Kansızlığa Şifalı Yemekler

Sayı : 63 / Mayıs 2017, Konu Başlığı : Bizim Mutfak

Halk arasında kansızlık diye bilinen durum, kandaki kırmızı kan hücrelerinin gerektiğinden az olmasıdır. Alyuvar denilen bu hücreler organlarımıza ve dokulara oksijen taşıdığı için çok önemlidir. Kansızlık soluk bir ten, kalp çarpması, halsizlik, sıcağa soğuğa dayanıksızlık ve sinir zayıflığı gibi belirtiler verir. Aslında kansızlık çok daha ciddi sorunları tetikleyebileceği için önlem alınması gereken bir sağlık göstergesidir.

Demir eksikliğine bağlı anemi, yani kansızlık diye bildiğimiz sorunun birçok sebebi olabilir. Bilhassa kadınlarda sıkça görülmesinin başlıca sebebi gebelikte ve doğum sırasında artan demir, B grubu vitaminler ve folik asit ihtiyacının tam karşılanmamasıdır.

Demir ihtiyacı çocuk ve bilhassa ergenlik çağındaki gençlerde de yüksektir. Ancak çocuklar ve ergenler arkadaş çevresiyle birlikte ayaküstü beslenmeye, atıştırmalıklara, gazlı içeceklere yönelirler. Yine gençler arasında öğün atlama yani sabah kahvaltısını ihmal edip onun yerine besin değeri taşımayan hazır yiyeceklerle geçiştirme davranışı gösterirler.

Bunun yanında bilhassa genç kızlar dış görünüşlerine takıntılı olup aşırı diyet yaparak kansız kalabilirler. Bu gibi sebeplerle sebze, meyve, et, süt ve ürünleri gibi sağlıklı gıdaları ihmal ederek kansızlığa zemin hazırlayabilirler. Bunun üstüne kızlarda mensturasyonun (adet kanaması) başlaması da demir ihtiyacını artırır. Henüz vücut gelişimini tamamlamadan erken evlilik ve erken yaşta gebelik de demir ihtiyacını artıran faktörlerdir.

Doğum sonrasında rahmin genişlemesi kadınların adet döneminde aşırı kan kaybı yaşamalarına sebep olabilir. Yetişkinlikte ve ileri yaşlarda da, beslenme hataları veya bazı hastalık ve emilim bozuklukları sebebiyle demir eksikliği ve kansızlık görülebilir. Bir de ekonomik yetersizlikler veya bilinçsiz beslenme faktörü eklenince kansızlık tablosu ağırlaşır.

İleri derecedeki kansızlığın tedavi edilmesi gerekir. Ancak anneler demir ihtiyacı artmış durumdaki aile fertlerinin bu ihtiyacını bir soruna dönüşmeden çözebilirler.

Demir ihtiyacı artmış fertlerin yeterince kırmızı et, karaciğer, tavuk, balık, yumurta, pekmez gibi demirden yana zengin besinlerden istifade etmesi gerekir. Ayrıca demirin vücut tarafından emilmesi için yeterince C vitamini alınmalıdır. C vitamini en çok kivide bulunur. Portakal, limon ve mandalina da iyi bir C vitamini kaynağıdır. Biber, soğan gibi sebzelerde de C vitamini bulunur.

Kırmızı kan hücrelerinin üretilmesi için folik asite de ihtiyaç vardır. Folik asit birçok yeşil yapraklı sebzede ve bulgur gibi gıdalarda bulunur. Ispanak, brokoli, kuşkonmaz ise bol miktarda demir de içerdiğinden kansızlığa faydalıdır. Ancak bitkilerdeki demir insan vücudu tarafından yeterince emilememektedir. Bu sebeple karaciğer, et ve balıktan faydalanmak gerekir.

Karaciğer vücudun vitamin mineral fazlasının depolandığı bir organdır. Kan yapımı için gerekli B12 vitamini, selenyum, demir ve çinko ihtiva eden karaciğer, kansızlığa adeta ilaç gibi gelir. Zaman zaman sofralarımızda yer vermemiz uygun olur.

Ciğer Tava Tarifi

Ciğer tarifi dediğimiz zaman ilk akla gelen, Arnavut ciğeridir. Kuşbaşı doğranmış dana karaciğerinin unlanıp kızgın yağda kızartılması ile hazırlanabilir. Karaciğeri ızgara usulüyle pişirmek de mümkündür. Ancak kızgın yağda veya doğrudan ateşte kızarmış kırmızı et ve sakatatlar kanserojen etkili olduğu için bundan kaçınmak isteyenlere farklı bir tarifimiz var.

Malzemeler:

500 gr tercihen kuzu karaciğeri, (isterseniz dana veya tavuk ciğerinden de yapabilirsiniz) 1 adet kuru soğan, 1 adet kırmızı biber, 1 adet yeşil biber, 1 adet havuç, 25 gr mantar, 2 adet domates, 1 yemek kaşığı dut pekmezi, 1 çay bardağı sıvı yağ veya 2 kaşık tereyağı, 1 tutam tuz, kimyon, kekik, sumak, ince kıyılmış maydanoz, dereotu ve yeşil soğan. İsteğe bağlı olarak ince pide veya lavaş ekmeği.

Hazırlanışı:

Karaciğeri bütün halde yıkayın, çünkü doğradıktan sonra yıkamayacağız. Kuşbaşı büyüklüğünde doğrayın. İsterseniz süzgece alın, kanı aksın. Bu sırada soğanı piyazlık doğrayın. Biberleri halka halinde doğrayın. Havucu kibrit çöpü şeklinde dilimleyin. Mantarlarınız küçükse sadece ikiye bölün, büyükse ince dilimleyin.

Geniş bir tencere veya tavada yağı ısıtın. Soğan, biber, havuçları birlikte koyun. Fazla kavurmadan hafifçe soteleyin. Malzemeyi tavanın bir tarafına çekin, boş kalan tarafına ciğerleri koyun.

Kendi kendine suyunu bırakıp çekene kadar fazla karıştırmayın. Sadece tavayı sallayarak yapışmasına engel olabilirsiniz. Sonra hepsini karıştırıp domatesleri koyun.

Domates suyunu bırakıp çekene kadar az karıştırarak harlı ateşte kavurun. En son tavanın orta kısmını açıp mantarları ilave edin. Kenarlardan kaşıkla aldığınız malzemeleri mantarın üzerine örtün. Ağzını kapatıp on beş dakika pişmeye bırakın.

En son tuzu, pekmezi, kimyonu ve kekiği ilave edin. Dut pekmezi mayhoş tadıyla ciğerin acılığını alır ve sebzelerin lezzetini artırır. İsterseniz onun yerine nar ekşisi de kullanabilirsiniz.

Sofraya getirince maydanoz, dereotu, sumak ve yeşil soğanla birlikte servis yapın. İsterseniz lavaşın içine sararak dürüm halinde servis edebilirsiniz. Bu şekilde gençlere ve çocuklara daha kolay yedirebilirsiniz. Afiyet olsun.

Karaciğerin içindeki demir ve B vitamininden en iyi şekilde faydalanmak için yanında taze sıkılmış portakal suyu veya limonlu su içmeniz tavsiye edilir. Eğer limonlu suyu üzüm, dut veya keçiboynuzu pekmeziyle tatlandırırsanız çok daha iyi olur. Ayran veya süt ürünlerini tercih etmeyin, çünkü süt ürünlerindeki kalsiyum, demir emilimini azaltmaktadır.

Bir de kırmızı et veya karaciğer yediğiniz zaman kana karışıncaya kadar çay, kahve ve kolalı içecekler içmemelisiniz. Bazı araştırmalar kafeinin demir emilimini azalttığını ortaya koymuştur.


Sayı : 63
Büyük Kapak