Çocuklarımıza Allah’ı Nasıl Anlatalım?

Sayı : 2 / Nisan 2012, Konu Başlığı : Röportaj

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, 1963 yılında Van’da doğdu. Öğrencilik yıllarında babasından Kur'ân-ı Kerim'in tilâveti ve kırâati ile ilgili dersler aldı. 1980 yılında Van İmam-Hatip Lisesi'ni bitirdi. 1984 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden birincilikle mezun oldu. Üniversite öğrenciliği yıllarında hafızlığını tamamladı ve bu yıllarda, kıraat ve makamlar konusunda Halis Albayrak, Fatih Çollak ve Mustafa Öztürk gibi Kur'ân üstâdlarından istifade etti.

Mezuniyetinin ardından aynı fakülteye, Din Eğitimi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi olarak atandı. 1986 yılında, “Çocuklara Allah’a İman Öğretimi” adlı teziyle Yüksek Lisansını tamamladı. “Çocuklarımıza Allah’ı Nasıl Anlatalım?” adıyla yayımlanan ve bugüne dek 20 kez baskısı yapılan bu çalışma, birçok araştırmaya kaynak teşkil etmesinin yanında, bir süre İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Pedagoji Bölümü’nde yardımcı ders kitabı olarak da okutuldu.

1984-1988 yılları arasında TRT'de (TV-1 ve TV-2) radyo ve televizyon konuşmaları ve Kur'ân-ı Kerim tilaveti yayınlandı. 1992 yılında Özbekistan ve Kazakistan'da din eğitimi kurumlarında incelemelerde bulundu ve "İstanbul'dan Buhara'ya" adlı bir belgesel filmi çekti. Bestelediği ilahiler ve hatim setiyle gönüllere de seslenen Mehmet Emin Ay halen öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Din Eğitimi alanında yayınlanmış altı eseri bulunan Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, derslerinde öğrettiği gibi çocuklara din eğitimi vermenin en güzel yolunu tatbik ederek gösteriyor. Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ile sizin için konuştuk.


İslamî Hayat: Hocam önce teşekkür ederiz bize zaman ayırdığınız için. İlk olarak şunu sormak istiyorum: çocuk ve gençlerin eğitimi üzerinde çalışmalar yaparken kendi çocukluğunuzdan da ilham aldınız mı? Anneniz, babanız ve diğer aile büyüklerinizle ilgili hatıralarınızı paylaşır mısınız?

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: İkisi de rahmetli olan anne babam ile ilgili hatıralarım elbette var. Özellikle bir Kur'an Kursu idarecisi olan babamın, helal-haram konusundaki hassasiyeti benim için son derece önemlidir. Bir defasında aramızda şöyle bir hatıra geçmişti: İlkokula henüz başlamıştım. Bana hediye edilen dolma kaleme, babamın makam odasındaki masada duran mürekkepten çekmek için izin istemiştim. Babam ise bana "hayır olmaz" cevabını vermişti. Ben ısrar edince bu kez, "Oğlum! Bu mürekkep devletin malıdır. Senin kullanman doğru olmaz!" diyerek izin vermemiş, akşam eve dönerken kırtasiyeden alacağımız mürekkeple kalemimi doldurabileceğimi söylemişti. Tabii ki, ben o zaman için bunu ne anlama geldiğini tam idrak edememiştim ama gün gelip de Hz. Ömer’in, halifelik makamında çalışırken kendisini ziyarete gelen dostu için beytülmale ait devlet mumunu söndürüp, şahsi mumunu yaktığını okuyunca, o zaman babamı hayır ve minnetle yâd etmiştim. Gerek annem ve gerekse babamın, psikologların çok önemsediği; "çocuğun çocukluğunu yaşaması gerektiği" görüşüyle birebir örtüşen bir tarzda, benim çocukluk yıllarımı mutluluk ve sevinç içinde yaşamama imkân sağladıklarını söyleyebilirim. Tahsil hayatımda onların bu ilgisinin son derece olumlu yansımaları olmuştur. Mevla’mız, kabirlerini pür nur, makamlarını cennet eylesin.

Muhammedî Muhabbet

İslamî Hayat: Sizin Peygamber efendimizin aile hayatı üzerine incelemeleriniz var. Ülkemizdeki aile yapısını kıyaslarsanız nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Sorunuza cevap verirken öncelikle, bugün için, her zamankinden daha fazla muhtaç olduğumuzu düşündüğüm, "Muhammedî Muhabbet" kavramına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü maalesef günümüzde, ülkemizi de tehdit eden "Aile-içi iletişim" problemlerinin endişe verici düzeylerde seyrettiği, boşanmaların ise ürkütücü rakamlara ulaştığını görmekteyiz. Aile yapımız gittikçe zayıflıyor maalesef... Erkek kimliğinin silikleştirildiği günümüzde, maalesef erkekler bu durumlarını şiddete başvurmak suretiyle telafi etme yoluna gidiyorlar. Ülkemizdeki aile yapısını kabaca ele aldığımızda, ya dinden, ahret inancından, mahşer günü hesabından habersiz, sorumsuz ve duyarsız bir kitle ya da güzel ahlakın eşlik etmediği, "sureta bir dindarlık" profili çizen bir başka kitle görebilirsiniz. Bunların yanında, başta sözünü ettiğimiz, "Muhammedî Muhabbet" kavramı çerçevesinde hayatını şekillendiren, Kur'an ve Sünnet-i Seniyye'nin ölçüleri içinde, bu dünya hayatında birbirine eş olmanın görev ve sorumlulukları içinde, özellikle birbirlerinin kişilik haklarına saygılı karı-kocalardan müteşekkil ailelerin olduğunu da eklemeliyiz. Çocuklar ancak, bir birinin kişilik haklarına saygılı anne-babalardan olumlu yönde etkilenirler ve ileride yuva kurduklarında mutlu bir eş adayı olabilirler. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) 25 yıl Hz. Hatice validemizle, sonraki yıllarda ise diğer Ezvac-ı Tahirat ile evlilik hayatı yaşamasının çok hikmetleri vardır elbette... Ama en önemlisi ümmet-i Muhammed'e ve tüm insanlığa, kıyamete kadar böylesine önemli bir konuda da "en güzel örnek" olmasıdır, diyebiliriz.

İslamî Hayat: Ünlü bir İslam sosyologu diyor ki “çocuk ilk dinsizlik dersini anne babasından alır. Yani anne babalar çocuklarına “hayatımızın hedefinde Allahın rızası olmalıdır,” derken kendisi tam tersini yapıyor. Çocuk anne babasının söylem ve davranışları arasındaki tutarsızlığı görünce yaptıkları telkinleri inandırıcı bulmuyor ve başka şeylere yöneliyor. Bundan yola çıkarsak çocuklarımızı eğitirken nelere dikkat etmemiz lazım?

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Çocuklar için en önemli örnek anne babalarıdır. Sözleriyle davranışları uyumlu olmayan anne babaların, mutlaka bir şekilde çocuk üzerinde olumsuz etkisi olacaktır elbette...

Sanatın Da Bir Bedeli Vardır

İslamî Hayat: Hocam çocuk ve gençlerin dini eğitiminde sevginin çok önemli bir yeri olduğunu anlatıyorsunuz. Siz de insanlara mukaddes sevgileri aşılayan ilahiler besteliyorsunuz, Allah razı olsun. Sanat ve sanatın amacı konusunda neler söylemek istersiniz?

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Sanat, Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın insanoğluna bahşettiği özel bir ikramdır. Sanatkârlar da bu özel ihsana muhatap olmuş insanlardır. Ancak her nimette olduğu gibi sanatın da bir bedeli vardır ve olmalıdır. Kişiye düşen, her şeyin sahibinin Allah Teâlâ olduğu düşünerek sahip olduğu kabiliyeti, hayırlı ve faydalı şekilde kullanmaktır. Sanat ve sanatkârın amacı, şu kâinat kitabını okuma, anlama ve anlatma hususunda bir vasıta olabilmek; Allah Teâlâ’nın ve O'nun sevdiği kimselerin adını ve yâdını duyurmaya bir vesile teşkil edebilmektir. Kısacası mümin için, her şeyde olduğu gibi, sanat da Allah içindir!...

İslamî Hayat: Evlatlarının sizin gibi bir Kuran hizmetkârı ve Peygamber aşığı olmasını isteyen anne babalara ne tavsiye edersiniz?

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Anne babalara öncelikli tavsiyem, evlatlarının iyilerden olması için Hz. İbrahim gibi dualar etmeli, onları helal rızıkla besleme konusunda özen göstermelidir. Küçük yaştan itibaren hikâyelerle Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimizle alakalı hatıraları anlatmak onlar için son derece faydalı olacaktır.

İslamî Hayat: Hocam bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Allah gücünüzü artırsın.

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Ben teşekkür ederim.


Sayı : 2
Büyük Kapak