Ne Çok Yalnızsın…

Sayı : 53 / Temmuz 2016, Konu Başlığı : Gönülden Gönüle

Varlığının gerçekten bir önemi var mı dünya hayatı için, düşündün mü hiç? Gün gelir varlığın ya da yokluğun hiçbir anlam ifade etmeyebilir, biliyor musun? Dünya senin etrafında dönüyor diye düşünüyorsun çoğu zaman. Kendinden o kadar eminsin ki hesaplamıyorsun bile artılarını ve eksilerini. Sensizliğin de hüküm sürebileceğini hiç getirmiyorsun aklına. Sen olmazsan her şey yarım kalacak, hiçbir şeyin kıymeti olmayacak ve sensizlik ölüm gibi gelecek sanıyorsun herkese.

Bir gün yokluğun hüküm sürerse bu diyarda, hayat da bitecek sanıyorsun herkes için. Öyle değil işte! Sen de vazgeçilmez değilsin; hiçbir canlının vazgeçilmez olmadığı gibi. Gün gelir senden de vazgeçilir elbet. Senin ardından dökülen gözyaşları akar da kurur toprakta. Unutulur sana ait anılar, yavaş yavaş silinirsin çoğu kişinin hafızasından, kaldırılır en tozlu raflara bakmaya doyamadığın resimlerin. Ne gülüşün kalır akıllarda ne de yüzün.

Bahanesi olmayacak secdesiz günlerin, bir yumruk gibi çökecek yüreğine Allah’ı anmadan geçirdiğin saatlerin. Pişmanlık bir ip gibi dolanacak ayaklarına. Fayda vermeyecek ağlamaların belki de. Utancın boynunu bükecek, yerden kalkmayacak yüzün.

Uyarılmıştın çünkü. Rabbin demişti ki; “Bu dünya hayatı, (kendine bakan yüzüyle) boş bir oyalanma ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, işte o, (her şeyin diri olduğu) gerçek hayattır. Bunu bir bilselerdi”

Sensiz de sürer hayat, sen yokken de gülmeye devam eder yüzler, kanat seslerini eksik etmez gökyüzünden kuşlar. Yağmur yine yağar, güneş yine açar tüm ihtişamıyla elbet. Yine dalgalanır denizler, ardında bıraktığın herkes devam eder hayatını yaşamaya.

Dünya sensiz de döner ve sensiz de devam eder, unutma.

Arada bir yâd edilirsin belki de. Her duada gelebilir misin sevdiklerinin aklına, o bile meçhul. Böylesine garip bir dünya işte yaşadığımız. Ders çıkarmıyoruz çekip gidenlerin ardından bakarken, gerçek dosttan bihaber geçip duruyor yaşadığımız her saat. Oysa ne büyük bir kayıp bilmiyoruz. Bilseydik çok ağlardık belki de. Ellerimiz her fırsatta kalkardı semaya, kaçırmazdık seher vakitlerini, gözyaşlarımızı yüreğimize akıtıp, yüreğimizin diliyle yakarırdık gerçek Dost’a.

Bizi terk etmeyecek olan Bir’ine ihtiyacımız var. Bu dünyada da ötelerde de ellerimizden tutacak, korktuklarımızdan emin eyleyecek Bir’i. Öyle ki bize acıyacak, yaptıklarımızdan ziyade Rahmeti ve merhametiyle muamelede bulunacak Bir’i. Ateşlerden koruyacak, cennetlerinde ağırlayacak Bir’i. Ve ne olursa olsun bizi terk etmeyecek olan Bir’i.

Seni terk etmeyecek biri varsa bil ki O da Allah’tır, celle celalühû. Vefayı Allah’tan başkasında arama, açma ellerini O’ndan gayrısına. Herkesin seni terk edeceği günde O, celle celalühü olacak yanında. Kimsenin seninle beraber gelmeyeceği bir dünya bekliyor seni unutma. Yalnız geldiğin gibi yine yalnız çıkacaksın yoluna. Yalnız kalmak istemiyorsan Hakka eğil, Hak’tan gayrısı gerçek değil unutma. İzin verme sahte dünyanın sahte gülüşlerine.

Öyleyse sen de şimdi bırakma Rabbini ve ömrünün sonuna kadar hep O’nunla yaşa. O ki Hay ve Kayyumdur. “O daima diridir” (Mümin; 55) “Hay ve Kayyûm olan Allah’tan başka ilah yoktur” (Ali İmran; 2)

Terk etme O’nu ne olursa olsun. O’nun da seni terk etmemesi için olsun duaların. Dilden ve gönülden…

O’nun sevgisini kazanmak, O’ndan gayrısını terk etmekle olur elbette. O’ndan uzaklaştıran amelleri hayatımızdan birer birer söküp atmanın vakti gelmedi mi? Ve O’na yaklaştıran amellerle ömrümüzü nakış nakış işlemenin saati gelmedi mi?

Haydi, bir kere daha düşünelim, son bulmadan şu fani hayat. Bir daha gözden geçirelim her saniye tükenip duran ömrümüzü. Vakit varken samimi tövbelerle dolduralım heybemizi ve çok ağlayalım. Öyle ki yıkanıp temizlensin karaya çalan yüreğimiz.

Ömrümüzden kopan her sayfa dua olup yol alsın ötelere. Orada bizi karşılayacak ve sarıp sarmalayacak amellerle dolduralım hayatımızı, Allah’ın izni ve yardımıyla. Vira bismillah.


Sayı : 53
Büyük Kapak