Kırım’da Neler Oluyor?

Sayı : 26 / Nisan 2014, Konu Başlığı : Medya Gündem

Kırım’da Neler Oluyor?

Kuzey komşularımızdan Ukrayna’daki halk isyanı büyürken, Kırım yarımadasında meydana gelen Rus askeri hareketliliği gündeme bomba gibi düştü. Karadeniz’de önemli bir yarımada olan Kırım’la tarihi bağlarımız oldukça kuvvetli.

Kırım Tarihi

Kırım yarımadası, Altın Orda Devletinin hanlarından Berke Han'ın 1256 yılında Müslümanlığı kabul etmesinden önceden beri İslâm toprağıydı. Bir ara Cenevizliler tarafından ele geçirilen yarımadayı Fatih Sultan Mehmet 1475'de kuvvetli bir donanma ile feth edip Osmanlının himayesi altına aldı. 300 yıl boyunca Osmanlının garantörlüğü altında kendi hanları idaresinde yaşayan Kırım Müslümanları, 1736'da Rusların Kırım yarımadasını işgali ve Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden koparılan ilk İslam ülkesi oldu.

Kırım yarımadası tarihi boyunca çok savaşa konu oldu. Kırım Türkleri 1917'de bağımsızlıklarını ilân edip devlet kurdularsa da, Stalin tarafından önce Sibirya'ya, sonra Orta Asya steplerine sürgün edilerek büyük bir trajedi yaşadılar. Müslümanlar 1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra bölgeye geri dönmeye başladılar. Ancak bugün Kırım Özerk Cumhuriyeti'nde, bölge nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ını Ruslar, yüzde 24'ünü etnik Ukraynalılar, sadece yüzde 12'sini ise Kırım Tatarları oluşturuyor. Şu anda Kırım yarımadası, yasal olarak Ukrayna’nın bir parçası olarak, kendi parlamentosunu belirleyen özerk bir cumhuriyet.

Kırımın Önemi Nereden Geliyor?

Kırım’daki Sivastopol limanı Rusya'nın deniz hâkimiyeti konusunda iki önemli üsten birini oluşturuyor. Rusya diğer önemli deniz üssü olan, Suriye'deki Tartus Limanına da önem verdiğini gösteren bir siyaset izliyor. Bölge, doğal gaz dağıtım ağının bir parçası olması nedeniyle de büyük öneme sahip. Moskova’dan idare edilen Gazprom şirketi, Kırım’ın altından geçen boru hatları ağı ile Avrupa’nın muhtaç olduğu doğal gazın yüzde 30’unu taşımaktadır. Kısacası Rusya’nın Kırımdaki Rus halkının güvenliğini bahane ederek bu yarımadayı ilhak etmek için birçok sebebi var.

Üstelik son zamanlarda Rusya dilediği gibi askeri müdahaleler yapabileceğini görüyor. 2008 yılında Gürcistan’ın Güney Osetya bölgesine asker göndermiş, buna karşılık NATO, Tiflis’in yardımına gitmemişti. Araştırmacılar, Obama’nın Suriye konusundaki pasif tutumunun da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i cesaretlendirdiğini öne sürüyor.

AB’nin tavrı, ekonomik yaptırım ve ulaşım kısıtlamaları uygulamaktan ibaret… Fakat Rus şirketi Gazprom, Avrupa’nın baş enerji tedarikçisi olması ekonomik yaptırım uygulama seçeneğini ciddi bir şekilde zayıflatıyor. Rusya’nın saldırgan politikalarının ülkemizi hem kuzeyden hem güneyden tehdit eder boyuta ulaşması ciddi tedirginlik kousu olmaya devam ediyor.

Davudoğlu Kiev’e Gitti

Gelişmeler üzerine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Kiev’e giderek Kırım Tatar Milli Meclisi eski Başkanı Mustafa Kırımoğlu ve Devlet Başkan Vekili ve Meclis Başkanı Aleksandr Turçinov ve Ukrayna Dışişleri Bakan Vekili Andrey Deşitsa ile görüştü.
Davutoğlu, konuşmasında, Kırım'ın, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü içindeki konumunun güçlendirilerek sürdürülmesi ve soydaşlara dönük tahrikkar gelişmelerin yaşanmaması için uluslararası toplumun gerekli duyarlılığı göstermesinin önemine işaret etti.

Davutoğlu, “Kırım Tatarları, Kırım'ın asli unsurlarıdır, o toprakların sahipleridir ve orada Ukrayna'nın eşit vatandaşları olarak barış ve huzur içinde yaşama iradesine sahiptirler.” Dedi ve Kırım’ın, Ukrayna ile Türkiye arasında hem bir dostluk köprüsü hem de soydaşlarımızın barış içinde yaşadığı bir refah alanı haline dönüşmesini temennilerini paylaştı.


Sayı : 26
Büyük Kapak