Kuran-ı Kerim Allah'ın Hidayet Kaynağıdır

Sayı : 42 / Ağustos 2015, Konu Başlığı : Hadis-i Şerif

كِتَابُ اللهِ فِيهِ نَبَأُ مَا كَانَ قَبْلَكُمْ وَخَبَرُ مَا بَعْدَكُمْ وَحُكْمُ مَا بَيْنَكُمْ وَهُوَ الْفَصْلُ لَيْسَ بِالْهَزْلِ مَنْ تَرَكَهُ مِنْ جَبَّارٍ قَصَمَهُ اللهُ وَمَنِ ابْتَغَى الْهُدَى فِي غَيْرِهِ أَضَلَّهُ اللهُ وَهُوَ حَبْلُ اللهِ الْمَتِينُ وَهُوَ الذِّكْرُ الْحَكِيمُ وَهُوَ الصِّرَاطُ الْمُسْتَقِيمُ هُوَ الَّذِي لاَ تَزِيغُ بِهِ اْلأَهْوَاءُ وَلاَ تَلْتَبِسُ بِهِ اْلأَلْسِنَةُ وَلاَ يَشْبَعُ مِنْهُ الْعُلَمَاءُ وَلاَ يَخْلَقُ عَلَى كَثْرَةِ الرَّدِّ وَلاَ تَنْقَضِي عَجَائِبُهُ هُوَ الَّذِي لَمْ تَنْتَهِ الْجِنُّ إِذْ سَمِعَتْهُ حَتَّى قَالُوا إِنَّا سَمِعْنَا قُرْآنًا عَجَبًا يَهْدِي إِلَى الرُّشْدِ فَآمَنَّا بِهِ مَنْ قَالَ بِهِ صَدَقَ وَمَنْ عَمِلَ بِهِ أُجِرَ وَمَنْ حَكَمَ بِهِ عَدَلَ وَمَنْ دَعَا إِلَيْهِ هَدَى إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ



Sahabeden bir zat şöyle anlatıyor: “(Rasulullahın ahirete irtihalinden sonra bir gün)Mescide uğradığımda gördüm ki halk, zikri terk edip malâyâni konularla meşgul oluyor. Çıkıp durumdan Hz. Ali radıyallahu anhuyu haberdâr ettim. Bana: “Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?” dedi, Ben de, “Evet” deyince, O: “Ben, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle ferman ettiğini işitmiştim.” dedi: “Haberiniz olsun, bir fitne zuhur edecek!” Ben hemen sordum: “Ondan kurtuluş yolu nedir Ey Allah'ın Resûlü?” Buyurdular ki:
'Kitabullahtır! Çünkü sizden öncekilerin haberleri de, sizden sonrakilerin haberleri de, aranızdakilerin hükmü de ondadır. O hak ile bâtılı ayıran kesin bir hükümdür, şaka ve boş şey değildir.

Onu zorbalıkla bırakan kimsenin Allah boynunu kırar. Hidayeti, doğru yolu ondan başkasında arayanı dalâlete düşürür.

O, Allah'ın en sağlam ipidir! O, hikmetle dolu Kur'ân'dır! O, en doğru yoldur! O boş arzuların haktan saptıramayacağı, dillerin karıştırıp belirsiz edemeyeceği, ilim adamlarının duyamayacağı, çok tekrarlanmasından bıkılmayan, akılları hayrette bırakan meziyetleri bitip tükenmeyen bir kitabdır.

O öyle bir kitabdır ki, cinlerden bir zümre, onu dinledikleri zaman: "Biz, gerçek, hayranlık veren bir Kur'ân dinledik ki, o hakka ve doğruya götürüyor. Bundan dolayı, biz de ona inandık...” demişlerdir.

Ona dayanarak konuşan, doğrulanır. Onunla amel eden, ecre erer. Onunla hükmeden adalet eder. Ona davet eden doğruya ve doğru yola davet etmiş olur.”


Sayı : 42
Büyük Kapak