Kendini Vazifene Verirsen!

Sayı : 70 / Aralık 2017, Konu Başlığı : Masal Annesi

Bir zamanlar bazı kötü alışkanlıkları olan bir genç vardı. Kedisine ailesinden büyük bir miras kaldığı için çalışmak zorunda kalmadan dilediği gibi yaşıyordu. Birçok zaman da kötü arkadaş çevresine uyuyor, kötü yerlere gidiyor ve doğru yoldan sapıyordu. Onun iyiliğini düşünen bir yakını:

Evladım, ne zamana kadar böyle devam edeceksin? Yolun yol değil. Artık kendini topla, doğru yola gir, dedi. Genç ona hak veriyordu ama nefsine hakim olamıyordu.

- Ne yapayım? Elimde değil, alışmışım bir kere... Pişman olup tevbe ediyorum ama arkadaşları görünce nefsime uyuyorum, tevbemi unutuyorum, dedi.

Ona nasihat eden yakınının aklına bir çare geldi.

- Sen en iyisi şehrin valisine git. O sana bir vazife versin. Böylece bir işle meşgul olursun, serseri arkadaşlarının yanına gitmezsin, dedi.

Genç bunu makul buldu. Şehrin valisine gitti, durumunu anlattı ve kendisine bir vazife vermesini istedi.

Vali genci dinledikten sonra emrindekilere ağzına kadar dolu bir küp zeytinyağı getirmelerini emretti. Ardından da genç adama dönüp:

- İşte sana bir vazife. Bu küpü al, şehrin işlek caddesinden geçirip, diğer ucundaki köşküme götür, dedi. Sonra da yanındaki iki adamına emir verdi:

- Siz de onu takip edin. Dikkat edin, yere bir damla bile zeytinyağı dökmesin! Eğer bu vazifede en ufak bir hata yaparsa tutuklayıp huzurum getirin!

Genç adam şaşırmıştı. “Bu ne biçim bir vazife,” dedi. Ama emreden koskoca vali olunca mecburen söyleneni yaptı. Kendisine verilen küpü aldı ve büyük bir dikkatle taşımaya başladı. Valinin iki adamı da peşi sıra geliyorlardı.

Şehrin meydanından geçerken arkadaşlarıyla karşılaştı. Onlar yine kendisini meyhaneye, eğlenceye çağırıyordu. Ama genç adam onlara hiç aldırış etmedi, yürüdü gitti. Şehrin tenha sokaklarından geçerken kötü yola davet eden kadınlara rastladı. Ama onlara da dönüp bakmadı.

Genç adam gözünü zeytinyağı küpünden ayırmıyordu. Çünkü valinin adamları kendisini adım adım takip ediyordu.

Sonunda genç adam görevini başarıp, bir damla bile zeytinyağını yere damlatmadan bahsedilen köşke ulaştı. Gittiğinde bir baktı ki vali kendisinden önce gelmiş, onları bekliyor.

Vali genç adama sordu:

- Söyle bakalım, şehrin ana caddesinden geçerken ne gördün, ne duydun? Genç adam;

- Hiçbir şey görmedim ve duymadım, dedi. Çünkü tutuklanma korkusuyla vazifemi yerine getirmekten başka bir şey düşünmüyordum. Gözümü küpten ayırmadım ki etrafımı göreyim...

Hükümdar:

- Demek ki benim iki adamım seni takip ediyor diye böyle kendini vazifene verdiğin için gözün başka bir şey görmedi. Peki o halde, neden kulluk vazifeni yerine getirirken omuzlarındaki iki meleğin seni gördüğünü düşünmüyorsun? Eğer onları düşünseydin o zaman gözün ve kulağın kötülüğe çağıranları görmez ve işitmezdi. Doğru yoldan da sapmazdın.

Genç adam bundan sonra doğru yola girdi.


Sayı : 70
Büyük Kapak