Ramazan Yaklaşırken Mide Sağlığı

Sayı : 63 / Mayıs 2017, Konu Başlığı : Sağlık

Bahar aylarında mide rahatsızlıklarının nüksettiğini biliriz. Genellikle kış mevsiminde grip ve romatizmal ağrılar için ağrı kesici kullanımı artar. Bu ilaçlar midenin duvarlarını asitlerden koruyan mukus denilen maddenin üretimini azaltırlar. Bunun yanında kış gecelerinde geç saatlere kadar çay kahve içmek de hassas mideler için zararlıdır. Günlerin uzamasıyla birlikte stres seviyesinin artması da buna eklenince mide ağrılarından yakınmalar başlar.

Ramazan ayının yaklaştığı bu günlerde mide sağlığını koruyucu tedbirlere başvurmak, orucu daha rahat tutmayı kolaylaştıracaktır.

Mide, karın boşluğunun sol üst yanında yer alan bir organımızdır. Mide ağızdan başlayan ve bağırsaklarla anüste son bulan sindirim sistemimizin en önemli organıdır. Ağzımızda çiğneyerek yemek borusuna gönderdiğimiz gıdalar bu borunun ucundaki mide kapakçığından geçip mideye ulaşılır. Mide duvarlarındaki hücrelerin salgıladığı asitler vasıtasıyla gıdalar hazmedilir. Bundan sonra on iki parmak bağırsağından ince bağırsağa yollanan gıdaların posasıyla özü ayrılır. Yediklerimizin içindeki besleyici özler kan karışır.

Mide, Allah'ın hikmetli yaratışının bir delili olarak farklı katmanlardan oluşan bir duvara sahiptir. Bu katmanlardaki hücrelerin her birinin vazifesi farklıdır. Bir kısım hücreler gıdaların hazmedilmesi için asit bileşenlerini salgılar. Ama bu bileşenler ancak midede birleştiği zaman eritici bir asit haline gelir. Böylece bu salgıları yapan hücrelere zarar vermez.

Ayrıca midenin iç duvarında mukozayı koruyan yapışkan bir madde yani mukus salgılayan hücreler bulunur. Böylece hazım sırasında ortaya çıkan asit mide duvarına zarar vermez.

Bundan başka midenin kasılmasını sağlayan kas katmanları ve mideyi saran karın zarı bulunmaktadır. Gıdaların iyice karışıp hazmedilmesi ve işlem bitince bağırsağa yollanması için halka şeklindeki kaslar kasılır. Mideye yemek girişinden itibaren her yirmi saniyede bir kasılma ile içindeki yiyecekler karıştırılır. Midenin giriş ve çıkışında bulunan iki kapakçık da gıdaların midenin içinde tutulmasını sağlar.

Mide kapasitesi 1,5 litreden 4 litreye kadar çıkabilir. Ancak mide fazla doldurulursa kasılma işlemini yapamaz, hazım uzun sürer ve rahatsızlık verir. Ayrıca mide kapakçıkları arızalanır. Midedeki asitli karışım yemek borusuna kaçarak burayı tahriş eder ve reflü denilen rahatsızlığa sebep olur.

Normalde mideye 1 litre kadar gıda girdiğinde bunun üzerine 1,5 litre de mide salgıları eklenir. Bundan daha fazla doldurmak sağlığa uygun değildir.

Mide sağlığını bozan bir başka faktör de yemeğe zaman ayırmayıp aceleyle atıştırmaktır. Günümüzde birçok kişi sabahları işe yetişmek için kahvaltı yapmadan evden çıkar. İş yerinde aceleyle simit, poğaça gibi bir şeylerle bol bol çay veya kahve içer. Öğle yemeğinde hamburger, kızartmış patates, asitli içecek gibi vitamin yönünden zengin olmayan ve mideyi tahriş eden yiyecekler atıştırır. Akşam yemeğinde ise hepsinin acısını çıkarmak istercesine ağır bir yemek yer. Sonra hazmetmek için asitli içecekler ve çok miktarda çay içer. Bu yemek alışkanlığı mideye zararlıdır.

Biraz zaman ayırarak her öğünde dengeli yemek yenmesi ve akşamları daha hafif yemekler tercih edilmesi sağlığa uygun olacaktır. Yatmadan bir-iki saat önce yemeği içmeyi bırakmak, midenin boşalması için gereklidir. Yatar vaziyetteyken çalışan bir mide, mide kapaklarının asitli içeriği yemek borusuna kaçırmasına sebep olur. Sağlıklı bir sindirim sisteminin olmazsa olmazı yemeği zamanında ve acele etmeden, sakince yemektir.

Aceleyle yemek yemenin bir zararı da lokmaları iyice çiğnememektir. Oysa sindirim ağızda başlar. Lokmaları iyice çiğnemek, ağızda tükürük, midede koruyucu mukus tabakasının salgılanmasına neden olur ve bu maddeler mide asidine karşı mide duvarlarını korur.

Mide sağlığına zarar veren bir diğer alışkanlık, yiyecek ve içecekleri çok sıcak olarak tüketmektir. Kaynar vaziyette çorba veya çay içmek yemek borusunun tahrişine zemin hazırlar. Buzlu su ve dondurma gibi çok soğuk gıdaların tüketilmesi de, gerek yemek borusu gerekse midede spazma neden olabilmektedir.

Günümüzde yaygınlaşan bir başka beslenme hatası da, kilo vermek için yapılan diyetlerde aşırı gıda kısıtlamasına gitmektir. Uzun süre aç kalmak ve aç karnına mideyi tahriş edebilecek gıdalar yemek mide sağlığına zarar verebilir. Mesela bazen hanımlar aç karnına limon, yoğurt, kırmızı biber gibi karışımları yemektedirler. Oysa aç mideye böyle asitli gıdalar göndermek mideyi tahriş edebilir. Öncelikle tam tahıllı ekmek gibi mide asidini giderecek gıdaların alınması daha uygun olur.

Zamanımızda kızartma usulüyle hazırlanan yiyeceklerin, krema gibi yağlı gıdaların ve asitli içeceklerin tüketilmesi de mide rahatsızlıklarına davetiye çıkarmaktadır. Midesi hassas kişilerin çok salçalı, baharatlı, ekşili, asitli yemeklerden de rahatsızlık hissettiği bilinir.

Mide Hastalıkları Nelerdir?

Mide hastalıklarının en yaygın olanları, reflü, gastrit ve mide ve on iki parmak bağırsağı ülserleridir. Yemek borusu, mide duvarları veya on iki parmak bağırsağının tahriş olması karnın üst kısmında yanma, şişkinlik hissi, gaz, geğirme gibi rahatsızlıklar yapar. Bu durumda hekime müracaat edilmelidir.

Mide reflüsü, midede bulunan, mide asidi, safra suyu, pankreas suyu gibi asitli içeriklerin yemek borusuna kaçması sonucu ortaya çıkan tahriş ve rahatsızlıklardır. Bu tahriş neticesinde yemek borusunun kendisini koruma özelliğini yitirmesi sonucunda yaralar oluşabilmektedir. Reflü, oldukça yaygındır, yetişkinlerin %20'sinde görülebilmektedir.

Mide reflüsünün en yaygın nedeni, yemek borusunun sonunda, mide girişinde bulunan kapakçığın gevşemesidir. Genellikle yemeklerden sonra midede ve yemek borusunda yanmayla kendini belli eder. İlerledikçe göğüste ağrı, yutma zorluğu gibi belirtiler ortaya çıkar. Çok ileri safhalarda kusmayla birlikte kan gelmesi, dışkıda siyahlık ve demir eksikliği anemisi de mide reflüsü belirtileri olabilmektedir.

Vardiyalı işlerde veya geç saatlere kadar çalışanlar, uyku ve stres bozukluğuna maruz kaldığı, yemek ve uyku zamanları normalden farklı olduğu için en riskli gruptur. Yemek alışkanlıklarını değiştirmenin yanı sıra, mide boşalmadan yatmamak, yatarken yüksek bir yastık kullanmak gibi tedbirler uygulanmalıdır. Reflü rahatsızlığı olanların Ramazanda sahurdan sonra bir süre yatmaması iyi olur.

Bir diğer mide hastalığı gastrittir. Gastrit, midenin iç yüzeyinde kızarıklık, iltihap ve bazen de hafif kanamalara yol açan tahriştir. Karnın üst kısmında ağrı, gaz, geğirme, yanma, ekşime, bulantı ve bazen de kusma gibi belirtiler gösterir.

Gastrite sebep olan en yaygın etken, helikobakter pilori infeksiyonudur. Bu bakteri mukus tabakası altında yerleşerek mide duvarında iltihaba neden olur. Bu bakterinin yol açtığı enfeksiyonun ilaç tedavileri ile iyileşmesi mümkündür. Mide enfeksiyonu iyileşmezse ülsere zemin hazırlayabilmektedir. Ancak bu bakteri çok yaygın olmasına rağmen herkeste şiddetli ağrılara ve yaraya sebep olmaz. Mide yaraları ve hassasiyetinin başka faktörlerden de kaynaklandığı düşünülmektedir.

Mide iltihabı zaman zaman ülser denilen yaralara yol açar. Ülser elli yaşından sonra sık görünen bir rahatsızlıktır. Sebep genellikle mide asitlerinin mide duvarına zarar vermesidir. Buna çoğu zaman mideyi koruyan mukusun azalması sebep olur. Sigara kullanımı, aşırı çay kahve tüketimi, stres, ağrı kesici ilaç kullanımı ve genetik yatkınlık ülserin sebepleri arasındadır.

Genetik olarak bazı kişilerin midesi daha hassastır. Bu kişiler Aspirin, ağrı kesici ve antiromatizmal ilaçlar kullanmaktan kaçınmalıdır. Bunların yerine fizik tedavi, hacamat ve benzeri alternatif tedavileri tercih etmelidirler.

Midesi hassas olanların Ramazan ayında mideye rahatsızlık veren etkileri en aza indirmesi orucu rahat tutmaya yardımcı olur.

Ülser ağrılı ve tehlikeli bir hastalıktır. Tedavi edilmezse mide delinmesi, yaralar sebebiyle mide dokusunun tahribatı ve mide kapakçıklarında yapışmaya sebep olabilir. Bazen mide kapakçığına yakın noktadaki yaralar yapışma ve tıkanmaya sebep olursa kusma gibi belirtiler verir. Kronik gastritin yol açtığı tahribat, lenfoma ve mide kanseri gibi ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Ayrıca B vitamini sentezlenmesine mani olarak kansızlık ve benzeri sıkıntılara yol açabilir. Bu sebeple midesinde ülser olanlar oruç tutmadan önce hekime müracaat edip, tavsiyelerine uymalıdırlar.

Mideye Şifalı Gıdalar

Midesinde reflü olanlar, her öğünde az ve asidi artırıcı olmayan gıdalar yemelidir. Yemekle birlikte veya yemeğin üzerine sıvı gıda alımını da kısıtlamalıdırlar. Midenin fazla doldurulması mide kapağının sıvı kaçırmasını tetikler.

Ayrıca reflüsü olanlar, şişkinlik ve gaz yapıcı gıdaları, mesela baklagilleri yerken dikkatli olmalıdırlar. Geğirme şeklinde gaz çıkarmak yemek borusuna sıvı kaçışına sebep olabilir. Baklagilleri et gibi hazmı uzun süren ve zor olan gıdalarla birlikte değil zeytinyağıyla pişirmek daha faydalıdır.

Reflüsü şiddetli olan kişiler yemeklerde salça ve baharat kullanımından kaçınmalıdır. Kızartma ve kavurma yöntemi yerine az suda haşlama veya buharda pişirme yöntemi tercih edilmelidir. Haşlanmış sebze ve baklagillerin üzerine çiğ zeytinyağı gezdirilirse hazmı çok daha kolay olur. Çünkü halis zeytinyağı safra salgısını artırarak hazmı kolaylaştırmaktadır.

Bunun yanında gaz yapan gıdaları aldıktan sonra nane, rezene, papatya veya zencefil gibi gaz ve spazm giderici özelliği olan çaylardan içebilirler.

Reflü veya gastrit rahatsızlığı ilerlemiş kişilerin çiğ sebze ve salata yerine sebzeleri biraz haşlanmış olarak yemesi uygun olur. Erik, kayısı, elma, kuru üzüm, şeftali ve armut gibi meyveleri de mümkün olduğu kadar pişmiş olarak yemek daha iyi olur. Çiğ olarak yenildiği zaman bu meyvelerin kabuğu gaz yapar ve mide asidini de çoğaltır. Ancak rahatsızlığı çok hafif olanlar azar azar olmak şartıyla çiğ de yiyebilirler.

Bazı kişilerde süt yani laktoz alerjisi vardır. Çünkü bünyelerin laktozun hazmını sağlayan enzimi üretmemektedir. Bu kişilere süt şişkinlik yapar. Onun yerine yoğurt iyi gelebilir. Ancak midesi hassas ise yoğurttaki asit de sıkıntı verebilir. Taze mayalanmış tatlı yoğurdu tercih etmeleri uygun olur.

Tuz da mide asidini artıran bir faktördür. Midesi hassas olan kişiler tuzlu gıdalardan kaçınmalıdır. Tuzlu gıdaları önce suda bekleterek tuzunu çıkarmaları önerilir.

Mide sağlığı için normal serinlikte bol temiz su içmek çok faydalıdır. Asitli içecekler, portakal gibi asitli meyve suları tercih edilmemelidir. Asitli olmayan meyve suları hafif sulandırılarak içilebilir.


Sayı : 63
Büyük Kapak