Körfezde Tehlikeli Oyun

Sayı : 70 / Aralık 2017, Konu Başlığı : Medya Gündem

Geçtiğimiz ayda Suudi Arabistan’da yaşanan gelişmeler, gözlerin yeniden körfeze yönelmesine sebep oldu. Hepimizin bildiği gibi, Körfez savaşı ve Bağdat’ın işgaliyle başlayan, Suriye ve Yemen iç savaşı ile devam eden süreçte şu ana kadar İran belirgin bir şekilde bölgeye siyasi- askeri müdahalelerde bulunmaktaydı. İran’ın Şii nüfus üzerindeki etkisini kullanarak Lübnan, Irak ve Suriye’den sonra Yemen’e egemen olma hamleleri, Arap Yarımadası’nı tam bir kuşatma altına alma noktasına çabalarının son halkası manasına geliyordu.

Yemen’de yüzyıllardır varlığını sürdüren Zeydiler esas olarak Caferi mezhebinden farklı idiler. Ancak İran’ın 80’li yıllardan bu yana Husi ailesi vasıtasıyla yaptığı çalışmalar neticesinde burada İran’a bağlı bir siyasi grup teşekkül ettirilmişti. İran tarafından eğitilen ve silahlandırılan Husiler eliyle Yemen’in başkenti San’a’nın Tahran eline geçmesine ramak kala Körfez ülkelerinin müdahalesi geldi.

26 Mart’ta Suudi Arabistan’ın öncülüğünde koalisyonun başlattığı operasyon ile mezhep çatışmasının diğer kutbu da sahaya inmiş oldu. Suudi Arabistan'ın Yemen’deki operasyonuna Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Mısır ve Fas gibi ülkeler destek verdi. Koalisyon güçleri, 2015'ten bu yana Yemen'deki Husi milislerinin mevzilerini bombalıyor. Husiler de füze saldırılarıyla cevap veriyor.

Suudi Arabistan’ın açıklamalarına göre, Kasım ayı başında Husi milislerin kontrolündeki bölgeden fırlatılan ve Riyad Uluslararası Havaalanı'nı hedef aldığı belirtilen füze havada imha edildi. Bundan önce de Husi milislerinin attığı füzeler imha edilmişti ancak hiçbir füze yerleşim yerlerine bu kadar yaklaşmamıştı.

Suudilerin başını çektiği koalisyondan yapılan yazılı açıklamada, Husilerin fırlattığı füzenin "İran tarafından tedarik edildiği" ileri sürüldü. Açıklamada, “bu füzelerin tedarik edilmesinin doğrudan saldırı olarak değerlendirileceği” bildirildi.

Hedef Mezhep Savaşı Çıkarmak

Atlantik ülkelerinin ne zamandan beri planladığı, Körfez bölgesinde mezhepçi iç savaşlar çıkarma, istikrarsızlığa sürükleme ve neticesinde etkisiz küçük kantonlar kurma projesinin acı sonuçları her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Ortadoğu ve bilhassa körfez ülkeleri, stratejik konumu ve zengin yeraltı kaynaklarına sahip olması sebebiyle çatışan uluslararası güç odaklarının her zaman hedefinde oldu. Türkiye’nin güney sınırlarından başlayıp, Irak ve Suriye’yi içine alan ve Yemen’i içine alan bölge enerji trafiğinde büyük öneme sahip.

Aden körfeziyle ve Kızıldeniz’i birbirine bağlayan Bâbu’l-Mendeb Boğazından yılda yaklaşık 3,8 milyon varil petrol ve 21 binden fazla yük gemisi (günde ortalama 57 gemi) geçiyor. Bu durum sırf Yemen’i dünyanın en stratejik öneme sahip ülkelerinden biri haline getiriyor. Ne acıdır ki bu önemli konumun maddi getirisinden hiçbir fayda görmeyen Mazlum Yemen halkı, iç savaşın sebep olduğu acılarla baş başa bırakılmış durumda.

Yemen’de İnsani Durum İçler Acısı

Koalisyon güçleri, Husi milislerine daha fazla silah temin edilmesinin de önüne geçilmesi amacıyla Yemen sınırlarını geçici olarak kapatma kararı aldı. Yemen'e sınırlardan yalnızca insani yardım malzemelerinin geçişine izin verilecek.

Zaten Yemen'deki iki yıldır süren savaş sebebiyle ekonomik durum çok kötü. Bunun yanında ülkeye uygulanan ekonomik abluka nedeniyle Yemen halkı insani yardıma muhtaç duruma düştü.

Enerji bakımından tamamen dışa bağımlı olan Yemen’de akaryakıt ülkeye sadece deniz yoluyla giriyor. Savaş ve abluka yüzünden akaryakıt fiyatları iki katına çıkmış bulunuyor.

Ülkede çöplerin toplanmasından, içme suyunun arıtılmasına ve gıda, ilaç gibi birçok ürünün imal ve nakledilmesine kadar birçok hayati ihtiyaç için akaryakıta gereksinim duyuluyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun tüm hava ve deniz limanlarını kapatarak Yemen'e uyguladığı ablukanın kaldırılmaması durumunda ülkedeki bütün akaryakıtın biteceği bildiriliyor.

Yemen'deki kolera salgınında 27 Nisan'dan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 194'e yükseldi. İç savaş şartları nedeniyle ülke içinde yerinden edilmiş yaklaşık 3 milyon kişi, temiz içme suyu sıkıntısı ve atıkların toplanamaması sonucu koleraya yakalanma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Ayrıca aşılama ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği sebebiyle Yemen'de 1 milyona yakın çocuğun, çocuk felci riski altında yaşadığı kaydediliyor.

27 milyonluk Yemen halkının büyük bir kısmı şiddetli yoksulluk yaşıyor. Yemen'de yarısı çocuk olmak üzere 7 milyon kişinin açlık sınırında olduğu, 2,2 milyon çocuğun akut beslenme yetersizliği yaşadığı ve bu çocukların 385 bininin hayatta kalabilmek için acil tedaviye ihtiyaç duyduğu bildiriliyor.

Yemen'de insani yardım hatlarının açık kalması gerekiyor. 3 yıla yakın süredir devam eden savaş yüzünden iyi beslenemeyen milyonlarca Yemenli, gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaçları karşılanmazsa ölüm tehlikesiyle karşı karşıya.

Yemen'deki iç savaşta sivil yerleşim yerleri de hedef alınıyor. İnsani yardım kuruluşları, tıbbi malzemeler de dahil temel insani yardımların ulaştırılması için çağrı yapıyor. Ne acıdır ki, mezhep taassubu bahanesiyle petrol sevkiyatına hakim olma savaşına kapılan ülkeler bu drama karşı kör ve sağır. Silahlanma yarışı için trilyonlar harcayan ülkeler, bu mazlumların iniltilerine kulak tıkıyor.


Sayı : 70
Büyük Kapak