Genç Komutan, Usame bin Zeyd -r. a.-

Yazar : Emre Uyar
Sayı : 48 / Şubat 2016, Konu Başlığı : Örnek Gençler

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem gençlere kabiliyetlerini geliştirecekleri eğitim ve hizmet fırsatları veren bir idareciydi. Gençleri Kuran-ı Kerim’le yetiştirerek tebliğ ve irşat faaliyetlerinde görevlendirirdi. Mescidin bitişiğinde yetiştirdiği Suffa ashabını orduda, memuriyetlerde ve devlet teşkilatının her kademesinde görevlendirerek ardında iyi yetişmiş bir kadro bırakmıştı.

Efendimiz aleyhisselatu vesselamın yetiştirerek birer şahsiyet abidesi haline getirdiği gençlerden biri de Üsame bin Zeyd radıyallahu anhu idi.

Üsame, Peygamber efendimizin evlatlığı Zeyd bin Harise’nin oğluydu. Annesi ise Ümm-i Eymen radıyallahü anhâ idi. Küçük yaşından itibaren Peygamber efendimizin terbiyesi altında yetişti. Efendimiz aleyhisselatu vesselam onu, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den ayırmazdı. Hz. Âişe radıyallahu anhâ şöyle rivâyet etmiştir: “Üsâme çocuk idi. Bir gün yüzü kanamıştı. Resûlullah aleyhisselâm bana “Üsâme’nin yüzünü yıka” buyurdu ve yıkarken bana yardım etti ve yüzünü öptü, sevdi.”

Ehl-i beyt’in bir ferdi gibi kabûl edilir, her zaman, Peygamber efendimizin yanına girip çıkabilirdi. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem onun hakkında: “Üsâme bana herkesten daha yakındır” buyurdular.

Üsame Allah yolunda cihat etmeye çok istek duyuyordu. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ne zaman bir sefere çıkacak olsa Üsame de hazırlanır, ordunun safları arasına karışmak isterdi. Ama Efendimiz yaşı küçük olan delikanlıları savaşa götürüp tehlikeye atmazdı. Mekke’nin fethine kadar savaşlara katılamayan Üsame radıyallahu anh, ilk kez bu sefere katıldı.

Hem de Peygamber efendimizin terkisine binmişti. Mekke fethedilince, Peygamber Efendimiz ile beraber Kabe'nin içine de girdi ve putlardan temizlenmesi işinde efendimize yardım etti.

Üsame bundan sonra Huneyn Gazasına katıldı ve bu zorlu savaşta kahramanlığıyla dikkat çekti. Peygamber Efendimiz vefatından kısa bir süre önce onu İslam ordusunun başına kumandan olarak tayin etti. Üstelik Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer gibi büyük sahabelerin nefer olarak bulunduğu bir orduya kumandan olarak tayin edilmişti.

Bu sırada Üsame bin Zeyd’in yaşı 18 civarındaydı. Bunun yanında o, azadlı bir köle olan Zeyd bin Harise’nin oğluydu. Hem yaşının gençliği, hem de azatlı bir kölenin oğlu olması gibi sebeplerden dolayı onun bu göreve getirilmesini hazmedemeyenler oldu. Ancak, Peygamber Efendimiz onun kumandanlığında ısrar etti.

Üstünlük Yaşta Değil Kabiliyette

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Üsame bin Zeyd’in kumandanlığına itiraz edenlerin olduğunu duyunca minbere çıktı. Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu:

“Vallahi, siz şimdi Üsame'nin kumandanlığına nasıl itiraz ediyorsanız, daha önce, onun babası (Zeyd bin Harise’nin) kumandanlığına da böyle itiraz etmiştiniz. Vallahi, o, kumandanlığa nasıl layık ve benim katımda insanların nasıl en sevgilisi idiyse, ondan sonra, bu da, benim katımda insanların en sevgililerindendir. İkisi de her iyiliğe layıktırlar. Size bunu tavsiye ediyorum. Çünkü, o, sizin hayırlı olanlarınızdan, bu işe elverişli bulunanlarınızdandır.”

Peygamber Efendimizin hastalığı ağırlaşınca ordunun hareket etmesi gecikti. Hz. Üsame, Hz. Ebubekir'in tavsiyesi üzerine efendimiz aleyhisselatu vesselamın verdiği sancağı evine götürdü. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin vefatı üzerine cenaze işlerine yardımcı oldu.

Peygamber efendimizin irtihalinden sonra Hz. Ebubekir radıyallahu anh halife seçilince de Hz. Üsame’yi Efendimizin vazifelendirdiği görevin başında gönderdi. Böylece Üsame, babası Zeyd bin Harise radıyallahu anhumanın şehit edildiği tarafa doğru sefere çıktı ve zaferle döndü. Bundan sonra da birçok vazifelerde kendisine güvenenleri mahcup etmemenin ve göreve layık olmanın gayreti içinde hizmet etti.

Üsame radıyallahu anh Kuran-ı Kerim okumaya çok düşkündü. Kendisine bir Mushaf edinmişti ve onu çok okurdu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetini çok iyi bilirdi. Bu sebeple sahabeler bilmedikleri bazı meseleleri ona sorarlardı.

Müminlerin Emiri Hz. Ömer radıyallahu anh önemli işlerde onunla istişare ederdi. Üsame'nin Peygamber Efendimiz tarafından çok sevildiğini bildiği için kendisine saygıyla davranır ve iyilikte bulunurdu.

Üsame bin Zeyd radıyallahu anh, anne babasına karşı çok saygılı ve itaatli idi. Onlar vefat ettikten sonra da, sevaplarını onların ruhlarına bağışlamak üzere sadaka verirdi.

İslâm medeniyeti ilk döneminden itibaren Üsame bin Zeyd radıyallahu anhu gibi gençlerin omuzlarında yükseldi. Allah bizlere de onlar gibi olmayı nasip eylesin.


Sayı : 48
Büyük Kapak