Evhamlı mıyız?

Sayı : 25 / Mart 2014, Konu Başlığı : Kendimizi Tanıyalım

Zihnimizden kovamadığımız kötümser düşünceler, vesveseler, hemen hepimizin zaman zaman düştüğü bir tuzaktır. Kanser olur muyum? Evliliğim kötüye gidiyor mu? Çocuklarımın başına kötü bir şey gelir mi? Trafik kazası geçirir miyiz? Ve benzeri endişeler bazen hayatımızı etkileyecek kadar bizi esir alır.

Gerçekten de hayat, endişe duygumuzu tetikleyen bazı tehlikelerle doludur. Şeytan da insandaki korku ve kaygı hislerini kötümser hayallerle tahrik ederek iç huzurunu bozmaya çalışır. Öyle ki bazen iç huzurumuzu kaybetmemiz, hayatımızı ve kulluk görevlerimizi aksatacak kadar bizi yıpratır.

"Evham" nedir? "Kaygı"nın ne kadarı normaldir? Hem kendimizi hem etrafımızdaki kişileri gerginleştiren "evham"larla nasıl baş edebiliriz? İşte size basit birkaç soru…

1- Bebeğinizin öksürükleri sizi sanki onu kaybedecekmişsiniz gibi endişelendiriyor. Altı yaşındaki çocuğunuzun balkona çıkması kalbinizin hızlı hızlı çarpmasına sebep oluyor. Eşiniz araba kullanırken biraz süratini artırsa sanki kaza yapacakmış gibi telaşlanıyor ve hemen yavaşlamasını istiyorsunuz. Bu gibi durumları hangi sıklıkla yaşıyorsunuz?

a- Bu benim neredeyse her zamanki halim. Hatta ortada bu gibi sebepler olmasa bile endişeye kapılıyorum.

b- Elbette ortada endişe edilecek bir durum olduğu zaman endişelenirim. Sonuçta çocuklarımız bize emanet edilmiş. Onları korumak için elimden geldiği kadar tedbirli olmaya gayret ederim.

Cevap: Çoğumuzun evham dediği duygu, aslında sorumlu ve vicdanlı her insanın hissedeceği normal bir koruma, tedbirli olma duygusudur. Bu üzerine annelik-babalık vazifesini almış her insanda makul bir dozda olmalıdır. Çünkü bebeklerin dili yoktur ki durumunu anlatsın. Onun halini takip edip, hastalığı nasıl seyrediyor, iyiye gidiyor mu, diye ilgilenmek mesuliyet duygusunun gereğidir. Yine aklı ermez çağdaki çocukları tehlikelerden korumak, kaza yapma riskini artıran yüksek hız gibi faktörler karşısında endişelenmek tabidir ve gereklidir. Evham, insanın ortada bir sebep yokken beyninde üreyen kötümser hayal ve düşünceleri kontrol edemez hale gelmesidir.

2- Aileden biri dışarı çıktığı zaman eve dönünceye kadar zihninizde türlü türlü hayaller canlanıyor mu? Çocuğunuzu okula bırakıp eve dönmekte zorlanıyor musunuz? Arabanızı park ettiğiniz yerde duruyor mu, diye kontrol etmek, ocağın altını kapattım mı, diye sık sık yataktan kalkıp bakmak, gibi durumları hangi sıklıkla yaşıyorsunuz?

a- Bu durumları çok sık yaşıyorum. Eşim biraz geciktiğinde ve telefonu da açmadığında büyük kavgalar çıkabiliyor. Okul kapısında bekleyip çocuğumu kontrol etmek istiyorum. Ocağı, kapı arkasındaki anahtarı, prizleri defalarca kontrol ediyorum. Etmezsem sıkıntı hissediyorum.

b- Bu durumu ancak endişe verici bir durum varsa yaşarım. Bazen aklıma kötü ihtimaller gelebilir ama kendi kendime, “Benim gücüm hiçbir şeyi korumaya yetmez. Böyle bir sorumluluğum da yok.” Derim ve hepsini muhafaza etmesi için Allah'a dua ederim.

Cevap: Evhamın en yaygın sebeplerinden biri, aşırı kontrolcülük ve sorumluluk duygusunu abartmaktır. Bazı anne babalar, çocuklarını büyümesine, kendi başlarına hareket etmesine izin veremeyecek kadar aşırı kontrolcü olabiliyorlar. Bunun sebebi de, kendilerini, onları tehlikelerden korumaktan sorumlu hissetmektir. Eğer başlarına bir hal gelirse büyük bir vicdan azabı çekmekten korkarak süreli kontrol altında tutmak istiyorlar. Evlerini, eşyalarını ve diğer şeyleri de öyle… Bizler kuluz, gücümüz sınırlı. Sorumluluğumuz da ancak gücümüzle orantılıdır. Gücümüz yettiği kadar bize düşen tedbirleri aldıktan sonra Allah'a tevekkül edersek aşırı kaygıdan kurtuluruz. Çünkü Allah ilmiyle ve kudretiyle her şeyi kuşatmıştır. Her şeyi korumak O’na zor gelmez. Buna inanan bir insan aşırı evhama kapılmaz.

3- Hissettiğiniz endişe sizde bedensel ve zihinsel rahatsızlığa sebep oluyor mu? Mesela kalp çarpıntısı, titreme, seğirme, ellerde terleme, uyuyamama, dikkatini hiçbir şeye verememe, gibi rahatsızlıklar hayatınızı etkiliyor mu? Ne zamandan beri böyle bir durum yaşıyorsunuz?

a- Evet, hayatım durma noktasına geldi. Aylardır huzursuzum, kendimi rahatlatmanın bir yolunu bulamıyorum.

b- Böyle bir durumu ancak geceleyin telefon çalması, yer sarsıntısı, şiddetli bir rüzgar esmesi gibi hallerde, bu duruma bağlı olarak hissederim. Ama bu hal bir süre sonra geçer.

Cevap: Hepimiz tehdit hissettiğimiz durumlar karşısında irkiliriz, geçici rahatsızlıklar yaşarız. Ancak bazı kişilerde beyindeki kaygı merkezi bir sebepten bozulmuştur, devamlı huzursuzluk hissederler. Bunun sebebi, takıntı, anksiyete veya depresyon olabilir. Kişi bunları tetikleyen bir vakıa yaşanmış da olabilir. Mesela bir gece telefon çalmış, bir yakınının hastaneye kaldırıldığını duymuştur. O günden beridir herhangi bir saatte, herhangi bir telefon çalması aynı kalp çarpıntısına sebep olmakta ve bir türlü yatıştırılamamaktadır. Eğer huzursuzluk ve rahatsızlıklar altı aydan beri devam ediyorsa kişinin psikiyatrik yardım alması gerekebilir.

4- Evham duygusu ibadet hayatınızı da etkiliyor mu?

a- Evet, ne zaman namaza dursam aklıma çeşitli düşünceler hücum diyor ve “Bu namazın kabul oluyor mu?” gibi endişeler yüzünden namaz kılmayı canım istemiyor. Hatta bazen kalbime iman meseleleri hakkında da vesveseler geliyor.

b- Namaz kılarken başa düşünceler aklıma gelince üzülüyorum. Ama yine de elimden gelen bu, Allah beni affetsin ve daha iyi kılmayı nasip etsin diye ümit ederek namazımı kılmaya çalışıyorum.

Cevap: Vesvese şeytanın başvurduğu silahlardan sonuncusudur. Eğer şeytan bir kulu inkâra sürükleyemez veya ibadetten alıkoyamazsa vesvese vererek işini zorlaştırmaya çalışır. Kalbimize vesvese gelmesi bizim mümin olmamızın bir delili gibidir. Vesvesenin çaresi şeytandan olduğunu bilip değer vermemektir. Bizler amelle cennete girecek değiliz, Allah'ın rahmetiyle cennete gireceğiz. Görevimiz son nefese kadar elimizden geleni yapmaya devam etmektir.


Sayı : 25
Büyük Kapak