“Evvelden de Zikir Çekerdim Ama Şimdi Tadı Farklı…”

Sayı : 56 / Ekim 2016, Konu Başlığı : Söyleşi

Seyda Muhammed Konyevi Hazretlerini ilk gördüğünüz zamanı ve tevbe alışınızı anlatır mısınız? Neler hissettiniz? Konya’ya, külliyeye, dergahlara gidişinizin sizin için mana ve önemi nedir? Manevi açıdan sizi nasıl etkiliyor?

Hülya Kurban:
Ben daha önce Allah dostlarını tanımıyordum. Tasavvuf yoluna da karşıydım. Bir akrabam başka bir cemaate bağlıydı. Sormuştum, neler yaptıklarını ve rabıta yaptığını anlatmıştı. Ben ona şiddetle karşı çıkıyordum.

Komşum Seyda hazretlerinden tevbe almış. Bir gün bizi de sohbete davet etti. Komşumla beraber sohbet yapılacak eve gittik. Fatma ablamız o gün sohbet yapmıştı, sohbetten sonra karşılıklı soru ve cevaplar oldu.

Sonra sordu, “Tevbe almak isteyen var mı?” diye. “Ben tevbe almak istiyorum,” dedim. Sekiz şart adabını anlattılar bize. Sonra oradan komşumla birlikte eve dönmek için yola çıktık.

Yolda bana bir hal oldu, içimden ağlamak geliyor. İzah edemiyorum, komşuma “Yanlış anlama, kötü bir şey yok. Niçin ağladığımı ben de bilmiyorum,” diyorum. O şekilde iç dünyamda bir değişim başladı.

Sekiz şartı yerine getirdim. Ondan sonra bir hal oldu, salâvat getiriyorum, içimden ağlamak geliyor. Kuran-ı Kerim okuyorum, ağlıyorum. Çocuklarım küçüktü, ben ağlayınca yanıma geliyorlardı, “Bir şey mi oldu?” diyorlardı.

Sonra Konya’ya gideceklerini duydum. Kafile var, dediler. İçime bir arzu düştü, “Ben de gitmek istiyorum,” diyorum. Eşime söyledim. O da “Olur, Mevlana hazretlerini ziyaret ederiz,” dedi. Yer ayırttık.

Giderken hala ben Seyda hazretleri hakkında fazla bir şey bilmiyordum. Köye gelince şaşırdım, biz şehir merkezine gideceğimizi zannediyoruz. Orada bana bir hal geldi, herkese gülümsüyorum. Biz hanımlar Seyda hazretlerini göremedik ama erkekler gruplar halinde ziyaret etmişler.

Ben, “Beyim bana kızacak. Beni nereye getirdin?” diyecek, diye kendi kendime endişeleniyorum. Bir ara beyimi gördüm, bir baktım ki, kendini kaptırmış, yerleri süpürüyor. Meğerse o Seyda hazretlerinin yanına girmiş. Önce girmekten korkmuş, çünkü bakmış ki, girenler hep ağlayarak çıkıyor. “Burada ne oluyor?” diye kaçmayı bile düşünmüş.

Ama sofinin bir tanesi, “Tevbe aldın mı?” deyip alıp onu Seyda hazretlerinin yanına getirmiş. Diyor ki, “Seyda hazretleri yatakta yatıyordu. Göz göze geldiğimiz anda bütün bedenim titredi. Elimizi biat için uzattığımızda benim elim en üstteydi. Elini üstüne koydu ve yüzüme baktı. O anda bana bir hal oldu.”

Eve dönünce beyimle birlikte adabı tekrar yaptık. Çok uzun zaman tasavvufa karşı olduğum için bunlar benim hep “Olmaz öyle şey,” dediğim şeylerdi. Ama o halleri yaşadıkça, yaşanan değişime şahit olunca artık anlıyorsunuz ve kalbinizde şüphe kalmıyor. Ondan sonra ziyaretlerimize devam ettik.

Seyda hazretlerinin sizi en çok etkileyen sözü ve hali nedir?

Hülya Kurban:
Seyda hazretlerinin sohbetleri beni her zaman çok etkiliyor. Onun beni en çok etkileyen bir sözü de şudur: bir keresinde demişti ki, “Ben size sabaha kadar konuşsam, siz de beni sabahlara kadar dinleseniz benim derdime derman olmaz, ancak benim dediklerimle amel ederseniz o zaman benim içimdeki derdime derman olursunuz.” Bu sözü beni çok etkilemişti.

Seyda hazretlerinin üslubu çok yumuşak ama sohbetini dinlediğin zaman işin ciddiyetini anlıyorsun. İnsana konunun önemini anlatıyor. Daima insanlara Allah'ın rahmetini anlatır ama Allah'ın büyüklüğünü de öyle anlatır ki sen ehemmiyetini anlamış oluyordu. Pek fazla cehennemden, azabdan bahsetmez, bahsedince de yine hemen tevbeyi hatırlatır, ümit verir. Bu sebeple Seyda hazretlerinin sohbetleri çok etkili oluyor.

Tasavvuf yoluna girmek hayatınızda neleri değiştirdi? Gerek hayata bakışınızda, gerek yaşantınızda nasıl etki yaptı?

Hülya Kurban:
Evvelden de Kuran-ı Kerim okurdum, zikir çekerdim ama şimdi tadı farklı. Namazın da farklı, tesbihin de farklı. Hem bilerek yapıyorsun ya.

Eşim umreye gidiyordu, ama beni götürmüyordu. Çok üzülmüştüm. Kendi kendime rabıtada “Niye ben gidemiyorum, beni niye götürmüyor,” diye geçirdim. Sonra bir baktım telefon çaldı, eşim, “Seni de götüreceğim,” dedi.


Sayı : 56
Büyük Kapak