Kuşlardan Al Haberi

Sayı : 30 / Ağustos 2014, Konu Başlığı : Masal Annesi

Eski zamanlarda, İran’da Pers İmparatorluğu hüküm sürmekteydi. Bu ülkenin yönetiminde Nûşirevân adında genç bir hükümdar bulunuyordu.

Bu genç hükümdar, ilk zamanlar çok zevkine düşkündü. Halktan ağır vergiler alıyor ve haksız uygulamalar yapıyordu. Üstelik buna başkaldıran olursa da hemen kellesini uçuruyordu.

Yönetim kötü olunca halkın düzeni bozulmuştu. Köylüler ağır vergiler yüzünden tarlasını ekemiyordu. Şehirliler de satacak mal bulamaz olmuştu. Artık insanlar evlerini terk edip başka diyarlara göçer hale gelmişti.

Devletin ileri gelenleri durumun kötüye gittiğini görüyorlardı. Ancak hiç kimse Nûşirevân’ı uyarmaya cesaret edemiyordu. Ancak yaşlı ve bilge vezir artık neye mal olursa olsun onu uyarmaya karar vermişti. Bunun için uygun bir fırsat kollamaya başladı.

Bu sırada genç hükümdar devamlı av partileri düzenliyor, eğlenceyle zaman geçiriyordu. Yine bir gün saray görevlilerini yanına alıp ava çıktı. Yaşlı vezir, onunla konuşmak için bu fırsatı değerlendirmek istedi. O da ava katıldı.

Genç hükümdar bir ara, bir avın izini takip etmek için diğerlerinden uzaklaşmıştı. Yaşlı veziri de onu izledi ve böylece ikisi birlikte avın izini takip ede ede bir pınar başına kadar geldiler. Çok yorulmuş ve susamışlardı. Biraz su içip dinlenmeye karar verdiler.

Atlarından inip pınarın serin suyundan kana kana içtiler. Sonra oradaki ağacın gölgesinde oturdular.

O sırada ağacın dalında bulunan iki baykuş “huuu, huuu” diye ötmeye başladı. Baykuşların sanki karşılıklı konuşur gibi ötüşmeleri Nûşirevân'ın dikkatini çekmişti.

- Keşke kuşların dilinden anlasaydın. Kim bilir bu kuşlar şimdi neler söylüyordur? Diyerek yaşlı vezire takıldı. Veziri aradığı fırsatı bulmuştu:

- Aslında ben kuşların dilinden anlarım efendim. Ama korkarım ki kuşların konuşmalarını size aktaracak olursam öfkelenirsiniz.

Nûşirevân, yaşlı vezirin söylemek istediği ama söylemediği bir şey olduğunu anlamıştı.

- Söz veriyorum sana kimse bir şey yapmayacak! Söyle! Dedi.

Akıllı vezir, güya kuşların dilinden ülkenin kötü gidişatını anlattı:

- Hükümdarım, bu kuşlar çocuklarını evlendirmek için düğün hazırlıkları yapıyorlar. Birisi, kız babası ve oğlan babasından başlık parası olarak bir harabe istiyor. Oğlan babası ise “İstediğin harabe olsun! Nûşirevân hükümdar olduğu müddetçe, ben sana bir değil on harabe veririm. Görmüyor musun, memleketin halini. Herkes memleketi terk edip başka diyarlara gidiyor,” Diyor, dedi.

Nûşirevân vezirinin ne demek istediğini anlamıştı. Hemen toparlanıp sarayına döndü ve o günden sonra yaşantısını tamamen değiştirdi. Çıkardığı haksız yasaları kaldırdı. Halkı arasında adaletle hükmetti. Bütün yasalarını, halkının iyiliğini ve refahını düşünerek yaptı.

Kısa zamanda ülke eskisinden çok daha iyi hale gelmişti. Memleketinde bir tane harabe kalmamış, herkes mutlu olmuştu. Artık Nûşirevân zulmüyle değil adaletiyle meşhur bir hükümdar olarak hatırlanıyordu.


Sayı : 30
Büyük Kapak