Sağlıklı Temizlik İçin

Sayı : 57 / Kasım 2016, Konu Başlığı : Sağlık

Eski zamanlarda annelerimiz ev temizliği, çamaşır ve bulaşık için çok zahmet çekerlermiş. Kireçli suları küllü su ile yumuşatırlarmış. Sabun tozunu lekelerin üzerine serpip çitileyerek idareli bir şekilde kullanırlarmış. Bulaşıkları temizlemek için ise sıcak su ve ovucu tozlardan faydalanırlarmış.

Batıda ham petrolden sentetik yolla elde edilen deterjanların üretilmesine başlanmasından sonra birçok temizlik ürünü hayatımıza girdi. Ancak ev temizliği, çamaşır ve bulaşıkta kullandığımız deterjanlar hayatımızı kolaylaştırırken sağlığımızı ve çevreyi tehdit ediyor.

Alışverişe çıktığımız zaman yeni piyasaya sürülen çeşit çeşit deterjanlarla karşılaşıyoruz. Bunların hepsi bize daha iyi ve kolay temizlik vaad ediyor. Çoğumuz bunların içindeki maddeleri bilmiyoruz. Gelin deterjanlarda bulunan maddeleri biraz daha yakından tanıyalım.

Deterjanlara temizleyici özellik veren maddeler, “yüzey-aktif” denilen, suyun çözücü özelliğini artıran maddelerdir. Aslında temizlik su ile yapılır, yüzey aktif maddeler suyun yağ ve kirleri çözme gücünü artırmayı hedefler. Deterjan üreticiler çoğunlukla pahalı olan bu maddeleri düşük oranda (%10-30) kullanırlar. Deterjanlara daha ucuz maddeler olan bentonit, kaolin, değişik tuzlar, asitler ve silikatlar maddeler karıştırmaktadırlar.

İşte bu maddeler, su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsularla göl ve denizlere ulaşarak buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanların sağlığını tehdit etmektedir.

Bunun yanında bulaşık deterjanı iyi durulanmaz ve yenilen gıdalarla vücuda girerse önemli sağlık sorunlarına yol açar. Mesela bugün piyasada satılan bulaşık makinesi deterjanlarının çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunmaktadır.

Bir araştırmada çeşitli evlerden, lokanta ve yemekhanelerden alınan, yeni yıkanmış yemek kaplarında 0,199 - 0,663 mg./lt. deterjan saptanmıştır. Deterjanın iyi durulanabilmesi için normalin altı katı fazla durulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Çamaşır ve halı temizliğinde kullanılan deterjanlar da solunum ve deri yoluyla vücudumuza girebilmektedir.

Ayrıca deterjanlara önemli oranda temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, köpürtücü, parlaklık verici ya da antiseptik özellik veren katlı maddeleri katılmaktadır. Bunlar da insan organizmasına gıdalardan ve diğer yollardan girdiklerinde çeşitli hastalıklara ve kanser türlerine yol açabildikleri literatürlerde bildirilmektedir.

Deterjanların buharları solunduğu zaman akciğer hastalıklarına, deri yoluyla temasta alerjik reaksiyonlara, gıda ve su kaynaklarına karışıp vücuda girdiği zaman da santral sinir sistemi, kalp, böbrek ve kan damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi önemli rahatsızlıklara yol açmaktadır.

Bu sebeple deterjan kullanımında bazı hususlara dikkat edersek, bu zararları en aza indirebiliriz.

Ne Yapabiliriz?

1- Birçok alanda deterjan yerine sabun kullanabiliriz. Mesela arapsabunu veya sabun tozu alarak sıcak su içinde eritip, elde bulaşık, çamaşır ve halıların temizliğinde kullanabiliriz. Sabunun temizleyici etkisini güçlendirmek için içine çamaşır sodası, sirke veya karbonat gibi maddeler katabiliriz. Çoğu zaman yemek tabaklarımız ve bardaklarımız, güçlü deterjan gerektirecek kadar kirli değildir. Bol deterjanlı suyla yıkadığımızda, aslında temizlemiş değil kimyasal açıdan adeta kirletmiş oluyoruz.

2- Deterjan kullanmamız gereken ağır yağlı kirlerde de sadece gerektiği kadar deterjan kullanalım. Mesela yağlı bir tavayı yıkarken önce peçete veya süngerle silip, sonra sadece birkaç damla deterjanla yıkayabiliriz. Zor kirlerde deterjanın etkisini artırmak için, önceden ıslatma, sıcak su ve ovalama araçları kullanabiliriz.

3- Deterjan kullandığımız zaman iyi durulama elde etmek için bulaşığı önce çalkalayarak ve elimizle ovalayarak iyice durulayalım. Sonra içine biraz su ve bir kaşık kadar sirke koyarak biraz bekletelim. Böylece yüzeye yapışan deterjan kalıntılarının çözülmesini sağladıktan sonra tekrar çalkalayalım.

4- Bulaşıklarımızı kurulamak için deterjanla yıkanmış kurulama bezleri kullanmayalım. Bunun yerine bulaşıklıkta bir süre bırakarak kendi kendine süzülmesini sağlayalım. Ya da bulaşık kurulamada kullandığımız bezleri elde sabun ile yıkayalım.

5- Bulaşıkları makinede yıkıyorsak bulaşık makinesinin deterjan bölümüne deterjan yerine boraks ve çamaşır sodasını karıştırarak etkili bir temizlik elde edebilirsiniz. Boraks aktarlarda ve eczanelerde satılan doğal bir maddedir. Çevre kirliliğine yol açmaz. Yerli malımızdır ve temizlik işlerinde hijyen sağlayan doğal bir üründür. Deterjan kullanacaksanız formülünde fosfor ve fosfat olmayan sıvı deterjanları kullanın. Bulaşık makineniz ne kadar iyi durulasa da yine de deterjan kalıntısı kalacaktır. Bu sebeple parlatıcı kısmına sirke koyun. Ya da makineden çıkınca sirkeli suyla durulayın.

6- Çamaşırlarınızı elde sabun tozuyla yıkayabilirsiniz. Sabunun köpürmesini ve temizleyiciliğini artırmak için çamaşır sodası ekleyebilirsiniz. Deterjan kullanacaksanız LAB’lı ürünler kullanmaya gayret edin ve gerektiğinden fazla kullanmamaya çalışın. Makinede çamaşır yıkarken boraks temelli çamaşır deterjanı kullanabilirsiniz.

7- Sodium laureth sulfate, Paraben, Diethanolamin, Triethanolamin (TEA), Propylene glycol, Triclosan, Formaldehit gibi sağlığa zararlı ve kanserojen maddeler günümüzde her çeşit kozmetik ürün, diş macunu, deodorant, şampuan, krem, ıslak mendil, sıvı sabun, duş jeli vb. ürünlerde kullanılmaktadır. Bu maddelerden bazıları Avrupa ülkelerinde yasaklanmış veya kullanım alanı sınırlandırılmıştır. Mümkün olduğu kadar bunların yerine tabiî ve sağlıklı alternatifler kullanın. Mesela şampuan yerine zeytinyağlı sabun ve diş macunu yerine misvak tozu ve karbonat karışımı gibi…

Hayatınızın önemli bir kısmını kanser ve çeşitli endokrin bozukluğu hastalıklarıyla boğuşarak geçirmek istemiyorsanız bazı fedakârlıklarla tehlikeyi azaltmaya çalışmakta fayda var.


Sayı : 57
Büyük Kapak