Maksat Kulluk Olunca

Sayı : 29 / Temmuz 2014, Konu Başlığı : Kıssa Sepeti

Evvelki Peygamberlerin ümmetleri içinde salih bir kişi yaşıyordu. Geçimini helalinden kazanır, kanaat eder, zaman bulabildiği kadar ibadet ederdi. Karısı da saliha bir hanımdı, ona yardım ederdi.

Allah-u Teala o zamanın Peygamberine şöyle vahyetti:

“Benim o kullarıma git, haber ver ki, ben o karıkocanın ömürlerinin yarısını zengin yarısını fakir geçirmelerini takdir ettim. Fakat zenginliği gençliğinde mi yoksa yaşlılığında mı vereceğimi takdir etmedim. O dilediğini seçsin, hangisini seçerse o zaman vereceğim.”

Zamanın Peygamberi bu kişinin evine misafir oldu ve Allah'ın emrettiği gibi haber verdi. O salih kişi hanımına gelip, meseleyi anlattıktan sonra kendi reyini söyledi:

“Bana sorarsan zenginliğin yaşlılık zamanında gelmesini seçelim. Çünkü gençliğimizde yoksulluğa sabredebilirim. İhtiyarladığım vakit, zengin olursam geçim sıkıntısı çekmem, Rabbime ibadet ve taatte bulunmaya da gücüm, kuvvetim bulunur. Hanımı ise farklı düşünüyordu:

- Gençliğimizi geçim derdiyle geçirdikten sonra ihtiyarlık zamanımızda ibadet etmeye halimiz kalmaz. Halbuki gençlikte zengin olursak, henüz bedenimiz dinçken, geçim derdi ile uğraşmadan Allah’a ibadet eder, ihtiyacı olanlara da sadaka veririz.

Adam karısının görüşünü de haklı görmüştü.

- Evet sen de haklısın. Doğru söylüyorsun, dedi.

Salih kişi seçimini söylemek için Peygamberin yanına gelirken Allah-u Teala o Peygambere tekrar vahyetti:

"O salih karıkocaya söyle ki: Onların her ikisi de zenginliği ibadet ve iyilik yapma niyetiyle istedikleri için biz onlara hem gençliklerinde hem de ihtiyarlık zamanlarında zenginlik vermeyi takdir ettik. Artık ibadet ve itaate devam etsinler, diledikleri gibi sadaka versinler.”


Sayı : 29
Büyük Kapak