İnternet Bağımlısı mıyız?

Sayı : 7 / Eylül 2012, Konu Başlığı : Kendimizi Tanıyalım

Çağımızın yeni hastalığı, İnternet Bağımlılığı Sendromu. Her ne kadar “internet bir madde olmadığı için bağımlılığından söz edilemeyeceğini” söyleyen ruh hekimleri olsa da, bütün uzmanlar “gereksiz yere, aşırı ve uygunsuz internet kullanımı”nın bir çeşit bozukluk olduğunu ve hastalıklara davetiye çıkardığını kabul ediyorlar.

Dünya çapında hızla yaygınlaşan bu hastalık, bilhassa ergenlik çağındaki çocukları tehdit ediyor. Yayınlanan raporlarda, internet bağımlılarının yüzde 38'inde aynı zamanda madde bağımlılığının da tespit edildiği, yüzde 33'ünde duygu durum bozukluğu, yüzde 25'inde ise depresyon ve distimi (hafif seviyeli sürekli depresyon) görüldüğü belirtiliyor. Belde, bilekte ağrılara ve sindirim sistemi gibi birçok uzuvda fiziki rahatsızlıklara da yol açan internet bağımlılığı, eğitim, iş ve evlilik hayatını olumsuz etkiliyor.

Kendinizi ve sevdiklerinizi tanımanız ve tehlikelerden korumanız için bir test hazırladık. Bakalım siz veya aile bireyleriniz, internet bağımlılığına eğilimli misiniz? Bu testin sorularını sevdikleriniz için de cevaplayabilirsiniz.

1- İşinizle ilgili görevler haricinde, hoşça vakit geçirmek için internet başında geçirilen sürenin, haftada 8 saati geçmemesi gerekiyor. İnterneti haftada 8 ila 40 saat arasında kullanmaya, “gereksiz, aşırı ve uygunsuz kullanım” veya bağımlılık teşhisi konuluyor. Bu kişilerin hiç aralıksız 20 saate kadar bilgisayar başından kalkmayabilen; klinik tedavi gerektiren patolojik internet bağımlılığına namzet olduğu kabul ediliyor. Haftada toplam kaç saat internet kullanıyorsunuz?

a- Farkında değilim. Bilgisayar başına oturunca zaman öyle hızlı akıp geçiyor ki…

b- Bilgisayarın başına belli amaçlar için oturuyorum. Bazen bir konuda bilgi, haber almak veya elektronik posta adresimi kontrol etmek için oturuyorum. İşim bitince fazla oyalanmıyorum. Günlük bir saatten fazla zaman geçirmiyorum.

Cevap: internet bağımlılığının en bariz belirtilerinden biri “zaman yitimi” denilen durumdur. Tabiri caizse kişi bilgisayar başında ne kadar zaman geçirdiğini fark etmeyecek kadar kendinden geçmiştir. Bu seviyede bilgisayar bağımlısı olanların okul, iş, evlilik ve tabi ki kulluk hayatında ciddi aksamalar meydana gelecektir. Dinimiz bize beş vakit namazı emrederek zamanın sürekli farkında olmamızı emretmiştir. Asla zamanın kontrolünü kaybetmeyiniz.

2- “Bağımlılık” kavramı tarif edilirken bazı kıstaslar ortaya konulmuştur. Başkası tarafından bilgisayar başından kaldırıldığınızda veya bilgisayar başına oturmanız engellendiğinde huzursuz, sinirli, karamsar vs. oluyor musunuz? Tekrar bilgisayar başına oturunca kendinizi birden bire -alıştığı maddeyi almış bir tiryaki gibi- iyi hissediyor musunuz? Bu iyi hissi yakalamak için bilgisayar başında geçirdiğiniz süreyi artırıyor musunuz?

a- Evet. Bilgisayar başındayken kendimi çok iyi hissediyorum. Aynı hissi yakalamak için yeni yeni ve daha zevkli uğraşlar arıyorum.

b- Hayır. Bilgisayar başına belli bir amaçla oturur, kendi kararımla kalkarım. Bilgisayar dışında isteyerek yaptığım ve mutlu olduğum bir sürü vazifem, faaliyetlerim ve ilişkilerim var. Ailemle, dostlarımla bir sürü güzel şey paylaşırım, bilgisayar başında oturmayı zevk alma yöntemi olarak görmem.

Cevap: İnternet bağımlılığı çoğu zaman asosyallik denilen problemlerle birlikte seyrediyor. Bazen hayatın diğer alanlarında ve insan ilişkilerinde başarısız kişiler, mutluluğu internetteki faaliyetlerde arıyor. Buradaki sahte kimliklerle, sorumsuzca ilişki kurmak ve oyun oynamak kişiyi sanal aleme esir edecek kadar keyif veriyor. Aslında bu bir çeşit korkaklık ve beceriksizlik işareti… Eğer siz de sanal âlemin sahte kahramanı (!) olmak istemiyorsanız mutlaka gerçek hayatınızı yönetmeyi ve kendinizi gerçekleştirmeyi öğrenin. Ailenizle ve dostlarınızla olan ilişkilerde mutluluğu arayın.

3- Bağımlılığın bir başka göstergesi de bağımlısı olunan şeyin zihinde bir takıntı haline gelmesidir. Kişi internet başına oturmaktan alıkonulduğu zamanlarda bile kendini bir şeylere vermez, çünkü aklı internette kalmıştır. Durumunun anormal olduğunu kabul edip değişmek istediğinde dahi başarısız olabilmektedir. Bilgisayar başına oturamadığınız zamanlarda aklınız onda kalıyor mu? Kendinize bir sınır koymak istediğiniz halde başaramayıp daha da tutkun bir şekilde internet ağlarına düştüğünüz oluyor mu?

a- Evet, bir keresinde artık internete girmeyeceğim dedim. Ama hayat o kadar anlamsız geldi ki sonunda dayanamadım yine internete girmeye başladım.

b- Hayır. İşimle ilgili bir yazışma veya bilgisayar ortamındaki bir çalışmam gibi ciddi konular haricinde aklım internette kalmaz.

Cevap: İnternet bağımlılığı da diğer bağımlılıklar gibi, kişinin hayatta hiçbir idealinin ve amacının olmamasıyla yakından ilişkilidir, aslında. “Yaratılış amacına” inancı olmayan, idealsiz ve gayesiz bir insanın, gerçek hayatın yüklediği vazifeleri taşımak için bir motivasyonu yoktur. Ebedi mükafata inanmayan bir insan, neden ailesine ve insanlara karşı vazifeler yüklensin ve iyilik yapsın? Böyle bir insanın, gerçek hayatın sorunlarını çözecek ve zorluklarla mücadele edecek gücü de yoktur. Bu sebeple kendisini çeşitli zevklerle uyuşturur. Aslında bağımlılar gerçek manada mutlu olmazlar. Sadece gerçeklerden kaçarlar, kendilerine sunulan yalan dünyalarla avunurlar. Öte yandan yaşadıklarının yalan olduğunu kendileri de bilirler, bu sebeple kendilerini değersiz hissederler. Bu bağımlılıktan kurtulmayı isterler ama kendilerinde bu gücü bulamazlar. Çünkü kuvvetli bir inançları ve iradeleri yoktur. Çoğu zaman bu kişilerin başka psikolojik sorunları ve madde bağımlılıklarının olmasının nedeni de bu değersizlik ve iradesizliktir.


Sayı : 7
Büyük Kapak