Üniversiteyi Bitirme Sınavı

Yazar : Emre Uyar
Sayı : 26 / Nisan 2014, Konu Başlığı : Delikanlıca

Kitap rafları önünde uzun uzun durup kitap isimlerini ve yazarlarını inceleyen Enes, nihayet içlerinden birini çekti. Kitabın kapağını, arka kapak yazısını inceledi. Sonra yerine koyup bir başkasını çekiyordu ki birden omzunda bir el hissetti.

- Enes!

- Hocam!

Mahmut Hocasını birden karşısında görünce çok sevinmişti. Mahmut hocası da anlaşılan Enes’i görmekten memnun olmuştu.

- Hayırlı olsun! Makine Mühendisliğini kazanmışsın, dedi. Çok sevindim senin için, tebrik ederim. Enes mahcup, başını eğdi.

- Sağolun hocam. Sayenizde…

- Eee… Nasıl gidiyor? Zor mu bölümün?

- Aslında pek bilmiyorum. Çünkü bu yıl hazırlık okuyorum, sadece İngilizce öğreniyoruz. Derslerle ilgili değil ama başka sıkıntılı durumlar oluyor.

- Ne gibi? Üniversite ortamından kaynaklanan durumlar gibi mi?

- Evet, çok karışık bir ortam… Gösteriler oluyor, karşıt görüşler arasında gerginlikler yaşanıyor bazen. Ama dediğim gibi daha hazırlıktayız. İngilizce dersine giren öğretmenlerden biri yabancı zaten. Bir Amerikalı… Yalnız adam misyoner midir, nedir, dini konularla ilgili kafa karıştırıcı şeyler gündeme getiriyor.

- Hımm. Olabilir… Misyonerlerin Hıristiyanlığı geleceği parlak gençler arasında yaymak için İngilizce öğretmeni olarak çalıştıklarını duymuştum.

- Bana da öyle geliyor. Çünkü sıradan bir kişinin bilemeyeceği şeylerden bahsediyor. Mesela bir keresinde “Siz İncil’in değiştirildiğini, Kuranın değişmeden bugüne geldiğini söylüyorsunuz ama farklı Kuranlar var.” diye bir laf attı. Doğrusu ben Kuran’ın değişmediğini biliyorum ama konuyla ilgili detaylı bilgim yoktu. İmam Hatipli bir arkadaş var, adı Muhammed, kendini de iyi yetiştirmiş. O cevap verdi. Dedi ki, “Kuranın tek harfi bile değiştirilmemiştir. Bizim elimizde bizzat Peygamberimizin damadının mushafı var ve Kuran metninde bir değişiklik olmadığını müsteşrikler bile itiraf etmiştir. Sizin söylediğiniz, farklı kıraatler… Ama kıraat dediğimiz, aynı metni okuma konusunda sadece ufak tefek hareke değişikliğidir. Bunlar da manada fazla bir değişikliğe sebep olmamaktadır.

İncil’e gelince, bugün dünyadaki İncillerin hiçbiri Hz. İsa’nın anadili olan Aramice değildir. Hatta kilisenin de “Eldeki İnciller Hz. İsa’ya vahyedilmiş Allah sözüdür” diye bir iddiası yoktur. Onlar İncillerin daha sonra yazıldığını kabul ederler, çünkü içinde Hz. İsa’dan sonra olmuş olaylara dair insan eliyle yazılmış bahisler vardır.” Dedi. Tabi İngilizceye çevirmek kolay olmuyor ama…

- Çok güzel. Maşallah. Peki, İngilizce öğretmeni ne dedi?

- Arkadaş güzelce cevap verince konuyu ustalıkla değiştirdi. İşte zaten onun tavrı bizi kuşkulandırdı. Samimiyetle araştırma yapıyor olsa iyice dinler, anlamaya çalışır. Niyeti kafa bulandırmak olunca, baktı ki sonuç alamayacak, hemen sözümüzü kesip başka konuya geçti. Bir de çelişkili şeyler söylüyor. Mesela bir keresinde ateist olduğunu, hiçbir dine inanmadığını söyledi. Ama yılbaşı zamanında Noel kutlamaya karşı olanlar hakkında ileri geri konuştu. Belli ki kendi dininin kutsalı konusunda hassas. Ateist olsa neden rahatsız olsun?

- Hımm.. İyi gözlem yapmışsınız. Çok iyi. Uyanık olmanız güzel… Üniversiteli gençler üzerinde emelleri olan birçok kesim olması tabidir. Çünkü siz geleceğin yöneticilerisiniz, bu ülkenin istikbali sizin ellerinizde. Sizi elde etmek isteyen çok kişiler olacaktır. Akıllı olun, kendi dininizi, kültürünüzü öğrenin; dostunuzu, düşmanınızı bilin. Kimseye alet olmayın…

- İnşaallah hocam. Ah! Bazen o kadar üzülüyorum ki… Senelerce üniversiteyi kazanmaktan başka bir şey düşünmedik. Sadece formül ezberledik, test çözdük, şimdi onların birçoğunu unutmaya terk ettik. Asıl öğrenilmesi gereken birçok şeyi öğrenmedik.
- Madem bunu fark ettin, o zaman geç kalmış sayılmazsın. Kendini yetiştirmek için hemen şimdi başla…

- Evet, ben de bu yüzden geldim zaten. Bu sene zamanım müsaitken biraz fikir kitapları okumak istiyorum. Özellikle yakın tarihle ilgili kitaplara bakıyorum ama hangisinden başlayacağımı bilmiyorum.

- Öyleyse ben sana yardımcı olayım. Mesela şu kitabı okudun mu?

Enes kitabın kapağına baktı. İsmi “Kızıl Pençe” idi. Yazarı da resmi tarihi sorgulayan ve hatalarını ortaya çıkaran meşhur bir tarihçiydi. İmam Hatipli arkadaşından da duyuyordu ismini. Hocasının elinden alırken:

- Muhammet bahsetmişti, dedi. Kitabın içeriğine göz atarken ilginç başlıklar gözüne çarptı. Enes bu kitabı hemen okumak istiyordu. Hocasıyla birlikte kasaya doğru ilerlediler.

Hocası ondan önce davranıp parayı uzattı:

- Bu benden olsun, dedi. Enes kabul etmek istemediyse de, “Sen talebe adamsın, mezun olunca sen de bir öğrenciye kitap alıverirsin, ödeşiriz.” Diyerek gülümsedi. Enes:

- Çok teşekkür ederim hocam, diyerek ayrılırken hocası ekledi:

- Akşamları bana uğra, kütüphanemden hangi kitabı istersen al, okuyunca geri getirirsin.

- İnşaallah hocam. Bu yılı çok iyi değerlendirmek istiyorum. Şimdiye kadar sadece okul bitirmek ve sınav kazanmak için okumuşum, ama asıl en zor sınava hazırlanmamışım: “Beyin avcılarına yakalanmadan üniversiteyi bitirme sınavı” Artık kaybedecek zamanım yok…


Sayı : 26
Büyük Kapak