Hz. Rübeyyi -r. anhâ-

Sayı : 62 / Nisan 2017, Konu Başlığı : Hanım Kahramanlar

Rubeyyi binti Muavviz radıyallahu anhâ Medine’nin Hazreç kabilesinin Beni Neccar koluna mensuptu. Babası Muavviz İbni Hâris radıyallahu anh ile birlikte müslüman olmuştur.

İlme meraklı hanım sahabelerden biri olan Hz. Rübeyyi, ilmi toplantılara katılarak amcası Muaz İbni Hâris radıyallahu anhın Birinci Akabe görüşmesinde İslâm’la şereflenişini ve babasının da ondan öğrendiği İslam’a girişini şöyle anlatmıştır:

Amcam Muâz İbnu'I-Hâris hac için gittiği Mekke'den dönünce babam Muavviz İbn Haris radıyallahu anh ile buluştu ve bu yolculukta yaşadıklarını anlatmaya başladı. Amcam şöyle anlattı:

- Biz Akabe'de Es'ad b. Zürare, amcam Muavvız İbn Afra, Rafi İbn Mâlik İbn Adan, Âmir İbn Harise İbn Salebe İbn Âmir, Ukbe b. Âmir b. Nâbi ve Cabir b. Abdillah ile beraber bulunuyorduk. Hz. Muhammed b. Abdillah sallallahu aleyhi vesellem yanımıza geldi ve bize:

“- Siz kimsiniz?” diye sordu. Biz de:
“- Hazrec'den bir topluluk,” dedik. O aleyhisselatu vesselam:
“- Bazı yahudilerle anlaşmalı olan kimselerden mi?” dedi. Biz:
“- Evet,” dedik. O aleyhisselatu vesselam:
“- Oturmaz mısınız, sizinle konuşayım?” dedi. Biz de:
“- Tamam, oturalım,” dedik. Onunla beraber oturduk. Bizi Allah'a davet etti ve İslâm'ı bize arzetti.
O zaman yahudiler, Medine'de Arap kabilelerinden Evs ve Hazreç ile komşu idi. Yahudiler ehl-i kitab idi. Araplar ise müşrik yani putperest idiler. Yahudiler ne zaman Arap kabileleriyle anlaşmalığa düşseler veya savaşsalar onlara: “Gönderilmesi zamanı gelmiş bir Peygamber var. Biz yakında ona tabi olup Âd ve İrem'in yok edilmeleri gibi sizi yok edeceğiz,” diyorlardı.

Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem bizimle konuşup bizi Allah yoluna davet ettiği zaman Es'ad b. Zürâre yakınlarına döndü ve dedi ki:

- Ey Hazreçliler, bunları öğreniniz. Vallahi, bu Peygamber, Yahudilerin sizi kendisiyle korkuttuğu Peygamber'dir. Sakın Yahudiler ona iman etmek suretiyle sizden öne geçmesin...
Onun bu sözü üzerine biz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemin davetini kabul edip, onu tasdik ettik. İslâm'dan yana bize arz ettiği şeyleri kabul ettik.
Amcam bunları anlatınca, babam Muavviz İbnu'l-Haris radıyallahu anh çok sevindi ve kardeşi Muaz'a:

- Kazandınız! Ka'be'nin Rabbine yemin olsun... Şimdi Muhammed İbn Abdillah sallallahu aleyhi vesellemin öğrettiği şeyleri bana öğret ey kardeşim!

Amcam Muaz b. Afra hemen Kur'an'dan bazı âyetler okumaya ve İslâm'a teşvik etmeye başladı. Babam ve ben hemen oracıkta müslüman olduk ve:
“Şehâdet ederiz ki Allah'tan başka ilâh yok. O tek İlah'dır, ortağı yoktur. Muhammed O'nun kulu ve Peygamberidir,” dedik.

Derken Medîne'de İslâm yayıldı. Oradaki mücadele yıllardan beri Yahudiler ve Araplar veya Evs ve Hazrec arasında devam edip gitmekteydi. Birbirlerine tâbi olmaya razı değillerdi.

Ensar, Muâz İbn Afra ve Râfi' b. Mâlik'i Rasûlüllah sallallahu aleyhi veselleme haberci olarak gönderdiler. Onlar da ensarın şu talebini aleyhisselatu vesselam Efendimize ilettiler:
- Yâ Resûlellah! Bize kendi tarafından bir adam gönder, bize dini öğretsin, insanları Allah'ın Kitabı'na çağırsın.

Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Mus'ab b. Umeyr radıyallahu anhı gönderdi. Hz. Mus'ab'a “Mukri” yani Kur'an okutan deniyordu.

Mus'ab, Es'ad b. Zürâre'ye misafir oldu. Onu Benî Zafer'in evinde oturttular. Bazı müslümanlar o ikisinin başına toplandılar... Üseyd İbn Hudayr ve Sa'd İbn Muâz müslüman oldular. Arkasından da Abdu'l-Eşhel oğulları müslüman oldu.

Ensar, hür ve köleleriyle Rasûlullah sallallahu aleyhi veselleme biat ettiler. Peygamberin ashabı da Mekke'den Medine'ye grup grup hicret etmeye başladılar... Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Medine’ye geldi. Medine halkı neşe ve sevinç içinde O'nu karşılamaya çıktı.”

Hz. Rübeyyi radıyallahu anhâ, Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin ibadeti, hicreti ve hayatı hakkında bilgiler veren bir hanım sahabedir.

Hz. Rübeyyi’nin babası Muavviz, Bedir harbinde şehit düşmüştü. Hz. Rubeyyi annemiz Mekke’den hicret edenlerden Iyas İbni Bükeyr radıyallahu anh ile evlendi.

Peygamber aleyhisselatu vesselam Hz. Rubeyyi radıyallahu anhânın düğünlerinin ertesi günü onların evine ziyarete gitti. O sırada küçük kızlar def çalarak Bedir’de şehit düşenlerin kahramanlıklarını dile getiren şiirleri okuyorlardı.

Kızlardan birisi şiirinin bir yerinde, “Aramızda yarın ne olacağını bilen bir Peygamber var.” Mısrasını söyledi. Allah'ın Rasulü hemen müdahale etti ve: “Bu sözleri söylemeyin. Aramızda yarın ne olacağını bilen var, demeyin. Diğer sözlere devam edin,” buyurdu. (Buhârî, “Meġāzî”, 12; “Nikâĥ”, 48)

Hz. Rubeyyi hizmet ehli bir hanımdı. Birçok savaşlara katılarak İslam ordusunun yaralılarına hizmet etti. Askerlere su taşıdı, tedavilerine yardım etti. Yaralıları Medine-i Münevvere’ye nakletme konusunda yardımcı oldu.

“Biz, Hazreti Peygamber ile beraber savaşta bulunurduk. Mücâhitlere su verir, onlara hizmet ederdik. Yaralıları tedavi eder, şehitleri Medine’ye taşırdık,” (Buharî, Cihad 67) demiştir.

Eline ne geçse Peygamber sallallahu aleyhi veselleme ikram etmek isteyen Hz. Rubeyyi Nebi aleyhisselatu vesselamın hediye verdiği hanım sahabelerinden biridir. Hz. Rübeyyi, ziyaretlerine geldiği bir gün Rasulullah sallallahu aleyhi veselleme bir tabak hurma ikram etmişti. İkram ve hediyelere fazlasıyla mukabelede bulunan Resûlullah aleyhisselatu vesselam kendisine ziynet eşyası hediye etmişti. (Müsned, VI, 359)

Ömrünü İlim ve Hizmete Adadı

Hz. Rübeyy, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin evine gelip istirahat ettiği hanımlardan biriydi. İbadetlerin adabını öğrenmeye gayretli bir hanım olan Rubeyyi radıyallahu anha bu sırada Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme abdest suyu hazırladı ve abdest adabını iyice öğrendi. Abdest ile ilgili hadis ondan naklen gelmiştir.

Ashab-ı kiram gelir Rubeyyi radıyallahu anhâ’ya Efendimizin nasıl abdest aldığını sorardı. Hz. Rubeyyi, Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin sünnetini öğrenmek isteyen Abdullah b. Abbas gibi sahâbîler, Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn gibi alimlerin görüşüne başvurduğu hanım sahabelerden biridir. (Müsned, VI, 358)

Hz. Rubeyyi Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizden yirmiden fazla hadis-i şerif nakletti. Sahabenin alimlerinden Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhüm de kendisinden bazı meseleler sorup müzakere ederdi.

Çocukların ibadetlere alıştırılması hakkında da bilgiler veren Hz. Rubeyyi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem döneminde çocukları oruca alıştırmak için mescide götürdüklerini, orada kendilerini yünden yaptıkları oyuncaklarla oyalamak suretiyle iftar vaktine kadar meşgul ettiklerini bildirmiştir. (Müslim, “Sıyam”, 136, 137)

Hz. Rubeyyi Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemden sonra uzun zaman yaşayarak Onun hakkında bilgi veren genç hanım sahabelerdendir. Genç yaşında Peygamber sevdasına yanan Hz. Rubeyyi, aleyhiselatu vesselamı anmaya ve güzelliklerini anlatmaya doyamazdı.

Peygamber aşığı Hz. Rübeyyi Rasulullahın şemâilini soran bir sahabeye gözleri dolarak şöyle cevap vermişti:

“Eğer sen onu görseydin, güneş doğuyor zannederdin...”

Allah-u Zülcelâl hanımların yüz akı Hz. Rubeyyi radıyallahu anhâ gibi sahabe hanımlardan razı olsun. Bizleri de onun gibi ilim ve hizmet aşkıyla yanan kullarından eylesin. Dünyada örnek almayı ahirette şefaatlerine kavuşmayı nasip eylesin. Âmin


Sayı : 62
Büyük Kapak