Oruçla Rûhun İlahî İklime Kanatlanışı

Sayı : 5 / Temmuz 2012, Konu Başlığı : Kalbe Sesleniş

Hz. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor:

“Oruç perdedir. Biriniz bir gün tutacak olursa, kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ve ona bulaşmasın. (Buhârî, Savm,2)

Bu hadis-i Şeriften de anlıyoruz ki, oruç, sadece aç kalmaktan ibaret değildir. Mide oruç tuttuğu gibi el, ayak, dil, göz, kulak ve tüm beden her türlü haram ve kötülüklerden uzaklaşarak oruç tutmalıdır.

Allah azze ve cellenin hiç kimsenin aç kalmasına ihtiyacı yoktur. Hadisi şerifte Resul-i ekrem aleyhisselatuvesselam şöyle buyuruyor:

"Yalanı ve yalancı şahidliği, uydurmayla amel etmeyi bırakmayanın, yemesini, içmesini bırakmasında Allah'ın ihtiyacı yoktur." (Ebu Davud, Sıyam, 25)

Demek ki savm yani oruç yemeyi, içmeyi terk etmek olduğu gibi, yalanı, şehveti, gazabı, gıybeti, her türlü haramları ve kötülüğü de terk etmektir. O zaman gaye ve ulaşılması gereken hazine, daha ötede açlığın ötesinde, zirvelerde bir yerdedir. Ancak açlık çekmeden yani oruç tutmadan da oraya ulaşmak mümkün değildir.

Oruç, kötülüklerden uzaklaşarak korunmak ve acziyetin farkına vararak şefkat, merhamet göstermek ve ruha güzel ahlakı yerleştirmek için yapılan en güçlü bir antrenmandır ve ruhî olgunluğa giden bir süreçtir.

Açlık, mideyi meşguliyetten uzak tutup dinlenmesine vesile olurken, şehvet ile doğan haramlardan uzak durmaya yardımcı olur. Ruhu da, bedenin ağır yükünden ve nefsin esaretinden kurtararak özgürlük semasına, ya da bir başka deyişle ilahî iklime kanatlanması için müsait hale gelecek şekilde hafifletir.

Oruç tutan, niyet ile açlığa anlam katarak, orucun ruhuna doğru yelken açmış olur. Böylece orucu sayesinde, “Allah'ın katında ağız kokusu miskten daha hoş” bir hale bürünür.

Bu nedenle oruçlu bir mü'minin yapması gereken en önemli husus sabırlı olmaya çalışmaktır. Sabır da, Resulullah aleyhisselatuvesselamın buyurduğu gibi "Sabır, sabretmeye çalışmakla elde edilir."

Oruç Allahın ahlakıyla ahlaklanmak içindir. Öyle ki, yerine göre settar sıfatının şemsiyesi altında gölgelenmek ya da rahman sıfatının sağanak sağanak yağmurunda ıslanmaktır. Kısacası Allahın sıfatlarının tecellisini üzerine çekerek fani hayatın kargaşasından ve kasvetli atmosferinden kurtulup, ebediyyet iklimine kanat açarak saadet meltemlerini teneffüs etmektir.

Nice kimseler vardır ki; yıllar yılı durmadan yürümüş, fakat engellere takılmış, ona buna sataşmış, kargaşa ve kavganın merkezi haline gelmiş, neticede; bir iğne boyu mesafe alamamışlardır. Buna mukabil nice derin ruhlu kimseler de vardır ki, çığlıklarını bir sır gibi gönlüne akıtmış, ıstırab ve elemleri sabırla sineye çekmiş, durgun ve hareketsiz gibi görünmelerine rağmen, durmadan ilerlemiş, önüne çıkan her engeli, bir çakıl taşını bertaraf etme kolaylığında aşmışlardır. Çünkü oruçları, ibadetleri ve namazları onları her türlü fuhşiyattan alıkoymuş, varılması gereken hedefe (ilahî rızaya) istikrarlı bir şekilde ulaştırmıştır.

Bütün ibadetlerde muvaffakiyyet için sabır şarttır. Hiç bir sabırsız abid ilahî rızaya sabırlı olan kadar yaklaşmamıştır.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem “Oruç sabrın yarısıdır” (Tirmizî, Deavât 86) buyurarak orucun bir sabır talimi olduğunu bildirmiştir. Oruç sabır gerektirir ama aynı zamanda sabrı öğretir ve nefsi sabretmeye alıştırır. Bütün faziletlerin başı ve takvanın anahtarı olan sabrı elde etmenin en güzel yolu, oruç ile nefsi hoşlanmadığı his ve hallere katlanmayı öğretmektir.

Kendileri sayesinde gıda alıp hayata tutunduğumuz her meyveli ağaç, bir tohum ile başlamadı mı? Asırların dev çınarlarının aslı küçücük bir tohum değil mi?

Nasıl ki tohum, toprağın kalbinde, sessizce ama sabırla taşı toprağı deler, dünyaya merhaba diyerek vazifesi bitene kadar yolculuğuna devam ederse; insanoğlu da metin bir imanla, sabırla ve ihlasla, gayesinden sapmayarak, vazifesi bitene kadar yolculuğunu en güzel bir şekilde tamamlamaya memurdur.

İlahi! Cümlemize katında makbul olan orucu tutup hakkını hakkıyla yerine getirenlerden eyle. İnayetinle sabırsızlığın tehlikeli dalgalarından kurtulup sabrın emniyyet sahiline ermeyi cümlemize nasib eyle. AMİN.


Sayı : 5
Büyük Kapak