Koyundaki Mucizevî Özellikler

Sayı : 32 / Ekim 2014, Konu Başlığı : Bunları Biliyor musunuz ?

Koyun, insanların beslediği hayvanların en faydalılarındandır. Küçük ve uysal bir hayvan olan koyun, sürü halinde, birlik beraberlik içinde hareket eder. Bu sebeple koyun sürülerini çocuklar bile güdebilirler. İnsanoğluna boyun eğdirilmiş bu sevimli hayvanlar, etleriyle, sütleriyle, yünleriyle insanlara hizmet eder. Allah-u Zülcelal:

"Görmediler mi ellerimizin yaptıklarından kendilerine nice hayvanlar yarattık ta kendileri onlara mâlik olmaktadırlar. Onları kendilerine boyun eğdirdik. İşte binekleri onlardandır ve onlardan yiyorlar. Kendileri için onlarda daha birçok faydalar ve içecekler var. Hâlâ şükretmiyorlar mı?'' (Yâsîn 71 -73)

İnsan vücudu bütün ihtiyaçlarını bitkilerden karşılayamaz. İnsanın protein, vitamin ve mineral ihtiyacını hayvani kaynaklı gıdalardan karşılaması gerekmektedir.

İnsanların protein ihtiyacının büyük bölümü etle karşılanır. 100 gr ette 15-20 gram protein bulunur. Bitkilerde bulunan proteinler insan vücudunun bütün ihtiyacını karşılayamaz. Et proteinlerinin en önemli özelliği, insan organizması tarafından sentezlenemeyen ve dışarıdan besin maddeleriyle birlikte mutlak alınması gereken temel aminoasitleri yeterli ve dengeli bir biçimde ihtiva etmesidir.

Ayrıca et, insanın sindirim sistemi için uygun şekilde yaratılmış bir gıdadır. Çünkü ette aminoasitlerin protein molekülü içerisinde bulunma şekli, sindirim enzimleri tarafından kolaylıkla ayrıştırılabilmesine ve vücudumuzun maksimum düzeyde yararlanmasına imkân tanıyor. Özellikle büyüme döneminde vücudun yapıtaşları olan et proteinlerinin, hamile, süt emziren kadınlar, çocuklar ve gençler tarafından yeterince alınması gerekiyor. Diğer yetişkinlerin de hücre yenilenmesi ve organların kendi kendini onarması için bir miktar et alması lüzumlu.

Etin içinde ayrıca bol miktarda demir, fosfor, bakır elementi başta olmak üzere mineraller bulunuyor. Bunlardan yeterince almamak kansızlığa sebep oluyor. Kansızlık birçok hastalığa ve sinir bozukluğuna sebep olmaktadır. Hz. Ali kerremallahu veche buna işaretle, “Kırk gün et yemeyenin ahlakı çirkinleşir” buyurmuştur.

Etin zihinsel gelişmede de büyük yararı vardır. Hepimiz biliriz ki et ile beslenen canlılar daha zeki ve çevik olurlar. Çünkü beynin düşünme, hatırlama gibi faaliyetler sırasında ihtiyaç duyduğu maddeler (nöromisterler vs) ancak hayvani gıdalardan sağlanabilir. Yeterli et yemeyen insanlarda erken bunama, beyin hasarı, beyin aktivitesi yetersizliği hali yaşanabilir.

Et içerisindeki vitaminler de, insanların başka kaynaklardan karşılaması pek mümkün olmayan A, D ve B grubu vitaminlerdir. Özellikle karaciğer tam bir vitamin deposudur. Bu vitaminlerin vücudun sağlıklı çalışmasında birçok faydaları vardır. İleri yaşlarda yağlı ve tuzlu et yemeklerinden sakınmak şartıyla herkes bir miktar et yemelidir.

Peygamber efendimiz: “Et, dünya ve ahrette yiyeceklerin efendisidir” buyurmuştur. (İ. Mâce, Et’ime, 3305)

Rivayete göre Peygamberimiz en çok koyunun ön budunu severdi. İnsanların yediği etler içinde en faydalısı koyun etidir. Körpe koyun eti birçok açıdan çok değerli ve özeldir. Mesela kuzu etinde bulunan lutein, körlüğe kadar gidebilen makular dejenerasyon riskini azaltan tek antioksidandır. Eskiden yağlı ve yüksek kalorili olduğu için diyet listelerinden çıkarılan kuzu etine, içindeki eşsiz enzimler sebebiyle yeniden yer verilmeye başlanmıştır.

Geviş getirme mucizesi

Koyunun yaratılışında birçok dikkat çeken hususiyet vardır. Her şeyden önce koyun sanki insana et sağlasın diye yaratılmış gibidir. Koyunun vücudu, yabani hayvanların aksine daha semizdir ve eti yumuşaktır. Evcil bir koyunun vücudu, aynı boydaki bir yabani keçiye nazaran çok daha fazla miktarda et tutar. Kuzular henüz bir yaşındayken bile yetişkin koyun görünümüne ulaşır.

Allah-u Zülcelâl koyun, sığır gibi geviş getiren hayvanları bizim emrimize musahhar kılmakla büyük bir lütufta bulunmuştur. Çünkü bu hayvanlar, ot, saman, kuru yaprak, tahıl gibi bitkisel gıdaları işkembelerinde yavaş yavaş hazmedip süte ve ete çevirirler.

Böylece insan, kendi vücudunda sentezlenmeyen, bitkilerden de sağlayamadığı birçok gıdayı bu hayvanlardan sağlar.

Domuz, fare ve benzeri hayvanlar, temiz pis ayırt etmeden her bulduklarını, hatta dışkıları bile yerler. Bu hayvanlar geviş getirmedikleri için, yedikleri gıda bir saat içinde kana karışır ve yedikleri pislikler ve zehirli maddeler hemen etlerinin içine yerleşir.

Koyunlar ise, sadece temiz bitkisel gıdalar yerler. Yedikleri gıdalar vücutlarında mide asitleri içinde iyice mayalanır. Böylece içinde mikrop varsa kana karışmadan önce sindirim sistemindeki asitler tarafından yok edilir. Böylece sığır, koyun gibi geviş getiren hayvanların vücudunda temiz bir et hasıl olur.

Bilhassa günümüzde koyun eti, en güvenilir ettir. Çünkü koyunlar büyüme hormonları, DNA’sıyla oynanmış yemler ve hayvancılıkta kullanılan ilaçların hemen tümünden uzak, doğal bir şekilde beslenmektedir. Çok et yemek sağlıksızdır, az ama güvenilir et yemek idealdir.

Koyunlar temiz hayvanlardır

Koyunlar temizliğe düşkün hayvanlardır, pis yerlerde yaşamak istemezler. Dışkılarının etrafı zarla kaplı olduğundan yaşadıkları yerler de nispeten daha temizdir.

Koyunların ahlakı güzeldir. Birbirleriyle kardeşçe geçinirler. Güneşli bir günde bir ağaç gölgesine toplandıkları zaman küçücük bir yere bir sürü koyunun sığdığını görürsünüz. Hiçbiri diğerini istemezlik etmez.

Alimler, koyun gütmenin insanda hilim, yumuşaklık, merhamet ve sabır gibi duyguları geliştirdiğini söylemişlerdir. Peygamberimiz bir keresinde Ashabına:

"Allah hiçbir peygamber göndermedi ki, koyun çobanlığı yapmamış olsun." buyurmuştu.

“Sen de mi, Ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular.

"Evet, ben de bir miktar kırat mukabili Mekke ehline koyun güttüm." dedi." (Buhârî, İcâre 2)

Koyunlar bereketlidirler. Her batında bir veya iki kuzularlar. Kurban bayramlarında ve diğer zamanlarda kesilirler ama sayıları tükenmez. Çünkü seher vakitlerinde uyumazlar. Tasavvuf büyükleri koyunun bu sebeple bereketlendiğini bildirmişlerdir.


Sayı : 32
Büyük Kapak