Ekim ayından Mayıs ayına kadar olan eğitim programımıza ise 8. Sınıfı bitirenleri alıyoruz. Ona da yine hiç bilmeyenleri de biraz bilenleri de alıyoruz.

İslamî Hayat:Kursunuzdan mezun olanlar ne oluyor? Hangi okullara gidiyor?

İsmet Deliceoğlu:Başta ilahiyat olmak üzere hangi fakülteye isterse gidebiliyor. Biz 1984’ den beri İmam Hatip’i dışarıdan bitirmek isteyenler için eğitim başlattık. Sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı üç sınıfımız var. Bizim mezunlarımız arasında dişçiliği kazanan kızlarımız da var. Tabi, biz asıl olarak Türkiye’nin en iyi hafızlarını yetiştiriyoruz. Bir hafız kızımız Diyanet İşleri Başkanlığı'nın düzenlediği Kız Kur'an Kursları arası Hafızlık yarışmasında Trabzon'un Araklı ilçesinde üçüncü olarak dereceye girdi. Konya Ereğli’ de yapılan finalde talebemiz ikinci oldu. Hâlen de hafızlığı bitirenlere dışarıdan İmam Hatip’i bitirecek eğitimi veriyoruz. Kısacası Kur’an öğretmeni yetiştiriyoruz.

İslamî Hayat:Kur’an öğreticisine çok ihtiyaç var değil mi? Mesela Balkanlarda, Türkî cumhuriyetlerde ve Avrupa’da çok sayıda Kur’an kursu açılıyor. Sadece Almanya’ da yüzlerce kursumuz varmış.

İsmet Deliceoğlu:Çok doğru. Bakın bizim 1970-80 yıllarında Almanya’ dan, Fransa’dan Hollanda’ dan, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden birçok öğrencimiz vardı. Şimdi o kadar yok. Neden? Çünkü o zaman bizde okuyan kızlarımız şimdi gitmişler orada kurslar açmışlar, hocalık yapıyorlar. Bosna Hersek’ te kurslar açmış talebelerimiz var. Biz her yıl en az yirmi beş hafıza icazet veriyoruz. Yani artık “Uluslararası bir Kuran okuluyuz” diyebiliriz… Yetiştirdiğimiz talebeler nitelikli olduğu için Diyanetin açtığı yeterlilik sınavlarında başarılı oluyor, vazifelere tayin ediliyorlar. Kendi hocalarımızı da kendimiz yetiştiriyoruz. Etüd öğretmenlerimizin hepsi kendi yetiştirdiğimiz kişilerden.

İslamî Hayat:Öğretmen öğrencilere model de oluyor değil mi?

İsmet Deliceoğlu:Tabi ki hoca öğrencisinin feyz kaynağıdır. Öğrenci hocasını sevecek ki, severek öğrensin, onun gibi olmayı arzu etsin. Bu sebeple hocalarımız sevdirici bir eğitim tarzı uyguluyorlar. Başarılı olanları ödüllendiriyorlar, hediyeler alıyorlar.

İslamî Hayat:Ceza değil ödül metoduyla eğitim veriyorsunuz…

İsmet Deliceoğlu:Baskı, ceza, tahakküm ile eğitim yapamazsınız. Bunlar eğitime ters uygulamalardır. Sevdireceksiniz, sevgiyi verdiğiniz zaman hedefe ulaşıyorsunuz.

İslamî Hayat:Talebeleriniz daha çok hangi kesimden?

İsmet Deliceoğlu:Hiç fark etmez. Biz velinin nereli olduğuna, hangi siyasi görüşü benimsediğine, hangi cemaate mensup olduğuna bakmıyoruz. Kur’an öğrenmek isteyen herkese kapımız açık. Hatta mahrum bölgelere öncelik veriyoruz.

İslamî Hayat:Çok başvuru var mı?

İsmet Deliceoğlu:Bizde şu an dört yüz talebe okuyor. Üç yüzü yatılı, yüzü gündüzcü olarak okuyor. Başvuranlar çok daha fazla. Şimdi artık imtihanla alıyoruz. Çünkü bizim bir eğitim standardımız var. Yatakhanemizde belli sayıda yatağımız var. Biz beslenmeye de çok önem veriyoruz. Bizim bir aşçımız var, kendini vazifesine adayan bir insan. Aşçımızı götürüyoruz, kendisi seçiyor, öyle bağış verilen şeyler değil… Tabi bunlar hayırseverlerimizin sayesinde. Bu giderlerimizi hep halkımız karşılıyor. Bugüne kadar hiçbir gıda zehirlenmesi, bayat yiyecek, mide bozulması olmamıştır. Mutfağımızda kantinde çalışanların muayenelerini takip ediyoruz. Temizlik ve sağlık noktasında çok hassasız. Yatılı talebelerden de zaten sağlık raporu alıyoruz, bulaşıcı bir hastalık olamaz… Bu aşçımız 5-6 saatlik bir beyin ameliyatına girdi. Çıktığında yoğun bakıma almadılar, direk normal servise aldılar. O kadar başarılı bir ameliyat oldu ki. Kur’an eğitimine hizmetin çok büyük bereketi var.

İslamî Hayat:Öğrenciler dua etmişlerdir değil mi? Bir de burada sanki Eyüp Sultan hazretlerinin de bereketi var değil mi?

İsmet Deliceoğlu:Elbette, biz kendimizi sahabenin kanatları altında hissediyoruz. Onun himmetini hissediyoruz.

İslamî Hayat:Çok teşekkür ediyoruz. Biz biraz da hocalarımızdan bilgi alalım, izninizle… Nimet Hocam, önce sizi tanıyabilir miyiz?

Nimet Aygan Havlucu: Emniyettepe Kuran Kursu idarecisiyim. Ben de bu kurstan yetiştim. İstanbul Edebiyat Fakültesinde okuduğum yıllar dışında tahsil hayatım da, vazife hayatım da burada geçti. İlahiyatı dışarıdan bitirdim. Şu anda da dışarıdan Türk Dili ve Edebiyatı okuyorum.

İslamî Hayat:Maşaallah, eğitim sevdalısı bir idareci… Hocam talebeler kursunuza daha çok hangi amaçla başvuruyorlar?

Nimet Aygan Havlucu:Yaz kurslarımız dinî eğitime temel kazandırmaya yönelik. Beşinci sınıfı bitirmiş öğrencilerimiz başvurabiliyor. Biz yaşlarına, durumlarına göre sınıflara yerleştiriyoruz. Ekim ayında başlayıp Mayıs sonunda biten, normal eğitim dönemimize başvuranlar, hem Kur’an ve dini eğitimi alıp hem de dışardan İmam Hatip lisesini bitirmek için tercih ediyor. Kursumuz, kız- erkek karışık ortamlar olmaması sebebiyle tercih ediliyor.

İslamî Hayat:Öğrencileri imtihanla seçerek alıyormuşsunuz. Başarılı olanları mı alıyorsunuz?

Nimet Aygan Havlucu:Kursumuzun belli bir kapasitesi var. Ama onun çok üzerinde başvuru oluyor. Biz de en istekli ve istidatlı öğrencileri seçmek istiyoruz tabi ki. Ama mahrumiyet bölgeleri için de kontenjanımız var. Mesela dini eğitim veya kızların eğitimi bakımından mahrumiyet bölgelerinden baş vuran kızlarımıza, yetim kızlarımıza vakfımızın ayırdığı kontenjanı var. Onları geri çevirmemek için çaba gösteriyoruz. Başvuran öğrencilerimizi bir testten geçiriyoruz; ortaokul eğitiminde hangi seviyede, dini eğitimde ne gibi bir birikimi var? Buraya gelmekteki amacı ne? Gelecekte kendisini nerede görmek istiyor? Bir de bu test, öğrencinin kendisine en uygun bir sınıfa yerleştirilmesi için. Ama bu sabit değil, yani bilgili ve zeki olduğu halde o testte kendini gösterememiş öğrenciler olabiliyor. Bu sebeple bir aylık eğitimin sonunda tekrar bir sınıflandırma ile farklı bir sınıfa yerleştirilebiliyor.

İslamî Hayat:Birinci sınıfa kaydedilen öğrenciler hangi dersleri görüyor?

Nimet Aygan Havlucu: “Yüzünden okuma sınıfı” dediğimiz birinci sınıfta, sabahtan öğlene kadar müftülüğün temel dinî eğitim programını uyguluyoruz. Öğleden sonra öğrencilerimiz fizik, kimya, matematik, edebiyat gibi dersleri, branş öğretmenlerinden alıyorlar. Bunun yanında ev ekonomisi, mutfak dersimiz, nakış, dikiş, el işi dersleri de var, en azından söküklerini dikecek kadar... Bilgisayar dersimiz var, word, exel gibi temel programları öğreniyorlar. Tekvando gibi spor dersimiz var. Bir yıllık eğitimin sonunda öğrencilerimiz hakkında bir değerlendirme yapıyoruz. Hafızlık yapabilecek istidada sahip ve istekli olanlar hafızlığa geçiyor. Hafızlık bittikten sonra Arapça, tefsir ve İmam Hatibi dışarıdan bitirmek için kültür dersleri almaya devam ediyorlar. Hafızlık yapmayanlar da İmam Hatip’i bitirecek şekilde ders görmeye devam ediyor. İlahiyatı bitirene kadar öğrencilerimizle birlikteyiz, yeter ki istekli olsunlar.

İslamî Hayat:Siz hocalarınızı kendiniz yetiştiriyorsunuz değil mi? Hizmet içi eğitim çalışmalarınız da varmış galiba…

Nimet Aygan Havlucu:Başarımızın sırrı burada; öğretmen burayı tanıyor, öğrenciyi anlıyor. Çünkü o da burada okumuş. Ama dışarıdan gelen hocalarımızla da uyum içinde çalışıyoruz. Öğretmenlerimizin eğitimine önem veriyoruz. Hem gündemi ve gençleri tanımaları için, hem dinî ilimler ve eğitim bilimlerinde kendilerini yetiştirmeleri için hizmet içi eğitim seminerleri tertipliyoruz.

İslamî Hayat:Birkaç örnek verebilir misiniz hangi seminerler veriliyor?

Nimet Aygan Havlucu: Mesela bu sene getirdiğimiz konuşmacılarımız ve konularından örnek vermek istersek; ilahiyatçı- yazar Rasim Kökmen İnsan ilişkileri ve gıybet konusunu anlattı. Nurettin Yıldız hocamız Müslüman genç yetiştirmek, Halil İbrahim Kutluay Hz. Peygamberin gençlerle iletişimi, İsmail lütfü çakan Peygamberimiz (s.a.v.)’in hitabeti ve çevresiyle iletişimi, Şerafettin Kalay günümüz gençlerinin karşılaştığı fıkıh meseleleri gibi konuları işlediler…

İslamî Hayat:Allah razı olsun. Biraz da Derya hocamızla sohbet etmek istiyorum. Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Derya Ambaroğlu Küçük: İstanbul Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik danışmanlık mezunuyum. Daha önce yuvalarda, Özel Gökkuşağı ve Sadabat Kolejinde görev yapmıştım. 2002 -2003 yılından bu yana kursumuzda görev yapıyorum.

İslamî Hayat:Genç kızlarımızın psikolojik ihtiyaçlarıyla ilgili çalışmalarınız var mı? Sorunlu kızlar oluyor mu?

Derya Ambaroğlu Küçük: Öğrencilerin istekli gelmesi çok önemli. İsteksiz öğrencinin kursa adapte olmasında sorun oluyor. Eğer veli çocuğunu ceza gibi bir anlayışla göndermişse çocukta tepkili hareketler oluyor. Bunun dışında, çocukların arkadaşlarıyla, hocalarıyla olan problemlerine de yardımcı oluyoruz.
Çocuklar her zaman bize gelebiliyor. Gayet rahat bir şekilde özgürce kendini ifade edebiliyor.

İslamî Hayat:Nasıl yardımcı oluyorsunuz?

Derya Ambaroğlu Küçük:Tabi ki anlaşılmak, kabul edilmek çok önemli. Bazen sadece kendini ifade edebilmek bile yeterli oluyor. Öğrenciler anlaşıldıklarını hissedince daha rahat bir şekilde kendilerini ifade edebiliyor. Eğer gerekiyorsa çocuğun velisini çağırıyoruz, görüşüyoruz. Eğer hocasıyla sorunu varsa hocasıyla ilişkisini düzeltmesine yardım ediyoruz. Çocuklara, etrafıyla nasıl iletişime girebileceği yönünde yol gösteriyoruz.

İslamî Hayat:Öğrencilere nasıl rehberlik yapıyorsunuz? Meslekî rehberlik de yapıyor musunuz?

Derya Ambaroğlu Küçük:Tabi öğrencilerimiz ergenlik çağında oldukları için kendilerini tanımaya ihtiyaçları var. Onlara kendilerini tanımaları için “bireyi tanıma teknikleri” dediğimiz bazı teknikler var, diğer okullarda da uygulanan sosyometridir, otobiyografidir, problem tarama listesidir, bu tarzda anketler uyguluyoruz. Bir çocuğun durumuna bir sene boyunca bakıyoruz. Birinci yılın sonunda öğretmenler öğrenciler hakkında raporlar hazırlıyor. Rehber hocalarımız da anketler yapıyor. Sonunda hangi öğrencilerimizin kuran öğretmeni olmaya istidatlı olduğuna karar veriyoruz. Onları ileri sınıfa geçiriyoruz. Meslekî envanter uyguluyoruz. Çocukların kabiliyetlerini tanıması noktasında… Çocuğun hedefi yoksa kendisine hedef koymasını sağlamaya çalışıyoruz. Hatta dershaneden de uzman getirip seminer verdiriyoruz. Onlar meslek seçiminde sınav sisteminde son değişiklikleri anlatıyor. Meslek dalları hakkında, sınav kaygısı gibi konular hakkında bilgi veriyor. Öğrenciler sorular hazırlıyor. Kendimize özgü anketlerimiz de var, öğrencinin kursla ilgili düşünceleri, istek ve beklentilerini soruyoruz. Memnuniyet derecesini öğrenmeye çalışıyoruz. Yemekle, temizlikle ilgili sorunları var mı? Veya eğitimle, hocalarla ilgili bir sıkıntı yaşıyorlar mı? Ne tür ek dersler isterler? Bu tarz sorular soruyoruz. Ek derslerimizi, seçmeli derslerimizi bu anketler sonucunda belirliyoruz. Tekvando gibi spor derslerimiz var, hem talebenin enerjisini deşarj etmesine yardım ediyor, hem de sporun ruhen ve bedenen gelişmelerine birçok faydaları var. Hayata hazırlamak için beceri derslerimiz var. Çok yoğun sosyal faaliyetlerimiz var, seminerler, geziler tertipliyoruz. Emirgân Korusu, Miniatürk gezisi, Panaroma gezisi, Halk Ekmek Fabrikasına gezi düzenledik. Ödüllü öğrencilerimizi de aylık olarak kahvaltıya veya yemeğe götürüyoruz. Sene sonu hediyelerimiz var. Ay birincisi seçip hediyeler alıyoruz, motivasyon olsun diye…

İslamî Hayat:Bunların masraflarını kim karşılıyor?

Derya Ambaroğlu Küçük: Bazen vakfımız karşılıyor, bazen bir hayırsever karşılıyor. Bazen öğretmenler olarak kendi aramızda karşılıyoruz.

İslamî Hayat:Velilerle işbirliğiniz nasıl?

Derya Ambaroğlu Küçük:Velilerle işbirliği içinde çalışıyoruz. O ailenin ihtiyacı neyse o yönde yardımcı oluyoruz. Aile içinde iletişim sorunu mu var, sevgilerini mi gösteremiyorlar? Soruna yönelik bilgileri verip tavsiyelerde bulunuyoruz. Eğer çocuğun ihtiyacı varsa psikologa götürmeleri için yönlendirme yapıyoruz.

İslamî Hayat:Peki, ağır sorunu olan öğrenciniz oluyor mu?

Derya Ambaroğlu Küçük:Olabiliyor. Bazen velilerimiz çocukta bir takım problemler gördüğü zaman “Bunu ben yetiştiremedim, vereyim kursa, onlar yetiştirsinler” diye getiriyorlar. Bu yanlış bir anlayış… Şöyle bir beklenti var, on beş yaşındaki kızı Kur’an kursuna verelim, onlar bir yıl içinde namaza alıştırsın, dik duruşlu, şahsiyetli bir tesettürlü kız yetiştirsin. Hâlbuki namaz eğitimi yedi yaşından itibaren başlamalıdır. Bizim elimizde sihirli değnek yok. Çocuk o yaşa kadar internette zaman geçirmeye alışmışsa, erkek arkadaş edinmişse veya başka alışkanlıkları varsa biz onları birden bire değiştiremeyiz ki… Eğer öğrenci buraya ceza olarak getirilmişse buraya karşı olumsuz duygular besliyor. Davranışları olumsuz oluyor ve hatta kendisini attırmak için uğraşıyor.

İslamî Hayat:Öyleyse şöyle diyebilir miyiz? Veliler çocuklarını Kur’an kursuna ayarları bozulmadan önce getirsinler, bozulduktan sonra tamire değil... Peki, öğrenci böyle davranınca ne yapıyorsunuz?

Derya Ambaroğlu Küçük:Eğer öğrenci eğitime uyum sağlayamıyorsa velileri bir psikologa danışmaları için yönlendiriyoruz. Onun da görüşüne göre davranmalarını söylüyoruz. Eğer psikolog “Bu öğrenci için yatılı eğitim uygun değil” derse başka bir eğitim modeline yönlendiriyoruz. Mesela gündüzcü eğitim olabilir. “Evinin yakındaki bir kursa devam edebilirsin” diyoruz. Bazen veliler bu konuda çok ısrarcı oluyor, bu doğru değil…

İslamî Hayat:Sekiz yıllık eğitimin zararı oldu mu?

Derya Ambaroğlu Küçük:Tabi ki, beşinci sınıfı bitirmiş bir çocuk daha masumdu, bozulmamış bir fıtratı vardı. Daha kolay öğreniyordu. Halbuki sekizinci sınıfı bitirinceye kadar çocuk bazı alışkanlıklara sahip olmuş oluyor. Onları velinin işbirliği olmadan tek başına çözemiyoruz.

İslamî Hayat:Velilerle işbirliği için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Derya Ambaroğlu Küçük:Öğrencilerimizi tanımak ve beklentilerini öğrenmek için anketler düzenlediğimiz gibi velilere yönelik anketler de düzenliyoruz. Veli öğrenciyi hangi beklentilerle kursumuza gönderiyor? Ne gibi faaliyetler bekliyor? Bu anketlerin sonuçlarını değerlendirip raporlar hazırlıyoruz, idareye sunuyoruz. Velilerimize yönelik seminerler de tertipliyoruz. Ünlü yazarlar getiriyoruz, okumayı özendiriyoruz.

İslamî Hayat:Çok teşekkür ediyoruz.


Sayı : 4
Büyük Kapak