Sarı ve Turuncu ile Gelen Sağlık

Sayı : 59 / Ocak 2017, Konu Başlığı : Bizim Mutfak

Allah-u Zülcelâl bizlere verdiği nimetlerle bizim birçok farklı ihtiyacımı karşılamaktadır. Bir meyve veya sebzenin lezzetini hoş olarak yarattığı gibi görünüşünü de süsleyip mis gibi kokularla, cazip renklerle ziynetlendirerek güzellik duygumuzu da beslemektedir.

Yine Mevlamız, gıda maddelerinin içine, vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin yanı sıra hastalıklardan koruyan veya iyileştiren şifa vesileleri de yerleştirmiştir.

Yapılan araştırmalar, sağlığımız açısından çok önemli bir yere sahip olan meyve ve sebzelerin renklerine göre faydalarının bulunduğunu göstermektedir. Bu araştırmalar, sebze ve meyvelere sarı-turuncu rengi veren karetonoid maddesinin, hücre yenilemede ve kanserden korumada etkili olduğunu ortaya koymuştur.

Karetonoidler, meyve ve sebzelerin tabii rengini veren bir pigmenttir. Sarı domates, kayısı, kavun, havuç, mango, nektarin, şeftali, armut, sarı biber, mısır, ananas, bal kabağı gibi sarı ve turuncu gıdalarda bulunan karotenoidler, vücutta A vitaminine çevrilir ve hücre yenilenmelerine katkıda bulunur. A vitamini ayrıca göz sağlığı için de önemlidir.

600’den fazla turuncu renkli karotenoid çeşidi bulunuyor. Bunlar deri ve mukoza zarının korunmasını sağlıyor. Bu karetonoidlerden yana zengin besinler, başta kanser türleri olmak üzere çeşitli hastalıklardan koruyor ve bağışıklık sistemini geliştiriyor.

Bilindiği gibi kanser, hücre çekirdeğindeki DNA’nın tahribata uğrayıp, ortaya çıkan hücrenin tümör haline gelmesidir. Buna sebep olan faktörler arasında en önemlisi, hücre DNA’sını tahrib eden serbest radikallerdir. Bu tehlikeli maddelerin ve güneşin ultraviyole ışınlarının hücreye vereceği zarardan korunmak için sebze ve meyvelerdeki antioksidan olarak bilinen bu pigmentlerden faydalanmak gerekiyor.

Sarı ve turuncu renkli meyve ve sebzelerle beslenmek kalp sağlığı açısından da faydalıdır. Bilindiği gibi orta yaşlarda kanda kolesterol seviyesinin yükselmesi kalp ve damar sağlığı yönünden tehlike arz etmektedir. Yapılan araştırmalar karotenoidlerden yana zengin olan sebze ve meyveleri yiyen kişilerde kalp krizine yakalanma ve ani ölüm riskinin önemli ölçüde azaldığını göstermektedir.

Bu sayımızda göz alıcı turuncu rengiyle iştah açan balkabağının faydalarını ele alacağız. Balkabağı kış aylarında pazar tezgâhlarında yerini alır. Balkabağı hem alfa, hem de beta karoten miktarı açısından en zengin sebzedir. Bu özelliğiyle bilhassa mide, prostat ve lenfoma kanserlerine karşı koruyucudur.

Bunun yanında balkabağı lezzetli ve besleyici bir gıdadır. A, B ve C vitaminleri içeren balkabağında çinko, magnezyum, demir, potasyum, kalsiyum ve fosfor elementleri bulunur. Tadında acılık veya ekşilik bulunmayan bir sebze olan balkabağı, zengin içeriği sayesinde bebekler için de besleyici bir gıdadır.

Yetişkinler için ise lif içeriği yüksek olduğu için zayıflamayı destekleyen ve sindirim sistemini çalıştırarak kabızlığı önleyen bir gıdadır. Bu özelliği sayesinde hemoroit sorunu olanlar için de faydalı bir sebzedir.

Balkabağı perhiz yapmak zorunda olan hastalar için hafif ve kolay hazmedilen bir yiyecektir. Bol miktarda lif içeren balkabağı, gıdalar ile alınan toksinleri, zararlı yağların bir kısmını sünger gibi emer ve kolesterolün, kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardım eder.

Balkabağının çekirdeği erkeklerde sıklıkla görülen prostat büyümesini engellemek için kullanılır. Ayrıca balkabağının kendisi de idrar yapma zorluğunu gidermede ve idrar söktürücü özelliğiyle vücuttan toksinlerin atılmasında yardımcı olur.

Çoğu zaman tatlısını yaptığımız balkabağından farklı tariflerle istifade edebiliriz. Sebze çorbalarına katabiliriz, ezme salatasını yapabiliriz. İkram için hazırladığımız pastalar ve sütlü tatlılarda kullanarak sağlıklı bir alternatif sunabiliriz.

Biz de bu maddelerden faydalanmak için farklı bir tarif paylaşmak istiyoruz.

Balkabaklı Pasta

Malzemeler: 1 kilo bal kabağı, 2 su bardağı toz şekeri, 1 bardak ceviz, istenirse bir kase krema.

Pandispanya için: 4 yumurta, 1 su bardağı şeker, 1 su bardağı un, 2 kaşık nişasta, 2 kaşık tereyağı, 1 paket vanilya ve 1 paket kabartma tozu,

Hazırlanışı:
Ayıklanmış, doğranmış balkabaklarını bir tencere içine dizin. Üzerlerine bir bardak şekeri serpin. Suyunu bırakıncaya kadar bekletin. Sonra ateşe koyun ve yumuşayıncaya kadar kendi suyu içinde pişirin. Pişince soğumaya bırakın. Bir çatal yardımıyla ezin.
Pandispanya için, yumurtaları kırıp, sarılarını bir kaba, beyazlarını başka bir kaba koyun. Beyazlarının içine bir tutam tuz serperek kar gibi olana kadar mikserle çırpın. Diğer kapta duran sarılarının içine şekeri koyarak çırpmaya başlayın, içine 3 yemek kaşığı kaynar suyu da ekleyip rengi iyice açılana kadar çırpmaya devam edin.

Unu, kabartma tozu ve vanilya ile birlikte eleyin. Çırpılmış yumurta beyazlarının içine bir tahta kaşık yardımıyla önce yumurta sarılarını, sonra elenmiş unu ekleyin. Yavaşça karıştırın. Fırın tepsinizi, kenarları da dâhil tereyağı ile yağlayın. Hamurunuzu her yerine eşit gelecek şekilde dikkatlice tepsiye yayın.

Tepsiyi fırına soğukken koyun. Pastanızın yumuşak olması için üzerine diğer bir tepsiyi kapatabilirsiniz. 30 dakika kadar pişirdikten sonra üzerini açıp 10 dakika daha pişirin.

Soğuduktan sonra üzerine balkabağından hazırladığınız harcı yayın. Üzerini ceviz ve krema ile ya da istediğiniz malzemelerle süsleyebilirsiniz.


Sayı : 59
Büyük Kapak