Mirac Kandili

Sayı : 16 / Haziran 2013, Konu Başlığı : Kutlu Mevsim

Haziran ayında, 5’ini 6’ya bağlayan gece Mirac Kandilini idrak edeceğiz. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin ümmetine büyük müjdeler getirdiği bu mübarek gecenin özelliğini kısaca hatırlayalım.

Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam, insanlara Allah'ın ayetlerini tebliğ etmek için çok büyük çilelere katlandıktan sonra bir gece “Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya” (İsra: 1) ve oradan da semalara götürülerek, Mirac mucizesine nail oldu. (Necm, 1-10)

Mescid-i Aksa’da geçmiş peygamberlerin ruhaniyetleriyle görüşen Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam Mirac ile de semanın bütün tabakalarından geçti, orada Peygamberlerle selamlaştı, (Buhâ-rî, Bed’ü’l-Halk, 6) cenneti ve cehennemi gördü (Buhârî, Rikâk, 51). Yaratılmış varlıkların en son noktası, sidre-i müntehaya ulaştı, kaderi yazan kalemin gıcırtılarını duyacağı makama erişti. (Buhârî, Salât, 1)

Bu gece Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam ümmetini imana çağırdığı gayb haberlerini bizzat görmüş oldu. Böylece bir insanın iman ve teslimiyet sayesinde erişebileceği en yüksek dereceye ulaştı ve bizlerin de iman edersek vaad edilen müjdelere nail olacağımızın bir örneği oldu.

Mirac kandili vesilesiyle bu hakikatler üzerinde tefekkür edersek, Peygamberimizin Allah-u Zülcelâl katında ne kadar kıymetli olduğunu anlar ve onun yolundan gitmeye gayret ederiz -inşaallah-.

O gece Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam ümmetine hediyeler getirdi; beş vakit namaz emredildi, Bakara Suresi’nin son ayetleri indirildi ve Allah'a ortak koşmayanların affedileceği müjdesi verildi. (Müslim, İman, 279)

Öyleyse biz de bu müjdelere şükretmek niyetine bu kandilin gündüzünü oruçlu, gecesini namaz, dua ve zikirle değerlendirmeye gayret edelim. Şükredenlere nimetler kat kat artırılacağı için inşaallah bu gecenin bereketinden istifade ederiz.

Şaban-ı Şerif Ayının Fazileti

Şaban ayı, üç ayların ikincisidir. Şaban ayı hakkında Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur: "Bu, Receb'le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Hâlbuki o, amellerin Rabbü’l-âlemîn'e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini istiyorum."

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, bu açıklamayı, Hz. Üsâme’nin: “Ey Allah'ın Rasûlü! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum (sebebi nedir?)" sorusuna cevap olarak yapmıştır. (Nesâî, Savm 70)

Hz. Âişe radıyallahu anhâ: “…Ben, Rasulullah’ın Ramazan dışında bir ayı tam olarak tuttuğunu görmedim. Herhangi bir ayda Şaban ayında tuttuğundan daha fazla tuttuğunu da görmedim."(Buharî, Savm 52)

Bu ayın ilk yarısında ve bilhassa Berat kandilinin gündüzünde oruçlu bulunmak çok kazançlı olacaktır. Şaban ayının ikinci yarısında veya Ramazan ayına birkaç gün kala, farz olan orucu nafileden ayırt etmek ve Ramazan ayı için kuvvet kazanmak niyetiyle orucu bırakmak efdal görülmüştür.

Berat Kandili

23 Haziran günü, Şaban ayının on beşinci gecesine rastlayan Beraat kandiline kavuşacağız. Bu gecenin önemine dair hadis-i şeriflerde Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmaktadır: "Allah Teâla Hazretleri, Nısf-u Şaban (Berat) gecesinde dünya semasına iner ve Kelb Kabîlesi’nin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder. Fakat bu gece Allah; müşriklerin, kincilerin, akrabalarıyla münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.”(Tirmizî, Savm 39)

Bir diğer hadis kitabında şöyle bir rivayet vardır: “…Çünkü Allah Teâlâ Hazretleri, o gün, güneşin batmasıyla, dünya semasına iner ve şöyle buyurur: ‘Bana istiğfar eden yok mu, mağfiret edeyim! Benden rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Belaya maruz kalan yok mu, afiyet vereyim! Şöyle olan yok mu, böyle olan yok mu?...”(İbn-i Mâce, İkâme 191)

Bildirildiğine göre bu gece levh-i mahfuzdan indirilen kitaplar, melekler arasında taksim edilir. Duhan suresinde "Her hikmetli iş, katımızdan bir emir ile o gece ayrılır (belirlenir, ortaya konur, takdir edilir)..."(Duhân, 3) şeklinde bahsi geçen gecenin bu gece olduğu bildirilmiştir. Bu gece rızıklarla ilgili nüsha Hz. Mîkail'e; harb, zelzele gibi hadiselerle ilgili nüsha, Hz. Cebrail'e; amellerle ilgili nüsha Hz. İsrafil'e, ölümlerle ilgili nüsha, Hz. Azrail'e verilir.” (Fahreddin Razî, Tefsîr-i Kebîr, Duhân sûresi)

Bu önemli gecede hayırlı amellerin ve nasiplerin müyesser olması, belalardan ve kötü amellerden muhafaza olunmamız için çok niyazda bulunmak uygun olur.

Bu bakımdan Allah Rasulü, bu gece her zamankinden daha çok ibadet ve taatte bulunmuş ve şöyle buyurmuştur: “Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun!...”(İbn-i Mâce, İkâme 191)
Hz. Aişe’nin rivayetine göre Peygamberimiz Berat gecesinde secdede şu duayı okumuştur:

أَعُوذُ بِعَفْوِكَ مِنْ عِقَابِكَ. وَأَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ. وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ جَلَّ وَجْهُكَ. لاَ أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ. أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ

Okunuşu: “Allahumme Euzü bi afvike min ikabik. Ve euzü birızake min sehatik. Ve euzü bike minke Celle vechük. La uhsî senaen aleyk. Ente kema esneyte alâ nefsik.

Manası: “Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, Senden yine Sana ilticâ ediyorum. Senin şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana layık bir surette hamd etmekten acizim” (Müslim, Salat, 222)


Sayı : 16
Büyük Kapak