“Güzel Bir Hayat…”

Sayı : 56 / Ekim 2016, Konu Başlığı : Gönül Sohbeti

Seyda Muhammed Konyevi Hazretleri bir sohbetinde şöyle buyuruyor:

“Allah-u Zülcelâl kullarına, dünyada nasıl amel ederlerse razı olacağını, nasıl iş yaparlarsa gazap edeceğini, nasıl yaşarlarsa kıyamet gününde güzel bir hayatlarının olacağını, Peygamberleri vasıtasıyla beyan etmiştir. Allah azze ve celle buyuruyor:

“Erkek olsun, kadın olsun, mümin olarak kim amel-i salih işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.” (Nahl, 97)

Bakın, dikkat edin, Allah buyuruyor ki: “hayaten tayyıbeten” yani “güzel bir hayat vereceğiz.”

Şimdi bir insan “Bu şey büyüktür, bu şey güzeldir” dediği zaman, o insanın büyüklüğüne göre, değerine göre sözüne kıymet verilir. Yani büyük bir insan, bir şeye büyük dediği zaman onun büyük olduğuna, güzel dediği zaman güzel olduğuna inanılır.

Allah-u Zülcelâl’in azametini, büyüklüğünün sonsuzluğunu, hiçbir insan tarif edemez. İşte O Azimüşşan diyor, “Ben güzel bir hayat yaşatacağım onlara” diye…

O hayat nasıl bir hayattır, ancak yine Allah azze ve celle bilir. Cennet-i âlâda Allah'ın nimetleri insanlara verildiği zaman, insan saysa, “Allah bunu verecek, bunu verecek,” diye, ne kadar sayarsa saysın, Allah ondan daha fazlasını verecek. Ta ki insanın kalbinin üzerine hatara olarak gelmeyeceği şeyleri verinceye kadar.

Yani ne kadar hatırlatırsan kendine, “Allah şunu verecek, bunu verecek” ne kadar sayarsa say, yine senin kalbine düşünce olarak gelmeyeceği şeyleri verecek. O kadar Allah azze ve cellenin hazineleri doludur, kullarına o kadar nimetler verecek…

İşte böyle, “Kim iman ile salih amel yaparsa ona güzel bir hayat vereceğim” diyor Allah-u Zülcelâl. Demek ki Allah azze ve celle bizden iman istiyor, imandan sonra amel-i salih… Ondan sonra kendi rızasını ve baki olarak ahirette güzel bir hayat vereceğini vaat ediyor bize. Bu kısa hayatımızı değerlendirelim, oradaki nimetler bakidir, ebed’ül-ebeddir, hiç bitmeyecektir.

Elhamdülillah Allah bize bu tevbeyi, bu istiğfarı nasip etmiş, onun değerini bilelim. Sade bize nasip oldu diye durmayalım, bütün mümin kardeşlerimize de anlatalım.


Sayı : 56
Büyük Kapak