Oruç İlmihali

Sayı : 5 / Temmuz 2012, Konu Başlığı : İlmihal

SORU: Bir kadın, hamile olması veya çocuk emzirmesi sebebiyle oruç tutamaz veya orucunu bozmak mecburiyetinde kalırsa, ne yapması lazımdır?

CEVAP: Hanefi mezhebine göre, Ramazan ayında hamile bulunan veya çocuk emziren kadınlar, oruç dolayısıyla kendisine veya emzirdiği çocuğa zarar gelmesinden endişe ederse, niyet etmeden oruç tutmayabilir. Niyet etmiş olsa bile, oruçlarını açabilirler. Sonra münasib bir zamanda gününe gün kaza ederler. Ayrıca fidye vermeleri gerekmez.

Nitekim Enes bin Malik radıyallahuanhudan rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselatuvesselam şöyle buyurmuştur;

"Kendisine zarar gelmesinden korkan hamile kadın ve çocuğuna zarar gelmesinden korkan emzikli kadın için Ramazan orucunu tutmama ruhsatını vermiştir." (İbn-i Mace)

Şafii mezhebine göre ise, süt emziren kadının, tutmadığı oruçları kaza etmesi gerektiği gibi, ayrıca her gün için oruç fidyesi vermesi de gerekir.

Hamile veya emzikli kadın, çocuğundan ötürü değil de, kendisi için endişelenip oruç tutmazsa, sadece kaza eder. Ayrıca kefaret vermesi gerekmez.

SORU: Ramazan-ı Şerifte bir kimse oruçlu iken hastalansa, ne yapması icap eder?

CEVAP: Hanefi ve Şafii mezhebine göre, Ramazan-ı Şerif ayında oruçlu iken bir kimse hastalansa ve oruca devam ettiği takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından, aklının gitmesinden veya ölmekten korkacak olursa, tutmaya başladığı orucunu açabilir ve iyileşinceye kadar oruç tutmayabilir.
Sonra iyi olunca yalnız kaza ile mükellef olur. Yani tutmadığı gün sayısı kadar oruç tutar.

Hasta kimse, en ufak bir rahatsızlıkta orucunu bozmaz. Kendisine bir zarar geleceğine dair kuvvetli bir kanaat sahibi olmalıdır. Ya da orucunu tutan, fasıklığı bilinmeyen, Müslüman, mütehassıs bir doktor orucun ona zarar vereceğini haber vermiş olmalıdır.

Hastanın oruca engel olan hastalığı, şifası umulmayan türdeyse yani ömür boyu devam edecekse, böyle bir kimse, Ramazanın her bir gününün orucuna bedel olmak üzere bir fidye (fitre) vermesi gerekir. Böyle bir hastalığa yakalanan ve fidyesini de vermiş olan kimse, daha sonraları iyileşse, oruç tutması ve geçmiş günleri kaza etmesi gerekir. Verdiği fidyenin bir hükmü kalmaz, nafile sadaka olur.

Oruca mani ve sürekli hastalıkları sebebiyle, oruç tutamayıp fidye verecek olan kimseler, bu fidyelerini Ramazan-ı Şerifin evvelinde verebilecekleri gibi, Ramazan-ı Şerif ayı içerisinde gün be gün veya daha sonra da verebilirler. Otuz günün fidyesi birden fazla fakire verilebileceği gibi, bir fakire bir defada da verilebilir.
Şunu da belirtmek lazımdır ki, fidye vermek suretiyle oruç borcundan kurtulabilmek için, oruca mani olan hastalığın, şifası beklenmeyen türde olması gerekir. Hastalığın oruca mani olduğunu teşhisini koyacak doktorun; orucunu tutan, fasıklığı yaygın olmayan, Müslüman ve mütehassıs bir doktor olması şarttır.

SORU: Yaşlılık sebebiyle oruç tutmaya dayanamayan insanlar ne yapmalıdır?

CEVAP: Hanefî ve Şafiî mezhebine göre, senenin bütün aylarında oruç tutmaktan aciz olan çok yaşlı erkek ve kadınların oruç tutmamaları caizdir. Bunların oruçlarını kaza etmeleri de gerekmez. Çünkü oruç tutabilecek durumda değildirler. Bunların tutamadıkları her günün orucuna bedel bir fidye vermeleri gerekir. Çünkü Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur;

"Oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermeleri gerekir." (Bakara; 184)
İbn-i Abbas radıyallahuanhu bu ayetin çok yaşlı ve oruç tutamayan erkek ve kadınlarla ilgili olduğunu söylemiştir.

SORU: Oruçlu olan kimsenin abdest esnasında ağzına su verirken boğazına su kaçarsa orucu bozulur mu?

CEVAP: Oruçlu olan kimsenin, abdest esnasında ağzına su verirken boğazına su kaçsa, oruçlu olduğunu hatırlamadan ağzına su almışsa ittifakla orucu bozulmaz.

Hanefi mezhebine göre, oruçlu olduğunu hatırladığı takdirde ağzına su verirse orucu bozulur ve kaza etmek zorundadır. (Mebsüt; 3/66)

Şafii mezhebine göre ise, oruçlu olduğunu bildiği halde mübalağa yapmadan ağzına su almış ve boğazına kaçmış ise orucu bozulmaz. Fakat mübalağa yapmış ise orucu bozulur. Yalnız abdest ve gusül gibi mecburi olan şeylerden başka bir maksat için su verirse, orucu bozulur. (Muğni'l-Muhtaç; 1/429)

SORU: Oruçlu olan kimse iğne vurdurursa orucu bozulur mu?

CEVAP: Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve Şafii mezhebine göre, iğne yaptırmak orucu bozmaz.

Fakat İmam-ı Azam'ın görüşüne göre, iğne yaptırmak orucu bozar. (Mebsüt; 3/68)Buna göre hasta olan bir kimse, iğnesini gece vakti yaptırmaya gayret sarf etmelidir. Bu sebeble, hayati bir tehlike olmadıkça, iğne yaptırmanın iftardan sonraya bırakılması daha uygun olur. Hanefî olan bir kimse, gece vakti yaptıramazsa veya fazla hasta olursa Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'e göre iğnesini yaptırır. İmam-ı Azam’ın muhalefetinden kurtulmak içinde, ihtiyaten gününe gün kaza etmesi iyi olur. Kaza etmese de bir şey lazım gelmez.

(Kaynak: Seyda Muhammed Konyevî; Asrımız Meselelerine Fetvalar)


Sayı : 5
Büyük Kapak