Takıntılı mısınız?

Sayı : 18 / Ağustos 2013, Konu Başlığı : Kendimizi Tanıyalım

Takıntı kelimesi, halk arasında birçok farklı anlamda kullanılsa da psikolojide “kişinin isteği dışında aklına gelip duran, onu tedirgin eden ama bir türlü zihninden atamadığı, düşünce, duygu veya dürtüler” manasında kullanılır. Mesela kişi yatağına yattığı zaman zihnine“fişleri prizden çektim mi?” “ocağın altını kapattım mı?” düşünceleri takılır durur.

Aslında kişi fişleri çektiğini bilir ama yine de o düşünceden kurtulmak için kalkıp bakar. Ancak hepsini kapatmış olduğunu görünce de huzura kavuşamaz. Kaygı veren düşünce adeta onu rahatsız eder tekrar kalkıp bakar. Defalarca da baksa huzur bulamaz. Sürekli bir rahatsızlık hissi yaşar.

Modern psikoloji bu durumun sebebini, beyinde kaygı hissiyle alakalı salgılardaki bir bozulmaya bağlamaktadır. Bunun yanında takıntılı kişilerin, mizaçlarında detaylara aşırı düşkünlük, aşırı kuralcılık, mükemmeliyetçilik gibi bir eğilim olduğu görülmektedir. Hata yapmaktan aşırı derecede korkan ve kaygı hissini yenemeyen bu kişiler, sürekli yaptıklarını tekrar tekrar kontrol etmekte ve bu yüzden diğer işlerinde gecikmelere sebep olmaktadırlar.

Ayrıca bu kişilerin ailelerinde de takıntılı kişilerin olduğu ileri sürülmektedir. Bilhassa temizlik takıntısı en çok annelerden çocuklara miras kalmaktadır. Takıntılarla ilgili bir başka teori de bu kişilerin başlarından geçen bir olayın, bilinçaltında suçluluk duygusu, kaygı bozukluğu gibi bir tesir bıraktığı iddiasıdır. Mesela kişinin ailesinden birinin bulaşıcı bir hastalık kaparak ölmesi sonucu, kişide herkesin dokunduğu şeylere dokunmama takıntısı gelişmesi gibi…

Takıntılar, her elli kişiden birinde görülen, iş hayatını olumsuz etkileyen ve evlilikleri de çekilmez hale getirebilen psikolojik rahatsızlıklardır.

Kesin teşhis koymamakla birlikte siz de kendinizde veya yakınlarınızda takıntılı kişilik bozukluğu olup olmadığını tespit edebilirsiniz.

1- Bazı eşyaları hep aynı yere koyma, eşit aralıklarla durmasını sağlama, sehpa örtüsünün sehpanın tam ortasında durması için mezüreyle ölçerek serme gibi davranışlarınız var mıdır? Birisi düzeninizi değiştirmek isterse tepkiniz nasıldır?

a- Evet. Mesela vitrinimdeki her fincanın, bardağın boy sırasına göre bir yeri vardır. Birisi yerini değiştirdiği zaman canım sıkılır, hemen eski haline getirmek isterim. Düzenimin değiştirilmesinden hoşlanmadığım için evime kimsenin el sürmesini istemem.

b- Göze hoş gelmesi için düzgün koymaya çalışırım ama düzenim değiştirilir, farklı bir düzen yapılırsa aşırı tepki göstermem.

Cevap: Takıntılı düşünce ile normal düşüncenin en önemli farkı, takıntıların kişinin sosyal ilişkilerini bozmasıdır. Genellikle takıntılı kişiler sahiplendikleri alanlarda bir başka kişiye tahammül edemezler. Kendilerine ait şeyleri paylaşmakta isteksizdirler. Çoğu zaman duygusuz gibi bir görüntü çizerler. İnsanlarla uzun süren ve derinliği olan dostluklar kuramazlar. Sanki bir takım kuralların esiri olmuşlardır, yalnız onları uygulamakla ilgilenirler.

2- Çevrenizdeki insanlar sık sık yavaşlığınızdan, detaylara daldığınızdan şikâyet eder mi?

a- Evet. Bazı kişiler ne kadar da aceleci oluyor. Ne yapayım, yaptığım işi tekrar tekrar kontrol etmezsem içime sinmiyor. Huzursuz oluyorum.

b- Nadiren bir işi yetiştiremediğim olur ama bir sebebi vardır. İşlerimi genellikle yetiştiririm.

Cevap: Takıntılı insanlar arasında zamanlama problemi çok yaygındır. Yıkanmaya girdikleri zaman ailenin bütün üyeleri banyo kapısı önünde kuyruk olur. Bir yere misafirliğe gitmek için hazırlanmaya en önce onlar başlar, en son onlar hazır olurlar. Bir hediye paketlemek saatlerini alabilir. Misafirleri sofraya oturduğu halde onlar hala salatayı hangi tabağa koyacaklarına karar verememişlerdir.

Bu kişilerde asıl sorun yavaş iş yapma değil, en ince ayrıntılara takılıp işleri yetiştirememek, en küçük bir şeyi bile düşüne taşına, tereddüt ederek ve tekrar tekrar kontrol ederek yapma ve bu sırada zamanını kaçırma sorunudur. Halbuki zamanında yapılmayan iş ne kadar itinalı olsa da kıymeti kalmaz. Her şeyin bir vakti vardır. Bu sebeple takıntılı biriyle evli olan eşler ister istemez sinirli olurlar veya eşlerini hayatlarından dışlarlar.

3- Abdest alırken “aldığım abdest olmadı” gibi vehimlere kapılır mısınız? Tekrar tekrar abdest almakla uğraşırken namaz vaktini kaçırdığınız olur mu?

a- Evet, abdesti doğru aldığımı bildiğim halde zihnim bana oyun oynuyor; “Galiba başıma mesh etmeyi unuttum” gibi bir düşünceye saplanıyorum. Zihnimden kovmak istiyorum başaramıyorum. Tekrar abdest almaya mecbur kalıyorum.

b- Pek sık olmasa da bazen “Abdest sırasında topuklarımı iyi yıkadım mı?” gibi düşünceler aklıma geliyor. Ama namazı geçirecek kadar da değil.

Cevap: Bütün insanlar bazen bir şeyleri unutabilir veya unuttum zannederek tekrar kontrol edebilir. Ama takıntılı kişi için bu düşünceler hem çok huzursuz edicidir, hem de tekrarlayıcıdır. Kişi bunların mantıksız olduğunu bilmesine rağmen zihninden atamamaktadır.

“Elimde değil, içime sinmiyor, gönlüm huzur bulmuyor” gibi ifadeleri çok kullanan takıntılılar ibadet hayatını da kendilerine zindana çevirebilmektedir. Halbuki dinimiz vesveseye düşmekten korunmak için hal çareleri tavsiye etmektedir.

Her şeyden önce Allah azze ve cellenin amelde niyete baktığını ve kasıtsız hataları bağışladığını unutmamak gerekir. Şeytanın kişisel zaafımızı kışkırtmasına izin vermemek için takıntılı düşünce aklımıza geldiğinde kendimize faydalı ilim ve düşüncelere yönlendirebiliriz. Ağır vakıalarda uzmanlardan da destek alabiliriz.


Sayı : 18
Büyük Kapak