Gençleri Kazalardan Nasıl Koruyabiliriz?

Sayı : 62 / Nisan 2017, Konu Başlığı : Çocuk Eğitimi

Gün geçmez ki haber bültenlerinde yürek burkan bir haber duymayalım:

“Gençler yüzmek için girdikleri su kanalında hayatlarını kaybettiler.”

“Buz tutan gölde paten yapmak isteyen gençler, buzun kırılması sonucu dondurucu suya düşerek can verdiler.”

“Dağda gezintiye çıkan gençler yüksek bir tepeye tırmanırken düşüp hayatlarını kaybettiler.”

“Çığ felaketi maceracı gençlerin sonu oldu.”

Gençlik dönemi, ömür takviminin en kıymetli dönemidir ancak ne yazık ki, aynı zamanda hayatın kıymetinin bilinmediği bir çağdır. Gençler hiçbir karşılık ödemeden kendilerine verilmiş olan hayatın, sağlığın, sağlamlığın kıymetini bilmez, kolayca tehlikeye atarlar.

Anne babaların yüreğini ağzına getiren maceralara kolayca atılan gençlerin büyük çoğunluğu, ömrünün geri kalanını hasta veya engelli olarak geçirme tehlikesi üzerinde hiç düşünmezler. Onları uyaran veya vazgeçirmeye çalışanları dinlemez, “Bize bir şey olmaz,” derler.

Bunun bir sebebi, gençlerin kendilerine aşırı derecede güvenmesidir. Gençlik döneminde insanın gerek bedensel, gerek zihinsel kabiliyetleri en üst seviyededir. Bu sebeple anne babaların gözünü korkutan tehlikeler onlara basit görünür. Ancak bazen işler düşünüldüğü gibi gitmez.

Gençlere bu ihtimali ne kadar anlatsanız da boştur. Çünkü gençlik döneminde hayat tecrübesi azdır, akıl ve tedbir duygusu zayıftır, duygular ise coşkundur. Gençler heyecanlı tecrübeler yaşamaktan hem bedenen hem ruhen keyif alırlar. Bilhassa akranlarıyla bir araya geldikleri zaman birbirlerini kışkırtırlar.

Gençler, bilhassa genç erkekler birbirlerine üstünlük taslamaktan, kendilerini ispat etmekten hoşlanırlar. Cesaret onlar için en büyük değerdir. İçlerinden biri çekingen davranırsa diğerleri onu korkaklıkla suçlar. “Korkuyorsan gelme, biz gideceğiz,” derler. Bu da bir gencin en dayanamayacağı sözdür. Gençler birbirlerini bu gibi sözlerle ayarttıkları zaman kimsenin sözü kulaklarına gitmez.

Oğlu delikanlılık çağında olan anne babaların ortak şikâyetleri vardır. “Oğlum son zamanlarda beni hiç dinlemiyor. Zamanının çoğunu arkadaşlarıyla geçiriyor. Engel olmak istediğimizde hırçınlık yapıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Başa çıkamıyoruz.”

Elbette gençlerin bu halleri yaşamasının bazı sebepleri vardır. Ergenlik çağındaki çocuklar bir taraftan bedenlerinde hızlı bir değişim yaşarken bir yandan da psikolojik durumları hızlı bir değişim geçirir. Artık çocukluk çağındaki gibi anne babasının oğlu olmaktan çıkıp kendi kararlarını veren bir yetişkin olmaya doğru ilerlemektedir. Ancak kendi kararlarını vermenin aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu yeterince kavramamıştır.

Bu çağda gençler arkadaşlık duygusuna çok önem verir. Çünkü arkadaşlarıyla aralarında statü farkı olmadığı için benliklerini rahatlıkla ortaya koyabilir, kendi kararlarını verebildiklerini ispatlayabilirler. Bu sebeple artık anne babaları gibi onlara nasihat eden, sınırlama ve kurallar koyan yetişkinlerden uzaklaşırlar.

Özellikle de arkadaş ortamları çocuk ve gençlerin eğlenceli ve maceralı deneyimler yaşayabildiği tek yer olursa, çocuğun anne babasından daha da uzaklaştığı görülür.

Çocuklara sadece nasihat etmek, korkutmak, uyarmak yeterli değildir. Onlar fıtratları icabı bu yaşın özelliği olan duyguları yaşamak isteyeceklerdir. Öyleyse onlara bu duygularını tehlikesiz ve uygun şekilde yaşama yollarını gösterelim. Zaman zaman onlarla beraber böyle deneyimler yaşayarak kendisini ispatlamasına fırsat tanıyalım. En önemlisi de kazaları önlemek için gerekli tedbirleri uygulamalı bir şekilde öğretelim.

Kazalardan Korunma Yolları

Kazanın genel kabul görmüş tarifi şöyledir: “Planlanmadığı halde meydana gelen ve yaralanma ile sonuçlanan olaylar.”

Kaza adı üstünde, beklenmeyen bir durumdur ama kazalara yol açan durumlar tecrübe ile öğrenilip gelecek nesle aktarılabilir. Böylece genç yaşta ölüm ve sakatlıkların başlıca nedeni olan kazaların önüne geçilebilir.

En azından elden geldiği kadar tedbir alınarak Allah-u Zülcelâl huzurunda mesuliyetten kurtulmak için bu gereklidir. Eğer tedbir alındığı halde hasbelkader bir kayıp meydana gelmişse bu Allah-u Zülcelâl’den gelen bir imtihandır ve sabredildiği zaman mükâfatı vardır. Ama tedbir alınması mümkün olduğu halde ihmalkârlık ve tedbirsizlik sebebiyle meydana gelen kayıpların hesabı vardır.

Bir müslümanın dünya ve ahirette pişmanlık acısından kurtulmak için hem kendisi hem de ailesini sorumluluk duygusuyla yetiştirmesi gerekir.

Çocuk ve gençlerimizi bu anlayışla yetiştirmek için bazı hususlara dikkat etmek yeterlidir.

1-Gençlerin kuralları çiğneyecekleri hesap edilmeli, tabanca, tüfek, çakı gibi silahları, zehir ve benzeri doğrudan ölümcül bir tehlike içeren şeyleri kolay ulaşılabilir yerlere koymamalıdır. Gençler babalarına ait eşyaları kurcalamayı sever. Bunu öngörerek çakı, kasatura ve benzeri kesici araçlarınızı arabanın bölmesi veya alet çekmecesi gibi yerlere koymaktan kaçının. Silahlar kilit altında tutulmalı ve şarjörleri ayrı bir yere saklanmalıdır.

2-Yaşadığınız bölgede genç erkeklerin silaha ulaşması kolaysa ve silah kullanımını öğrenmek ihtiyaç ise ona siz eğitim verin. Silah eğitimi sırasında şakalaşmaktan kaçının. Tehlikeleri iyice anlatın ve sonra kendisine anlattırın. Atış talimi yaptıracaksanız kendi gözünüzün önünde veya güvendiğiniz yetişkinlerle birlikte iken yaptırın.

3-Çocuklarınıza yüzmeyi öğretin veya öğrenebilecekleri bir kursa yazdırın. Bilhassa sıcak bölgelerde havalar ısındıkça gençler su kanalları veya benzeri tehlikeli sulara girebiliyorlar. Bu sebeple havalar ısınmadan yüzmeyi öğrenmeleri iyi olur. Çocuklara aniden derinleşen, akıntılı, dalgalı sulara girmemesi gerektiğini öğretin. Uygun yerlere götürerek serinlemelerini ve yüzmeyi geliştirmelerini sağlayın.

4-Ölüm veya sakatlanma ile sonuçlanan kazaların önemli bir kısmı trafik kazalarıdır. Çocuklarınıza ehliyetsiz araba kullandırmayın. Zamanı gelince eğitim ve ehliyet almasını sağlayın. Tenha yerlerde araba kullandıracaksanız eğitimini verin ve sizin yanınızda kullanmasını sağlayın. Bütün tehlike ihtimallerini anlatın.

5-İş kazaları da en tehlikeli kazalar arasındadır. Ziraat alanlarında, atölyelerde, tamirhanelerde meydana gelen kazalar en çok tecrübesiz gençlere zarar vermektedir. Bu sebeple işinizde size yardım eden ev halkına iş güvenliği hakkında eğitim verin. Bütün tehlikeli araçların ve kimyasalların özelliklerini iyice anlatın.

6-Her cihaz veya kimyasalı sadece amacına uygun olarak kullanın. Kullanma talimatlarına uyun, ailenize iyice anlatın.

7-Artan malzemeleri saklamak için kendi kabı veya kutusunu kullanın veya başka malzemelerle karışmaması için etiketleyin. Kimyasalları gıda maddelerinin kabına asla koymayın. Sakladığınız maddelerin son kullanma tarihine dikkat edin.

8-İş kazalarında önemli bir faktör de kullanıcının yorgun veya dikkati dağınıkken çalışmasıdır. Mesela iş kazaları haftanın son günü daha fazla meydana gelmektedir. Bu sebeple yorgunluk veya sinirlilik gibi hallerde çalışmaya ara verin ya da dikkat gerektiren işlerden kaçının.

9-Ev halkıyla birlikte iş yaparken onların sakarlık veya acemiliklerine sinirlenip bağırmayın. Çünkü moral bozukluğu da duygusal tepkilere yol açar ve dikkati toplamayı zorlaştırır. Daha dikkatli olmaları gerektiği zaman, ona yaptığı işe ara vermesini söyleyin. Sonra o işi iyice tarif edin, bir iki kere sizin gözetiminizde denemesini söyleyin.

10-Birlikte çalıştığınız oğlunuz veya çırağınız gibi kişilere gerekli ikazları sevecen bir şekilde yapın. Mesela “Aman yavrum dikkat et, şu hareketten kaçın. Allah korusun şöyle sonuç verebilir,” gibi sevgiyi hissettiren sözlerle uyarın. Hakaret, tehdit ve benzeri öfkeyi kışkırtan sözlerden sakının. Öfkeli insan bilerek veya bilmeyerek yanlış yapmaya daha müsait olacaktır, unutmayın.

11-Ev kazaları da tahmin edilemeyecek kadar zarara yol açabilmektedir. Evinizde kazalara zemin hazırlayacak her türlü ihmalden sakının. Mesela elektrik veya doğalgaz tesisatında kusur olmamasına dikkat edin.

12-Çocuk ve gençler anne babalarının eşyalarını kurcalayabilir. Bazen istemeden bozulmasına sebep olur ve bunu belli etmemek için kendince tamir etmeye kalkar. Bu durum bazen tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Çocuklarınızın sizden böylesine korkmasına sebep olacak kadar sinirli davranmayın. Çocukça hataları cezalandırmayın. Biraz hoşgörü sizi ebedi pişmanlıktan muhafaza eder.

13-Erkek çocuklar ateş yakmayı, ateşle oynamayı severler. Onlara ateş ve yangın hakkında her şeyi öğretin. Sizin gözetiminiz altında ateşi kontrol etmekle ilgili deneyimler yaşatın. Mesela piknikte ateş yakmayı ve söndürmeyi öğretin. Yangın anında yapılacaklar hakkında aile halkına talim yaptırın. Evde yangın söndürücü bulundurun.

14-Çocuklar bıçak gibi sivri aletler edinmeyi, onlarla bir şeyleri yontmayı, şekillendirmeyi denemek isterler. Aşırı yasaklayıcı olmayın. Kendi gözetiminiz altında yapmasını sağlayın. Kazalardan sakınmak için gerekli kuralları gösterin. Mesela yontmak istediği nesnenin altına delinmeyecek bir tezgah koymayı, kendini yaralamadan kullanma talimatını öğretin.

15-Kazalar bazen her türlü tedbire riayet edilse de meydana gelebilir. Bu sebeple aile halkına ilk yardım kurallarını öğretmek çok büyük önem taşır. Yanık, organ kopması, kesilme ve delinme türündeki kazalarda organ veya kan kaybını nasıl önleyebileceğinizi gösterin. Evde ilk yardım çantası bulundurun.


Sayı : 62
Büyük Kapak