Erzurumlu Hakkı Hazretlerinden Nasihatler

Sayı : 55 / Eylül 2016, Konu Başlığı : Saadethane

Erzurum’lu İbrahim Hakkı hazretleri, 1703 yılında Erzurum'un Hasankale (Pasinler) kasabasında dünyaya gelmiştir. Ailesi Erzurum’a Horasan tarafından gelip yerleşmiştir. Dedesi Molla Bekir isminde cömertliği ve civanmertliği ile tanınmış bir yiğittir. Azak seferine katılıp orada şehadet mertebesine erişmiştir. Babası Derviş Osman Haseni ise ilim tahsilinden sonra tasavvuf yoluna mensup olmuş halim selim, güzel ahlaklı bir zattır. İbrahim Hakkı da babasının yolundan giderek Siirt'in Tillo Bucağındaki Şeyh İsmail Fakirullah'a intisap etmiştir. Orada tahsil ve terbiyesini tamamlayan ünlü alim Erzurum'a dönüp imam ve hatiplik görevi yaparak nasihatleriyle halkı aydınlatmaya çalışmıştır. Çeşitli seyahatlerden sonra eserlerini kaleme alır. Yazdığı eserleri kadar mürşidi İsmail Fakirullah hazretleri için yaptırdığı türbeyle de meşhurdur. Kendisi de vefatından sonra aynı türbeye defnedilmiştir.

Güzel Anadolu’muzun ilim, irfan, tasavvuf ve edebiyat tarihinde önemli yere sahip olan Erzurum'lu İbrahim Hakkı Hazretleri, insanlara faydalı olacak ilimleri halk seviyesine indirebilmiş olmasıyla meşhurdur. İbrahim Hakkı hazretlerinin eserlerinin bir kısmı, geniş halk kesimlerine hayatın içinde rehberlik eden nasihatlerden oluşur.

Bu kısa ve özlü nasihatlerinden biri de, erkeklere hanımıyla iyi geçinme ve sohbetin edebine dair öğütleridir.

Ey Aziz! Edeb ehli demişlerdir ki, erkeğin hanımı ile sohbetinin edeb ve şartları şunlardır:

* Bir erkek hanımına karşı muamelesinde iyi huylu olmalıdır. Onunla rıfk (arkadaşça) ve yumuşaklıkla sohbet ve ülfet etmeli, tatlı ve hilm (hoşgörü ve anlayış) ile söyleşmelidir. Nitekim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bir hadis-i şerifinde: “İnsanların hayırlısı, ehline hayırlı ve faydalı olan kimsedir” (Müslim, Birr, 149) buyurmuştur.

* Eve girince, hanımına selam verip, halini sormalıdır. Tenhada neşeli görünce saçlarını okşayıp, tatlı sözlerle bûs etmeli (öpmeli), sarılmalıdır.

* Tenhada üzüntülü bulunca, ona çok sevdiğini söylemelidir. Şefkatle gönlünü almalı, tatlı konuşmalıdır.

* Ehlinin hatırını hoş tutmak için doğru olmasa da işe yarar sözlerle gönlünü almalıdır. Zira o kocasının evinde mahbûs, başkasından meyus (ümidini kesmiş) ve kocasıyla dostluk eden dert ortağı, gam gidericisi, iş ortağı, oyuncağı, tarlasıdır.

* Çocukların terbiyesinde ehline yardım etmelidir. Çünkü çocuk anasına gece gündüz feryad ü figan ile bir zaman istirahat vermez, amansız alacaklıdır. Ona yardım edene, Mevlası yardım eder.

* Ehline kendi giydiği kıyafet kalitesinde elbise giydirmelidir. Kendi yediği yemek kalitesinde yedirmelidir. İmkânı varsa nafakasını geniş tutmalıdır. Ehlinin meskenini (evle ilgili ihtiyaçlarını) elbisesini ve nafakasını karşılamayı boynuna vacib bilmelidir.

* Ehlini hiç dövmeyip, dünya işlerindeki kusurlarından ötürü hakaret etmemeli, kötü söz söylememelidir.

* Ehlinin din işlerindeki kusurları için bir günden çok küsmemelidir. Rıfk ile onu idare etmelidir.

* Ehlinin kötü huyları baş gösterince, kabahati kendinde bulup, “Ben iyi olsaydım, o da iyi olurdu,” demelidir.

* Hanımı öfkeli olduğu zaman erkek sükut etmelidir. Erkek susunca, hanımı pişman olup, özür diler. Çünkü kadın zayıf yaradılışlıdır, kocası susup küsünce mağlub olur.

* Ehli güzel huylu olup, her hizmetini seve seve yapmağa başlayınca, ona dua, Hakka şükr ve sena etmelidir. Çünkü erkeğe, uygun bir hanım, şükrü edilemeyen bir nimettir.

* Ehline öyle davranmalıdır ki, hanımı, “Kocam beni, herkesten çok seviyor,” diye bilmelidir.

* Evin idaresi ve geçimi hususunda ehliyle meşveret edip, ona danışmalı, diğer büyük işlerini ona anlatıp üzmemelidir.

* Ehlinin günah olmayan kusurlarını ve hareketlerini görmezlikten ve bilmezlikten gelmelidir.

* Ehlinin gizli hallerini ve ayıblarını herkesten saklamalıdır.

* Ehli ile şakalaşıp, latife ve çeşitli oyunlar yapmalıdır. Nitekim Hazret-i Habib-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ezvâc-ı mutahharasıyla oyunlar yapar, onlara karşı insanların en zarifi olurdu. Hatta bir defa Hazret-i Aişe radıyallahu anha ile yarış ettiklerinde, Hazret-i Aişe geçti. Sonra bir daha yarış yaptıklarında Resûlullah geçti. Çünkü erkeğin hanımı ile oynaması boş ve lüzumsuz değildir, belki doğrudur ve taattir.

* Ehlini kalabalık insanların bulunduğu yerlerde oturtmamalıdır. Böylece namahrem görüp, onlara meyl etmez.

* Ehline Kur’an-ı Kerim okumasını farzları ve dinin edeblerini öğretmelidir.

* Ehline çok süslü ve değerli elbise giydirmemeli, ta ki böylece süslerini göstermek için dışarı çıkıp, caka satmasın ve evinin hanımı olsun.

* Ehlinden izinsiz sefere, belki hacca gitmemelidir.

* Ehli saliha ve itaatkâr ise, üzerine bir daha evlenmemelidir.

* Ehline üzüntülerini, sıkıntılarını, düşmanlarını, borçlarını söylememelidir.

* Ehline yüzü ve arkasında hayır dua edip, bed dua etmemelidir. Zira gece ve gündüz onun hizmetindedir. Ekmek pişiricisi, yemek yapıcısı, çamaşırı dikicisi ve yıkayıcısı, evinin ve malının koruyucusudur. Belki enisi, munisi, yâri ve nigârıdır.


Sayı : 55
Büyük Kapak