Migrenin Sebepleri ve Tedavisi

Sayı : 37 / Mart 2015, Konu Başlığı : Sağlık

Migren, halk arasında yarım baş ağrısı diye de bilinen, belli bir hastalığa bağlı olmadan ve çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ağrı atakları 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Bazen bulantı, kusma, ışığa ve sese aşırı duyarlılık gibi belirtileri olan bu ağrılar, kişinin tüm faaliyetlerini durdurabilmektedir.

Migrenin tam sebebi bilinmemektedir. Migren teşhisi konulması; ağrıya sebep olan başka bir bozukluk bulunamamasıyla ve diğer belirtilerin de görülmesiyle gerçekleşmektedir. Migreni olan çoğu kişiler, belli faktörlerin migren ataklarını tetiklediğini söylemektedirler. Mesela stres, çok fazla veya çok az uyku, kuvvetli ışık, hava değişiklikleri ve çikolata, peynir, aşırı kahve ve çay gibi yiyeceklerin ağrıyı tetiklediği ileri sürülmektedir. Ancak bu faktörleri ağrının başlamasıyla ilgisi daha çok hastaların kendi tahmini olup, bilimsel kesinliğe ulaşmamıştır.

Çoğu kadında hormonal değişiklikler veya adet dönemi de migreni tetikleyebilmektedir. Migren ağrıları, kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir. Hamilelik döneminde ise migren ağrıları belirgin bir şekilde azalmaktadır. Bu da sebebinin adet düzenini sağlayan hormonlarla ilgili olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir.

Migren ağrısının ayırt edici bir özelliği, birkaç gün önce başlayan ve ağrı geçtikten sonra da devam edebilen, sersemlik, uyuşukluluk, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerdir.

Migrenim var demeden önce baş ağrımızın sebebini doğru teşhis etmekte fayda var. Migren ağrıları, strese, yüksek tansiyona ve boyun kaslarının gerilmesine bağlı ağrılarla karıştırılmaktadır. Migren ağrısı diğer ağrılar gibi dinlenmekle, uyumakla geçmez; aksine uykudan ağrıyla uyanılır. Ağrının şiddeti, uzun sürmesi ve ışığa, sese duyarlılık gibi diğer rahatsızlıklar sebebiyle migren hayatı önemli ölçüde olumsuz etkileyen bir rahatsızlıktır.

Günümüzde migren ağrısına özel ağrı kesiciler ve migren ataklarını engelleyen tedavi edici ilaçlar alanında yeni gelişmeler kaydedilmiştir. Bunun yanında ağrıyı tetikleyen faktörlerden ve düzensizliklerden kaçınma da koruyucu tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir.

Migren Ataklarını Önlemenin Yolları

Migreni tetikleyen neden kesin olarak bilinmese de susuzlukla, kansızlıkla ve vitamin eksiklikleriyle ilişkisi olduğuna dair bazı sonuçlar elde edilmişti.

Kansızlığı Tedavi Edin

Eğer baş ağrısı şikâyetinizin yanında, halsizlik, baş dönmesi, çabuk yorulma, çarpıntı hissi, kol ve bacaklarda uyuşukluk gibi başka belirtiler de görüyorsanız kan sayımı yaptırarak kansızlık sorununuz olup olmadığına baktırmalısınız.

Kansızlık, adet görme dönemindeki kadınlarda sık görülen bir problemdir. Kansızlık sorununu demir eksikliğinin giderilmesi ve folik asitten yana zengin beslenme sayesinde tedavi edebilirsiniz. Bunun için beslenmenizde kırmızı et, karaciğer, bulgur ve meyve ve koyu yeşil yapraklı sebzelere ağırlık vermeniz önemlidir.

Ayrıca yemekle birlikte veya yemeklerden hemen sonra çay, kahve ve kolalı içecekler tüketmek de demir emilimini engeller. Bundan kaçınılmalıdır.

Susuzluktan Kaçının

Aşırı çay, kahve tüketimi, böbrekleri çalıştırarak vücuttan suyun atılmasına sebep olduğu için dehidrasyona, yani susuzluğa sebep olarak da baş ağrısını tetikler. Vücudunuzun sağlıklı çalışması için yeterince su için, sulu gıdalar alın. Et ve sebze suyu içeren çorbalar, meyve suları, süt ve ayran içmekle vücudunuzun mineral ve su dengesini koruyabilirsiniz.

Vitamin ve Minerallerden Faydalanın

Magnezyum ve kalsiyum elementleri, enerjinin hücre içinde kullanımı yönünden önemli rol taşır. Bu elementlerden yana zengin besinler halsizlik ve yorgunluğu giderir. Bu sebeple kabak, bamya, brokoli, ıspanak, lahana ve yeşil yapraklı sebzelerden bu mineralleri almalısınız. Bunların yanında et, süt deniz ürünleri de mineraller yönünden zengindir.

Omega 3 yağ asitleri sinirleri korur ve migren bağlantılı sıkıntılarla mücadele eder. Omega 3’ü somon, ton balığı ve uskumru gibi yağlı balıklardan doğal olarak alabilir ya da omega 3 içerikli besin takviyelerini kullanabilirsiniz.

Son araştırmalarda B12 vitamini eksikliğinin de migreni tetiklediğine dair tespitler yapılıyor. B 12 vitamini, birçok faydalarının yanında Alzeimer hastalığını önleyen, beyin ve sinir sağlığı açısından önemli bir vitamin.

Eğer kendinizde ışığa karşı hassasiyet, öğrenme ve algılama güçlüğü, ağız kuruluğu, ciltte kaşıntı ve kızarıklık, uyuşukluk hali gibi bazı belirtiler görüyorsanız kan tahlili yaptırarak B 12 vitamini seviyesine baktırabilirsiniz. B 12 vitamini, et ve süt ürünleri ile buğdayda bulunur. Vücuda alınamamasının sebebi sindirim sistemi rahatsızlıkları olabilir. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarınız varsa bunların tedavisi gerekir.

Serotonin düşüklüğü tedavisinde ceviz, badem, kabak çekirdeği, susam gibi gıdalardan da faydalanabilirsiniz. Sabahları aç karnına bir avuç kadar yiyerek düzenli bir kür uygulayabilirsiniz. Pirinç ve buğdayı tam tahıl olarak, kepeğiyle birlikte yemek de serotonin hormonunu yükseltiyor.

Adet öncesinde artan tatlı ve tuzlu isteğine karşı sabırlı olup, meyve ve sebze ağırlı beslenmek uygun olur. Çünkü konserve gıdalar, peynir çeşitleri ve çikolatanın migreni tetiklediğini tecrübe eden hastalar bulunuyor.

Migrene İyi Gelen Bitkiler

Acı Biber

Acı biberde bulunan kapsaisin maddesinin ağrı eşiğini düşürdüğü, yani kişiyi ağrıya karşı dayanıklı hale getirdiği ileri sürülüyor. Kapsaisin aynı zamanda damar açıcı özelliğiyle kan dolaşımını artırıyor.

Zencefil

Zencefilin bulantı ve kusmaya iyi geldiği tecrübe edilmiş. Migren atakları döneminde kavrulmamış beyaz kahve çekirdekleri ile kuru zencefili birlikte çekip çay gibi demleyerek için. Ağrı ve sıkıntıları hafifletecektir.

Nane yağı

Boyun ve omuz kaslarındaki gerginliği azaltmak için bu bölgelere ovalayarak sürün. Nane yağı kan dolaşımını artırarak gerginlik hissini azaltıyor. Gerginliğin giderilmesi için spor ve egzersiz yapmak da faydalı. Ayrıca spor serotonin hormonunun salgılanmasını artırarak depresyonu tedavi ediyor.


Sayı : 37
Büyük Kapak