Hayvanlarla İlgili Batıl İnançlar

Sayı : 55 / Eylül 2016, Konu Başlığı : Batıl İnançlar

Halk arasındaki batıl inançların bir kısmı da hayvanlarla alakalıdır. Mesela hayvanların ötmesinden, ulumasından uğursuzluk çıkarılır. “Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar,” “Bir evin önünde baykuş öterse, o evde biri ölür,” “Bir kimsenin önünden kara kedi geçmesi uğursuzdur.” “Yola çıkan bir kişinin önüne tavşan çıkarsa uğursuzluktur, gidilen yoldan geri dönülür.”gibi…

Bu inançların kaynağı, İslam’dan önceki halk inançlarıdır. Bazı inançlar, insanların tecrübe ettikleri bazı hallerden kaynaklanır. Bilindiği gibi hayvanlar, biz insanların görmediği, melekleri ve sair ruhani varlıkları görebilirler. Bazen de depremden önceki sesler gibi bazı insan kulağının duyamadığı sesleri duyarlar. Bu sebeple bazen bir köpek veya bir kuş ölüm meleğinin geldiği görüp veya deprem seslerini duyup endişeli bir şekilde ötmüş olabilir. Ancak bu uğursuzluk değildir, uğursuzluk inancı İslam’da yoktur.
Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Eşyada uğursuzluk yoktur, safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde bir uğursuzluk yoktur." (Müslim, Selâm, 102)

Allah Resulü aleyhisselatu vesselam uğursuzluk vehmiyle bir işten vazgeçmemeyi emretmiştir:

“Bir hususta bir zanna kapıldığınızda, onu gerçekmiş gibi kabul etmeyin. Şeytan kalbinize hased duygusu attığında ona uyup zulmetmeyin. Bir şey hakkında uğursuzluk zannına kapıldığınızda buna kulak verip de işinizden geri kalmayın. Allah’a güvenin. Satmak için bir şey tarttığınızda fazlasıyla tartın.” (Câmiü’s-Sağîr, I/405)

Uğursuzluk inancı, Allah'ın yarattığı âlemde tesir eden çeşitli güçler olabileceği varsayımından hareket eder. Halbuki İslam dini bunu kökten reddeder. Peygamber aleyhisselatu vesselam uğursuzluk inancının şirkten bir parça olduğunu bildirmiştir:

“Uğursuzluk düşüncesinin, kendisini ihtiyacı olan bir işi yapmaktan alıkoyan kimse Allah’a şirk koşmuştur.” (Câmiü’s-Sağîr, II/3646)

İnsanın işinin ters gitmesi, bahtının açık olmaması bir vehimdir. Bu vehim insana kötü sözler söylettirir ve yanlış işler yaptırır. Bu da o vehmi doğru çıkarır yani gerçekten işleri ters gider. Bu sebeple “Benim başımda uğursuzluk var,” “ben bahtsız bir kişiyim” gibi sözleri söylememeli, kadere isyan etmemeli, ters davranışlar göstermemelidir. Peygamber aleyhisselatu vesselam:

“Uğuru [hayrı] ve uğursuzluğu [şerri] en çok olan uzuv dildir.” (Taberani) buyuruyor. Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“Kötü huy uğursuzluk (işlerde terslik ve bereketsizlik) getirir.” (Taberani) buyuruyor.

Hayvanlarda Uğursuzluk Değil İbretler Var

İslam inancına göre yeryüzündeki bütün canlılar Allah'ı tesbih eden kullardır. Allah-u Zülcelal birçok ayet-i kerimelerde bunu haber vermektedir.

“Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih etmektedir. O, yücedir, hikmet sahibidir.” (Haşr, 1)

Hatta Hz. Davud aleyhisselam gür sesiyle Allah'ı tesbih ettiği zaman dağlar taşlar ve kuşlar onunla beraber tesbih ederdi.

"Sen onların söylediklerine sabret ve güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a yönelmiş bir kimseydi. Dağları Biz onun emrine verdik ki, akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi. Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi." (Sad Suresi 38/17-19)

Yeryüzündeki bütün canlılar, kendilerini yaratan ve rızkını veren Rablerine kendi akılları nisbetinde boyun eğerler. Onlar insan gibi bir akıl ve irade sahibi değildirler ama kendilerine mahsus duygularla Rablerine itaat ederler.

Bazı hayvanlar, Allah'ın izniyle dile gelmiş ve Peygamber efendimize selam vermiş, onun Peygamberliğini tasdik etmiştir. Bundan da anlaşılıyor ki hayvanlar biz insanlar gibi gaflet içinde değildir. Bizler imtihan olarak perdelenmişiz, ama onlar her an Rablerinin tecellilerine mazhardırlar.

İşte bir Müslüman mahlukata bu nazarla bakmalıdır. Ayet-i kerimede şöyle buyruluyor:

“Yeryüzünde yürüyen her türlü hayvan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi, ancak sizin gibi toplum yani birer ümmettirler. Onların da durumları, rızıkları, ecelleri yazılmıştır. Biz kitapta tek bir şeyi bile ihmal edip, eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaklardır.” (Enam; 38)

Peygamber efendimiz hayvanlara karşı çok şefkatli davranmıştır. Onlara iyilik yapmayı emretmiş ve kötü söz bile söylememeyi tembihlemiştir:

“Horoza sövmeyiniz, zîrâ o, namaz için uyandırıyor.” (Ebû Dâvûd, Edeb 115)

Kur'ân-ı Kerîm'in altı sûresi de hayvan adını taşımaktadır. Bunlar: Bakara (sığır, inek), En'âm (evcil hayvanlar), Nahl (bal arısı), Neml (karınca), Ankebût (örümcek) ve Fîl (fil) sûreleridir.

Rabbimiz bazı ayet-i kerimelerde hayvanların yaratılışında ayetler olduğuna işaret etmiştir. Bugün bilimsel araştırmalarda her bir canlının vücudunun çok özel bir tasarımla mükemmel bir surette yaratıldığı görülmektedir. Halen insanoğlu yeni teknolojiler geliştirirken canlılardan örnek almaktadır.

Hayvanların bir kısmı bize hizmet eder. Onlardan faydalanırken meşru bir surette faydalanmalı, hayvan haklarına riayet etmeliyiz. Çünkü hayvanlar da Allah'ın kuludur, onların da kul hakkı vardır. Mahşer günü onlar da haklarını isteyecektir.

Allah-u Zülcelal hayvanların bir kısmını da kabir ve cehennem azabının bir numunesi olarak zararlı ve korkutucu surette yaratmıştır. Bunlarda bizim için ibretler vardır. Küçücük sivrisinekler bile bize sıkıntı veriyorsa Allah'ın azabına karşı nasıl sabırlı olacağız?

Bunları düşünmemiz ve bunları Yaratan Rabbimizden korkup O’nun rızasını kazanmamız gerekir.

İşte bir Müslümanın Allah'ın yarattığı canlılar hakkındaki tefekkürü bu şekilde olmalıdır.


Sayı : 55
Büyük Kapak