Suriye Sınırında Yeni Göç Dalgası

Sayı : 41 / Temmuz 2015, Konu Başlığı : Medya Gündem

Suriye’nin kuzeyinde IŞID’la mücadele bahanesiyle koalisyon güçlerince bombalanan ve bölgedeki terörist grupların etnik temizlik ve tehcirine maruz kalan binlerce kişi Türkiye sınırına yığıldı. Saldırılar nedeniyle son iki haftada Tel Abyad bölgesinden Türkiye'ye yaklaşık 20 bin sığınmacı girdi.

AFAD'ın, Akçakale Sınır Kapısı'nda oluşturduğu kayıt merkezinden kontrollü şekilde ülkeye alınan sığınmacıların bir kısmı akrabalarının yanına, yakını olmayanlar ise başta Şanlıurfa olmak üzere Mardin ve Gaziantep'teki kamplara yönlendirildi.
Suriyeli muhalif gruplar yaptıkları ortak basın açıklamasında; "PYD'ye bağlı YPG güçlerinin, uluslararası koalisyonun desteğiyle Haseke'nin batı kesimleri ile Rakka'nın Tel Abyad bölgesinde yaptığı "etnik ve mezhepsel temizlik ve saldırılar nedeniyle halkın köylerini terk etmek zorunda bırakıldığını" belirtti.

Bölgede etnik temelli laik bir devlet kurarak Suriye’yi ikiye bölmek isteyen grup; köylere saldırarak su kuyularını kapatıp tarım arazilerini ateşe vererek 35 bin Suriyeli’nin göç etmesine neden oldu.

Yardım kuruluşları ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi sınırdan yeni geçen sığınmacıların acil ihtiyaçlarını karşılayabilmek için seferber oldu. Sağlık Bakanlığı ekipleri de Suriyelileri sağlık taramasından geçirerek, ilaçlarını ücretsiz veriyor. Risk grubundakiler, çocuk felci aşısı yapıldıktan sonra ülkeye alınıyor.

Esed’in ordusunda Tuğgeneral rütbesiyle görev yaparken ordudan ayrılan bir komutan Suriye’deki durumu değerlendirirken; "Esed rejiminin kaderi kendi ellerinde değil. Son dönemde büyük ilerleme kaydeden muhaliflerin elinde de değil. Konu Suriye'yi bölgedeki diğer pazarlık malzemeleri gibi bir pazarlık kartı olarak kullanan büyük devletlerin elinde." İfadelerini kullandı.

Suriyeli muhalifler, Batılı ülkelerin İsrail'in güvenliğini sağlamak amacıyla Suriye'nin bölünmesi yoluna gittiğine dikkat çekiyor. Suriye’deki savaşın neden bitirilmediğini anlamak için Muhaliflerin komutanlarından birinin dile getirdiği şu gerçeğe dikkat etmek gerekiyor: “Devrim boyunca en değerli 200 bin gencimiz şehit oldu. Bu gençlerin elinde sadece sopa olsaydı bile İsrail'e karşı çok büyük bir tehdit olurdu."

GÜNDEMDEKİ DİĞER GELİŞMELER

Mursi’ye İdam Kararı Protesto Edildi


Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında idam kararı verildi. Sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla Mısır Konsolosluğu önünde bir araya gelen binlerce kişi idam cezasını protesto etti.
Karar nedeniyle New York'un Times Meydanı'nda da protesto gösterisi düzenlendi. Times Meydanı'nda toplanan bir grup Mısır asıllı ABD vatandaşı, ülkelerinde 3 Temmuz 2013'te askeri darbe yapan ve bir yıl sonra cumhurbaşkanı olan Abdulfettah es-Sisi yönetimini protesto etti.

Birleşmiş Milletler (BM), darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve yüzlerce kişiye verilen idam cezalarının durdurulması çağrısında bulundu.

Mursi'nin oğlu ve avukatı Usame Mursi, babası hakkında verilen kararı yorumlarken, "Bu kararların tümü siyasi kararlardır. Çünkü Mısır'daki mahkemelerin hukuki iradesi yoktur ve askeri yönetimin istediği kararları almaktadır.” Dedi.

Şahıs olarak Başkan Mursi'nin hayatının asıl mesele olmadığını, Mursi’nin mücadeleye devam edeceğini ifade eden Usame Mursi, Almanya’nın Sisi hükümetine verdiği desteğe işaret ederek; "Uluslararası kamuoyunun darbecilere ve zalimlere verdiği destek de ortada. Buradan Türk halkına da bir mesaj vermek istiyorum. Onlar askeri darbelerin altında nasıl bir yaşam olduğunu bilirler. Darbeler sonucunda ortaya çıkan durum sadece bir ülkenin başkanını değil, bütün halkını etkisiz kılıyor. Bütün Arap ülkelerinde de bu darbeler sadece halkı değil, İslam'ı da hedef alıyor.” Dedi.

İdam cezasına çarptırılanların arasında, Müslüman Kardeşler liderlerinden; Rabia Meydanı'nda keskin nişancılar tarafından öldürülen Esma Biltaci'nin babası olan Muhammed Biltaci de bulunuyor. O da Muhammed Mursi ve 120 arkadaşıyla birlikte Hamas'a istihbarat sağlamaktan yargılanıyordu. Biltaci'nin oğlu, Ammar, idam kararının nedenini “intikam” olarak değerlendirdi:

“Çünkü o milletvekili, çünkü o devrim liderlerinden biriydi. Onun İsrail'e karşı duruşu, Filistin direnişi ile dayanışma içinde olması, Mavi Marmara'da oluşuna yönelik intikamdır bu karar.”

Arakan Müslümanlarının Bitmeyen Çilesi

Tayland'ın başkenti Bangkok'ta 17 ülkeden temsilcilerin katılımıyla, göçmen trajedisinin ele alınması amacıyla toplantı düzenlendi.

Bengal Körfezi ve Andaman Denizi açıklarında kaderine terk edilen binlerce göçmenin çoğunluğunu Myanmar'da gördükleri zulüm ve ayrımcılıktan kaçan Arakanlı Müslümanlar oluşturuyor. Ayrıca göçmenlerin arasında Bangladeş'in az gelişmiş kuzey ve güneybatı bölgelerinde yaşayan ve iş bulma umuduyla Malezya ve Tayland'a gitmek isteyen Bangladeşliler de bulunuyor.

Arakanlı Müslümanlar, uzun zamandır Myanmar hükümetinin kışkırtmalarıyla Budistler tarafından uygulanan ayrımcılık ve zulme maruz kalıyor. Ülkelerini terk etmeye mecbur bırakılan Arakanlı Müslümanların dramları, çıktıkları göç yolculuğunda da devam ediyor. En çok sığındığı ülkelerden Tayland ve Malezya'da insan kaçakçısı çetelerin eline düşen Arakanlı erkekler silah zoruyla köle olarak çalıştırılıyorlar, kadınları ise sistemli tecavüze uğruyor.

Geçtiğimiz aylarda Tayland'ın güneyindeki Songkhla eyaletinde insan tacirlerine ait gizli bir kamp tespit edilmiş, polisin burada yaptığı aramada 32 Arakanlı Müslümana ait cesetler bulunmuştu. Tayland yönetiminin kamplarla ilgili sert tepki vermesi üzerine, Arakanlı ve Bangladeşli binlerce göçmeni taşıyan tekneler açık denizde terk edilmeye başlamıştı.

Güneydoğu Asya'da açık denizde insan kaçakçılarının terk ettiği teknelerde hala yaklaşık 2 bin Arakanlı Müslüman ve Bangladeşli göçmen bulunuyor.

Başta Malezya ve Endonezya olmak üzere bölge ülkeleri bu ay açık denizden 4 bin civarında göçmeni kurtardı. Denizdeki göçmenlere de bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşlarca insani yardım sağlanmasına çalışılıyor.


Sayı : 41
Büyük Kapak