Evleneceğim Kişiyi Nasıl Tanıyabilirim?

Sayı : 12 / Şubat 2013, Konu Başlığı : Goncagül

Bir vakıfta genç kızlarımızla sohbet ediyoruz. Evlenmeden önce flört etmenin, yani gezip tozmanın, -günümüz tabiriyle çıkmanın- dinimizce uygun görülmediğinden bahsettik.

Kızlardan biri söz isteyip sordu:

- Peki, ben bir görüşmede talibimi nasıl tanıyacağım? Anlaşabilecek miyiz, birbirimizi sevecek miyiz? Evlenmek istediğim kişinin o olup olmadığını nasıl anlayacağım?

Kızımızın gözlerine baktım, sorusunda samimiydi. Yani niyeti itiraz etmek veya sorgulamak değil, gerçekten öğrenmek istiyordu. Bunu sohbetteki birçok genç kız da merak ediyor olmalıydı ki, bütün kızlarımız dikkat kesilmişti.

- Aslında bir kişiyle bir kere de görüşsen, yüz kere de görüşsen onu tam anlamıyla tanıyamazsın. Ancak kendisini göstermek istediği kadarını görebilirsin. Kendini olduğundan başka türlü göstermek isterse gerçek manada tanıman pek mümkün olmaz. Bu sebeple bu görüşmeler tek başına karar vermeye yetmez. Muhakkak talibiniz hakkında tarafsız kişilerden, sağlıklı, güvenilir bilgiler almalısınız. Aileniz bu konuda size yardımcı olabilir. O kişinin yetiştiği çevreyi ve o çevrede nasıl tanındığını soruşturabilir. Bu bilgilerle donanmış olarak görüşürseniz daha doğru bir karar verebilirsiniz. Hatta eski zamanlarda insanlar hiç görüşmeden evleniyorlardı ama o kadar güvenilir bilgilerle karar veriyorlardı ki, çoğu zaman evlilikler bugünkünden daha sağlam oluyordu.

- Ya ailem onları hiç tanımıyorsa?

- Evet, maalesef bugün büyük şehirlerde insanların birbirini tanıması zorlaştı. Eskiden bir insanı sülalesine kadar araştırabilirdin. En azından dürüst ve iyi halli kişiler olup olmadığını bilirdin. Bugün de en azından okulundan, yetiştiği muhitten araştırmak mümkündür. Bunu ihmal etmemek gerek. Ailenizin desteğine ve fikrine değer verirseniz sizinle ilgilenirler, yardımcı olurlar. Bir genç kızın ailesinin arkasında durması çok önemli. Ailenizin size sahip çıkması, karşınızdaki kişinin size önem vermesini ve size karşı sorumlu davranmasını sağlar.

- Diyelim ki ailem genel olarak “iyi” dedi. Ama ben merak ediyorum, acaba bu kişiyi sevebilecek miyim? Uyumlu bir çift olabilecek miyiz?

- Öncelikle iki şeyi birbirinden ayıralım; sevgi ile uyumlu olmak birbirine çok bağlı şeyler değildir. Birbirinden çok farklı özelliklere sahip kişiler birbirini sevebilir. Ama birbirini seven herkes anlaşamayabilir. Birbirini severek evlenen birçok kişi daha sonra anlaşamayıp ayrılıyor. Burada sevgi dediğimiz şeyin tarifi çok önemli. Eğer bir kişi bizi heyecanlandırıyor diye, ondan hoşlanıyorum diye seviyorum zannediyorsak bu doğru değil. Bugün bilim dünyası bu tarz heyecanlı-tutkulu duygu hallerinin bir beyin fonksiyonundan kaynaklandığını ortaya koymuştur. Edebiyatta, sanatta “aşk” diye pek abartılan bu hisler, aslında neslin idamesi için insanın yaratılışına konmuş bir arzudan başka bir şey değil. Ama bu coşkun hisler, ister kavuşun ister ayrılın altı ayda bitiyormuş.

Kızlar şaşırıyor.

- Aaa. Gerçekten mi? Evlilik aşkı öldürür dedikleri bu muymuş?

- Hayır, çiftler evlenmeseler de bu heyecan geçiyor… Hatta tam aksine, evlilik, sevginin çok daha uzun ömürlü olmasını sağlayabilir. Belki heyecanlı bir tutku şeklinde değil; ama güven uyandıran, tutarlı bir sevgi halinde... Sebebi ise birbirine karşı dürüst davranan ve birbirleri için sürekli fedakarlıklar yapan iki insanın zamanla birbirini içtenlikle sevmesi, benimsemesi… Bu sevgi, nefsani bir arzu gibi gelip geçici değil, ruhani bir his olduğu için çok daha kalıcı… Bu yüzdendir ki bizim geleneğimizde; “Nikahta keramet vardır” diye bir söz yerleşmiştir.

- Peki uyumlu olup olmadığımızı nasıl anlayabiliriz?

- Uyumlu olmak derken kastettiğin, huy ve mizaç bakımından birbirine benzer olmak mı?

- Evet, mesela huylarımız birbirine uygun mu?

- Dikkatli bir kişi bunu bir-iki görüşmede anlayabilir. Mesela bir insanın konuşma tarzı onun birçok huyunu ele verir. Ağır ağır mı konuşuyor yoksa aceleyle mi? Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla mı anlatıyor yoksa konudan konuya mı atlıyor? Ciddi mi, yoksa her konuda espri yapılacak bir taraf buluyor mu? Konuşkan mı, yoksa az konuşmayı mı seviyor. Bunları bir görüşmede bile anlamak mümkündür.

- Tercihimizi nasıl yapacağız? Hangisi iyidir?

- Tabi ki bu gibi konularda itidalli, yani aşırı olmayan, ölçülü bir insan olmak en güzelidir. Ancak herkesin bir huyu olacaktır. Bunu çok büyütmemek gerek. Yeter ki genel olarak iyi bir insan olsun. Hatta şu da tecrübe edilmiş bir gerçektir: karı kocalar zamanla birbirlerine benzerler. Yeter ki taraflar evlilik birliğine değer versinler. İnsanlar kendilerinden farklı olan kişiyle birlikte yaşarken, onun güzel özelliklerini edinip kendi huylarını güzelleştirebilirler.

Bu sırada kızlardan biri, çoğunun aklından geçeni dile getiriveriyor:

- Keşke bize uyum sağlayacak bir eşimiz olsa!

Ben de bu vesileyle baştan beri asıl söylemek istediğim şeyi söyleyiveriyorum:

- Ooo siz daha en baştan uyumu karşı taraftan beklerseniz işiniz zor… Bakın arkadaşlar, karşınızdakini tanıyıp seçmekten daha önemli olan kendinizi olgunlaştırmak olmalı… Siz geçimsiz olduktan sonra dünyanın en iyi adamıyla bile geçinemezsiniz. Ama siz tatlılıkla, güzellikle idare etmeyi becerirseniz, ufak tefek meseleler evliliğinize gölge düşüremez. Hoşgörüyü ve fedakârlığı devamlı karşı taraftan beklemeyin; aksine bu evliliği yürütme sorumluluğunu kendi omuzlarınızda hissedin. Bu şimdiye kadar en çok işe yaramış çözümdür.


Sayı : 12
Büyük Kapak