Oyun İçin Yaratılmadık

Sayı : 41 / Temmuz 2015, Konu Başlığı : Kıssa Sepeti

Behlül-i Dânâ bir gün Bağdât sokaklarından birinde giderken, oynayan çocuklar gördü. Çocuklardan biri ise bir köşeye çekilmiş onlara bakıyor ve ağlıyordu. Behlül-i Dânâ o çocuğun yanına gitti, başını okşayarak;

- Ey çocuk niçin ağlıyorsun? Gel sana bir şeyler alayım da sen de arkadaşlarınla oyna, dedi. Çocuk hüzünlü bakışlarını Behlül'e çevirdi ve;

- Biz oyun için yaratılmadık, dedi. Behlül şaşırdı ve çocuğa;

- Peki, niçin yaratıldık? diye sordu. Çocuk;

- Allah-u Zülcelâl’i bilmek ve O'na ibadet etmek için. dedi. Behlül;

- Peki, bunun öyle olduğunu nereden biliyorsun? diye sorunca çocuk, “Sizi ancak boşuna yarattığımı ve gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?" (Mü'minûn; 115) âyet-i kerîmesini okudu. Behlül bunun sıradan bir çocuk olmadığını anlamıştı.

- Ey çocuk. Sen hakîmâne konuştun. Bana biraz daha nasîhat et, dedi ve ağlamaya başladı. Sonra çocuğa;

- Ey oğlum! Senin günâhın yok. Sen bir çocuksun. Nasıl oluyor da böyle düşünebiliyorsun? diye sordu. Çocuk da;

- Ey Behlül! Babamı ateş yakarken gördüm. İri odunları küçük çırpılarla tutuşturuyordu. Ben de Cehennem'in yanan küçük odunlarından olacağımdan korkuyorum, dedi. Bu sözler üzerine Behlül-i Dânâ hazretleri tekrar ağladı. Kendinden geçti. Kendine geldiğinde çocuğu yanında göremedi. Oradakilere bu çocuğun kim olduğunu sordu. Onlar;

- Tanımadın mı? Bu, hazret-i Hüseyin evlâdından seyyid bir çocuktur, dediler. Behlül de;

- Ancak böyle bir ağacın meyvesi bu kadar olgun olabilirdi, dedi.


Sayı : 41
Büyük Kapak