Öfke Kontrolü Şart!

Sayı : 25 / Mart 2014, Konu Başlığı : Saadethane

Öyle bir misafir düşünün ki hayatınızın her alanında…

… eve gelse…

anne ile evladının arasını açıyor…

severek evlenen insanları canından bezdiriyor…

babayı evlat düşmanı yapabiliyor…

…işyerine gelse…

patronunuzu size düşman gibi gösteriyor

Mesai arkadaşlarınızın sizi küçümsediğini düşündürtüyor

İşverenseniz, çalışanlarınızın iş yavaşlattığını zannettiriyor

…okula gelse…

Öğretmeni çileden çıkarıyor

Öğrencilerin arasında kavga/saldırganlığı kol gezdiriyor

Küçük çocukların sayısız darp almalarını neden oluyor

Öyle bir misafir düşünün ki, gittiği her yerde insanlara hayatı zorlaştırıyor…

Öyle bir misafiri kabul eder misiniz?

Onu evinize almak ister misiniz?

Kim ister ki!

Öfke öyle bir misafir işte…!

Lafa gelince kimsenin istemediği, ama evimizden, işyerimizden nasıl uzaklaştıracağımızı bilemediğimiz, oysa yapıcı ve iyi yanlarıyla aramıza gelse, hiç mi hiç bırakmak istemeyeceğimiz iki yönlü bir misafirdir öfke…

Olumlu sonuçları keşfedilse çok işe yarayacak, olumsuz sonuçları kullanıldığında işleri zorlaştıracak.

Öfkeyi Kışkırtmamak İçin

Yıllardır talep eden herkese öfke kontrol becerisi kazandırmaya çalışıyorum.

Öfke, normal ve sağlıklı bir duygudur. Zararlı olan, onun yanlış düşüncelerle kışkırtılıp, saldırganlığa dönüştürülmesidir.

Psikolojinin en çok ilgilendiği gizemli yolculuklardan birisidir öfke. Dolayısıyla hakkında yazılacak öyle çok malzeme var ki.

Okuduğunuzda göreceksiniz, öfkenin felsefesini yapmadım. Öfkeyle ilgili dolambaçlı yazılar yazmadım. Doğrudan uygulanabilir, pratik bir öfke kontrol becerisi kazandırma programı yazdım sizler için.

Aklınıza gelenleri, öfke kontrol süzgecinizden geçirip, sevdiklerinizle daha huzurlu yaşadığınızda, içinizde bir yerlerde bana teşekkür ettiğinizi hissedeceğim…" sunumuyla başladığım "Örnek Vakalarla Öfke Kontrolü" adlı son kitabıma ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu hissettiğimiz günler yaşıyoruz sevgili okurlar!

İşte size öfke hakkında bilmeniz gereken ve gerek sosyal gerekse bireysel öfkelerin yapılanmasını sağlayana temel donanım:

Yine Öfke Kontrol kitabımdan bir bölüm;

1- Hiçbir Öfke, Öfkenin Yaşandığı An'ı Temsil Etmez!

Yeryüzünde hiçbir öfke yoktur ki, sadece öfke anını temsil etsin. Her öfkenin mutlak bağlantılı olduğu başka bir olay vardır.

Örneğin odasını toplamadığı için çocuklarına sinirlenen bir anne, sadece kızdığı zaman dilimiyle sınırlı öfke yaşamaz. Günlerdir, hatta aylardır biriken öfkesiyle patlama yaşar, bağırır. Anadolu usulü bardağı taşıran son damla!

Öfkenin en temel ortak özelliği budur. Her öfkenin bağlantılı olduğu başka olaylar zinciri mutlaka vardır.

Örnek olay: Nişanlısını bekleyen kız, 20 dakikalık gecikme neticesinde kıyameti koparır.

Olayı sadece 20 dakikalık gecikme olarak düşünebilirsek, öyle ya da böyle tölere edebiliriz. …Ancak…! Ancak… bu delikanlı nişanlı oldukları 7 ay boyunca muntazaman geç kalıyorsa? Genç bayan sabah duş almak için banyoya girdiğinde suların kesik olduğunu gördüyse… kahvaltı öncesi annesiyle döküntü nedeniyle tartıştıysa… dünden kalan işleri mesai öncesi bitirmek istiyorsa… durağa doğru hızla yürürken bileğini burktuysa… ve o koşuşturmanın ardından 20 dakika da nişanlısını beklemek zorunda kalmışsa… ve soğukta üşümüşse…! Sizce öfke sadece o anla ilgili bir öfke midir?

Elbette değil! Demek ki her öfkenin altında başka bir tetikleyici yatmaktadır. O nedenle öfkeyi kontrol etmek istediğimizde, bu maddeyi hatırlayacağız. İlerde hatırlatacağım bunu size unutmayın.

2- Alınganlık, Olayları Kişiselleştirmek

Sebebi ne olursa olsun, öfkelenen insanların en tipik ortak özellikleri, alıngan olmalarıdır.

Yukarıdaki genç kızımızla devam edelim. Nişanlısına patlarken, her şey üzerime üzerime geliyor. Acaba beni bekletmekten keyif mi alıyor? Ne zaman acele etsem inadıma yağmur yağıyor… vb. gibi duygularla kişiler kendilerini kışkırtırlar. Gökyüzünden meteor düşse, kendi üzerine alınıp, kendisine inat olsun diye düştüğünü düşünecek neredeyse!

Oysa bilmeliyiz ki başımıza gelen sorunların çoğu başka insanların da başına geliyor. Trafik herkes için tıkanıyor. Sular başka insanların evinde de kesiliyor. Sizin için size özel bir durum olmadığını söylemelisiniz kendinize. Aksi halde kendinizi öfkelenmek için kışkırtmış olursunuz.

3. Kontrolümü Kaybediyorum Kaygısı

Öfkeli davranışların altındaki en temel ortak özelliklerden birisi de budur, kontrolünü kaybedeceği endişesi. İnsanlar günlük yaşamlarında muhatap oldukları hayata hükmetmek isterler. İşler kendi kontrollerinde yürüsün, plan dışı durumlar yaşanmasın!

Oysa hayatta hepimizin başına gelir her türlü aksilik. Olası sorunların devreye girmesi, bizim olaylar üzerindeki kontrolümüzün kaybedildiği anlamına gelmez.

Genç kızımız, nişanlısı geciktiğinde “Eyvah, ilişki kötüye mi gidiyor, eskiden daha dikkatli davranırdı, yoksa artık beni sevmiyor mu?” veya “Onun üzerindeki etkimi yitiriyor muyum?” gibi endişelere sebep olmamalı.

Bu tür düşünceler kendimizi kışkırtmaya, öfkelenmeyeceksek bile kendi kendimizi zoraki öfkeye doğru koşturmaya vesiledir.

4. Tehdit Altında Hissetmek

Öfkeli insanların çoğu, kendilerini tehdit altında hissederler. Bu tehdit daha ziyade duygusal tehdit algısıdır. Ya birilerinin kendisinin karşısında olduğu duygusudur ya da birileri tarafından zarar göreceği hezeyanıdır. Kişi tehdit altında olduğunu düşünürse, farkında olmadan savunmacı davranabilir. Örneğin patron odasına çağırdığında, dünkü raporun beğenilmediğini ve işten atılacağını düşünerek savunmaya geçer. Ya refleks bir tavırla sert davranır ve durduk yere işinden olur, puan kaybeder, gözden düşer. Ya da aşırı düzeyde alttan alarak, konuşup hakkını savunması gereken noktada, işten atılma endişesiyle uğradığı haksızlığı içine atar.

Demek ki bu özellik insana iki türlü zarar veriyor. Birincisi eski Türk filmlerinde olduğu gibi “Hayır… işten atmadınız! Ben istifa ediyorum!” şeklindeki saçma ayrılık. İkincisi ise tehditle baş edemeyeceği kaygısıyla içine atıp kendisinde ruhsal bir yük oluşturmak.

5. Öfkeyi Yaşam Biçimi Haline Getirmek

Son ortak özellik bu. Öfkeli insanlar, sürekli öfkeli davranmayı o kadar çok alışkanlık haline getirirler ki, zamanla bu davranış şekli onların yaşam felsefesi olmaya başlar. Çevreyi veya kendilerini öfkeleriyle kontrol etmeye çalışırlar. Öfkenin dışında başka yollar denemezler. Nasılsa öfke içe atmaya da yarıyor, bağırıp çağırmaya da yarıyor, kendini ifade etmeye de! Öfkenin dışında hiçbir davranışsal ve düşünsel malzemeyi kullanmazlar. Hatta bazı yöresel tanımlamalarla öfkelerini pekiştirirler. “Karadenizliyiz. Sabun köpüğü gibiyiz.” Veya “Dedeme çekmişim. O da çok sinirliymiş.” Gibi.

Devamı ve çok daha fazlası, sizden gelen sorular ve örnek vakalarla Öfke Kontrol kitabımda... okumanız dileğiyle...

Sevgiler...


Sayı : 25
Büyük Kapak