Fransa Mali’ye Saldırdı

Sayı : 13 / Mart 2013, Konu Başlığı : Medya Gündem

Geçtiğimiz ay Fransa, Mali’nin kuzeyine hava destekli saldırı yaptı. Saldırının hedefi, Mali devletinden bağımsızlığını ilan eden, el Kaide destekçisi isyancılar olarak açıklandı.

Son zamanlarda sömürgeci güçlerin, el-Kaide adını bir öcü gibi kullanarak, İslamî gruplara karşı saldırılarını haklı gösterdiğini görüyoruz. Son saldırıda da Fransa’nın tavrı aynı mantığa dayanıyor. Sormak gerekmiyor mu: “Fransa’nın bölgeye saldırısının terörle mücadeleyle ne ilgisi var?

18 yoksul Afrika ülkesinin yer altı-yer üstü kaynaklarını sömüren Fransa, dünyanın en büyük dördüncü silah üreticisi… Bu saldırıda da bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor: Hem komşu ülke Nijer’e sıçramasından endişe ettiği, antiemperyalist- batı karşıtı İslamcı isyanı sindirip yok etmek, hem de yeni geliştirdiği silahlarını görücüye çıkarmak…

Nükleer enerjiye bağımlılıkta Fransa ekonomisi dünya birincisi. Petrol bölgelerinde ABD-İngiltere kadar etkin olmayan Fransa, ülkesinin enerji ihtiyacını, nükleer reaktörlerde kullandığı uranyum ile karşılıyor. İhtiyacını en ucuza karşıladığı kaynak ise Nijer uranyum yatakları… Mali’nin kuzeyinde İslam devleti kurduklarını ilan eden Azavad bölgesi tam da bu maden yataklarının sınırına bitişik.

Mali’de Neler Oluyor?

Bugün yoksulluğu ve iç karışıklıklarıyla gündemimize gelen Mali’nin kuzeyi, İslam tarihinde parlak sayfalara sahip bir bölgedir. 15 ve 16. yüzyıllarda İslam'ın Afrika'da yayılmasında önemli bir merkez olan bu bölgenin, Djingareyber, Sankore ve Sidi Yahya Camileri dünyaca ünlüdür. Sankore Üniversitesi ve medreseleri Kur'an üzerine çalışmalar yapmasıyla tanınır.

Fransa’nın bölgede yürüttüğü sömürge siyasetinin bir parçası olarak Fransız Sudanı'nın bir parçası olan Mali, 1959'da Senegal ile birlikte Mali Federasyonu olarak bağımsızlığını kazandı. Bir yıl sonra Mali Federasyonu bağımsız Mali devleti oldu. Uzun bir tek-partili dönemden sonra 1991 darbesinin ardından yeni bir anayasa ile demokratik, çok-partili bir düzene geçildi. Ama bu uzun sürmedi.

Kuzeydeki ayrılıkçı gruplar yaşanan çatışmalar neden gösterilerek 2012’de yine askeri darbe yapıldı.

Darbe için uygun bir gerekçe sağlayan gruplar tarihi ve turistik değere sahip mimari eserlere, “türbe inşa etmek şirktir” diyerek saldırıyorlardı. Kendilerine Ensar ed- Din hareketi diyen grup, Tuareg isyancılarıyla birlikte hareket ediyor. Fransa’nın hesaplarını bozan Tuareg gruplarının Kaddafi’nin saflarında savaşarak savaş tecrübesi kazandığı söyleniyor.

Fransa hükümeti savaş kararını yıldırım hızıyla aldı, meclisin onaylaması bile beklenmeden bombalama başlatıldı. İlk safhada ne muhalefetten, ne basından doğru dürüst bir tepki gelmemiş olsa da savaş bir batağa sürüklenirse ne olacağı bilinmiyor.
İİT Askeri Operasyonun Durdurulmasını İstedi

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Mali’deki çatışmalara son verilmesi çağrısında bulundu.

BAE devlet televizyon kanalı WAM’ın verdiği habere göre İhsanoğlu, BM Güvenlik Konseyi tarafından yetkilendirilmiş Mali askeri operasyonunun prematüre -erken doğum- olduğunu söyledi.

Fransa Büyükelçiliği önünde toplanan Mazlum-Der, İHH ve Memur-Sen gibi çeşitli sivil toplum örgütleri ve sendikalar Fransa'nın Mali'ye yönelik müdahalesini protesto etti.

Grup “Mali'den gelen bilgilerin sivil kayıplar yaşandığı yönünde olduğunu, ancak, BM Güvenlik Konseyi üyesi devletlerin bu haberleri göz ardı ettiğini” dile getirdiği bir açıklama yaptıktan sonra dağıldı.

*www.haberler.com Muhabir: İlkay Güder


Sayı : 13
Büyük Kapak